ABD ile İran arasındaki müzakerelerde yeni bir aşamaya gelinirken, Şehbaz Şerif, tarafların nihaî metin üzerinde uzlaşmaya vardığını açıkladı. (Görsel: YZ)

KONULAR

AB ve İran nihaî anlaşma metni üzerinde uzlaştı

ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerde yeni bir aşamaya gelinirken, Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, tarafların bir barış anlaşmasının nihaî metni üzerinde uzlaşmaya vardığını açıkladı.

Şerif, X platformundan yaptığı paylaşımda, “Barış anlaşmasının nihaî metni üzerinde mutabakata varıldığını doğrulayabiliriz. Pakistan, şimdi her iki tarafla birlikte sonraki adımların tamamlanması için çalışıyor” dedi.

Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün yaptığı ve İran ile “çok iyi bir anlaşmaya” varıldığını söylediği açıklamanın ardından geldi.

Ancak Tahran yönetimi, Washington’dan gelen iyimser mesajlara daha temkinli yaklaştı. 

İranlı yetkililer, Trump’ın duyurduğu anlaşmaya ilişkin henüz nihaî kararın verilmediğini belirtirken, İran Dışişleri Bakanı da yaptığı açıklamada, “Bir mutabakat protokolüne hiç bu kadar yakın olunmamıştı” dedi.

Taraflardan henüz anlaşmanın içeriğine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmazken, diplomatik kaynaklar müzakerelerin son aşamasına girildiğine işaret ediyor. 

İran’ın vereceği nihaî kararın ardından anlaşmanın resmiyet kazanıp kazanmayacağı belli olacak.

‘Anlaşma 24 saat içinde olabilir’

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, bir sonraki sosyal medya paylaşımında şunları yazdı:

"Anlaşmanın önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşmesi olası. Pakistan anlaşmanın hemen ardından elektronik imzaya hazırlanıyor, gelecek hafta teknik düzeyde görüşmeler yapılacak. ABD'ye ve İran İslam Cumhuriyeti'ne müzakereler sırasında devam eden bağlılıkları için teşekkür etmek istiyoruz. Bölgedeki kardeşlerimize destekleri için içten takdirlerimizi sunuyoruz. Bu tarihi barış anlaşmasının kalıcı bir barış için sağlam bir temel oluşturacağına inanıyoruz." 

Pozisyonlar farklı ama imza yakın

Haftalardır süren yoğun ve zaman zaman kesintiye uğrayan müzakerelerin ardından, ABD ile İran arasında bir çerçeve anlaşmanın imzalanmasına artık “çok yakın” olunduğu bildiriliyor. 

Arabulucu ülkelerin de dahil olduğu süreçte, taraflar bazı temel başlıklarda büyük ölçüde uzlaşı sağlandığını ifade ediyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “İslamabad Mