ABD ve İran müzakerecilerinin, devam eden ateşkesi 60 gün uzatacak bir mutabakat metni üzerinde anlaşmaya vardıklarını doğrulandı. Ancak liderlerin onayı konusunda belirsizlik var. (Görsel: YZ)

ABD-İran mutabakatı tamam, liderlerin onayı bekleniyor

Beyaz Saray, ABD ve İran müzakerecilerinin, devam eden ateşkesi 60 gün uzatacak bir mutabakat metni üzerinde anlaşmaya vardıklarını doğruladı. Ancak liderlerin onayı konusunda belirsizlik var. 

Beyaz Saray kaynaklarına göre, birkaç gündür bölge ülkeleri arasında dolaşan mutabakat metni üzerinde uzlaşmaya varıldı, ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın onayı bekleniyor.

Trump'ın mutabakat metnini onaylayıp onaylamayacağına karar vermeden önce birkaç gün düşünmek istediği ifade edildi.

Ancak, arabuluculuk sürecine dahil olan ülkelerden birinin diplomatı, müzakerelerin durumuna ilişkin haberlerin eksik unsur içerdiği ve İran'ın da nihai onayı gerektiğini söyledi. 

İran da henüz onayı açıklamadı

İran'ın yarı resmi Tasnim haber ajansı, Tahran'ın müzakere ekibine yakın bir kaynağa atıfta bulunarak, Tahran yönetiminin mutabakat metnine nihai onayını verdiğini yalanladı. Kaynak, anlaşma metninin hâlâ son halini almakta olduğunu ve İran'ın onay vermesi halinde bunu kamuoyuna duyuracağını yazdı. 

İsrail, yaşanan gelişmelere henüz resmi bir yanıt vermedi. Ancak Channel 12, İsrail yönetiminin İran'ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’in şartları onayladığına dair herhangi bir işaret görmediğini ve bu nedenle bu aşamada “Trump'ın onaylayacak bir şeyinin olmadığı” yönündeki değerlendirmesine yer verdi.

Farklı yorumlar

Channel 12, önce, bir ABD’li yetkilinin mutabakat metninin şartlarının İran liderliğinin “tüm kademeleri” tarafından kabul edildiğini bildirdi. Ardından da  Hamaney'in bunu gerçekten onaylayıp onaylamadığını “bekleyip görmek gerekeceğini” haberine yer verdi. 

Beyaz Saray'ın, İran'ı anlaşmaya katılmaya zorlamak için bu konudaki haberleri sızdırmış olabileceği ya da Tahran'ın mutabakat metnini gizlice onaylamış ancak Trump'ın kendi onayını verene kadar kamuoyuna duyurmayı ertelemiş olabileceği yorumları yapılıyor. 

Vance’nin verdiği sinyaller

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Perşembe günü geç saatlerde gazetecilere Washington'un İran ile “henüz o noktada” olmadığını, ancak tarafların yakın olduğunu söyledi ve ABD'nin Tahran'ın nükleer programını önemli ölçüde geriletebilecek bir konumda olduğunu belirtti.

Vance, “Çok ilerleme kaydettik” diyerek, İranlıların “anlaşma istediğinin çok açık” olduğunu iddia etti ve ekledi: “Onlar Hürmüz Boğazı’nı açmak istiyor, biz de onların Hürmüz Boğazı’nı açmasını istiyoruz.”

Vance, “nükleer konularda da birkaç mesele olduğunu, yüksek oranda zenginleştirilmiş stok ve zenginleştirme meselesi” olduğunu kabul etti.

Vance, “Bu yüzden onlarla görüşmelerimiz devam ediyor. En azından şu ana kadar iyi niyetle müzakere ettiklerini düşünüyoruz ve bazı ilerlemeler kaydediyoruz. Umarım ilerlemeye devam ederiz ve başkan anlaşmayı onaylayabilecek bir konuma gelir, ancak tabii ki bu [henüz belli değil]” diye konuştu. 

Mutabakatın ayrıntıları

Beyaz Saray tarafından doğrulanan Axios haberi, Trump'ın Pazar günü anlaşmanın neredeyse tamamlandığını açıklamasının ardından bu hafta başında sızan bilgilerle büyük ölçüde aynı olan mutabakat zaptının ayrıntılarını verdi.

28 Şubat'ta başlayan ve 40 gün süren çatışmaların ardından ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşını durduran ateşkesin 60 gün uzatılmasına ek olarak, Beyaz Saray tarafından doğrulanan Channel 12 haberi, mutabakat metninin Hürmüz Boğazı'nı gemilerin sınırsız geçişine yeniden açacağını belirtti.

İran, ABD ve İsrail'in saldırısına uğradıktan kısa bir süre sonra bu önemli deniz yolundaki trafiği engellemeye başlamış ve çatışmayı sona erdirmek için rakiplerine baskı yapmak amacıyla küresel deniz taşımacılığını engellemişti. 

Anlaşmanın bildirilen şartlarına göre, Tahran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden uluslararası deniz taşımacılığını tam olarak yeniden başlatmasıyla paralel olarak Washington, İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını hafifletecek.

ABD ayrıca, İran'ın kısıtlamasız petrol ihracatına yeniden başlayabilmesi için 60 günlük süre boyunca bazı yaptırımları geçici olarak askıya alırken, daha kapsamlı yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılması konusunda müzakere etmeyi taahhüt edecek.

İran’ın uranyum stoku

Tahran'ın nükleer programı ile ilgili müzakereler ateşkesin uzatılması süresince başlayacak ve gündemin ilk maddeleri İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun imhası ve uranyum zenginleştirilmesine ilişkin gelecekteki sınırlamalara odaklanacak.

Beyaz Saray tarafından doğrulanan habere göre İran, nükleer silah peşinde koşmayacağına dair resmi taahhütte bulunacak.

İran uzun süredir nükleer silah elde etmeyi amaçlamadığını ısrarla vurguladığı için bu, İran açısından büyük bir taviz olarak görülmüyor. Ancak Trump yönetimi ve İsrail, Tahran’ın uranyumu silah seviyesine kadar zenginleştirmesini ve yeraltının derinliklerinde nükleer tesisler inşa etmesini gerekçe göstererek bugüne kadar bu güvenceyi kabul etmedi.

Ateşkes Lübnan’ı kapsayacak

Ateşkes Lübnan'ı da kapsayacak, ancak İsrail'in Hizbullah'ın acil tehditlerine karşı koyma hakkı olacak.

Bu, teknik olarak bir ateşkesin yürürlükte olduğu, ancak İsrail'in Lübnan'ın güneyinde giderek genişleyen bir tampon bölgeyi koruduğu ve Hizbullah ile günlük olarak çatışmaya girdiği, aynı zamanda ABD'nin talebi üzerine Beyrut'taki saldırıları büyük ölçüde (ancak tamamen değil) önlediği mevcut durumu fiilen sürdürecek.

Ateşkes 60 gün süreyle uzatılacak

Beyaz Saray tarafından doğrulanan Channel 12 haberine göre mutabakat metninin temel şartlarını şu şekilde:

-Hürmüz Boğazı'ndan geçiş engellenmeyecek ve sınırlandırılmayacak; geçiş ücreti alınmayacak ve İran müdahalesi olmayacak.

-İran, boğaza yerleştirdiği tüm deniz mayınlarını 30 gün içinde kaldıracak.

-ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka, boğazdan geçen gemilerin geçişinin yeniden başlamasına paralel olarak kademeli olarak kaldırılacak.

-Savaşın başlangıcından bu yana bölgeye konuşlandırılan Amerikan güçlerinin çekilmesi, nükleer mesele de dahil olmak üzere taraflar arasında kalıcı bir anlaşmaya varılmasına bağlı olacak.

-İran, nükleer silah peşinde koşmayacağına, nükleer silah geliştirmeye çalışmayacağına ve nükleer silah satın almaya çalışmayacağına dair taahhütte bulunacak.

-İran, mutabakat zaptı imzalanır imzalanmaz başlayacak olan kalıcı bir anlaşma müzakerelerinde ilk olarak zenginleştirilmiş uranyum stokunun nasıl imha edileceği ve İran'da uranyum zenginleştirilmesinin nasıl sınırlandırılacağı konularının ele alınacağını taahhüt edecek.

-ABD ise müzakerelerin sonunda İran'a yönelik yaptırımları hafifleteceğini ve İran'ın dondurulmuş fonlarını serbest bırakacağını taahhüt edecek.

-60 günlük müzakereler süresince ABD, İran'ın sınırsız olarak petrol satabilmesini sağlamak için bazı yaptırımları askıya alacak.

-60 günlük ateşkes uzatması Lübnan için de geçerli olacak, ancak İsrail, Hizbullah'tan gelen acil tehditlere karşı harekete geçebilecek.

İsrail'in şüpheciliği

Haberde, bir Amerikan kaynağın, mutabakat metninin “herkesi masaya oturtmak için tasarlandığını” söylediği belirtildi. 

Kaynak, “Ayrıntılar, [60 günlük] müzakereler sırasında kesinleşecek. İran rejiminde, bunun farklı bir yöne doğru ilerlemek için bir fırsat olduğunu kabul edenler var. Müzakereler sırasında bunun gerçekten böyle olup olmadığını göreceğiz"

Kaynak şunları ekledi: “Görüşmeler sırasında İran’ın nükleer meselede vaatlerini yerine getiremeyeceği anlaşılırsa, Trump’ın elinde tüm seçenekler -ekonomik ve askeri- masada olacak.”

Bu arada, ayrı bir İsrailli kaynak Channel 12’ye, İranlı müzakereciler ile Dini Lider arasında bir ayrılık olabileceğini iddia etti. 

İsrailli kaynak, Dışişleri Bakanı Abbas Aragçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın “Amerikalı müzakere ekibiyle anlaşmalara ve yol haritasına varmış olsalar da, imza yetkisi yok” dedi ve ekledi: “Mücteba’nın evet dediğine dair bir işaret yok.”

İshak Dar, Rubio ile görüşecek

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanı Ishak Dar’ın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmek üzere Washington’a gideceğini duyurdu.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Dar’ın Rubio ile “ikili ilişkileri gözden geçirmek ve karşılıklı çıkarları ilgilendiren bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunmak” üzere bir araya geleceğini belirtti.

İslamabad, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşı kalıcı olarak sona erdirmek için bir barış anlaşması müzakere etmeye çalışıyor. Pakistan'ın tanımadığı İsrail, savaşı ABD ile başlatmış olmasına rağmen müzakerelerde temsil edilmiyor.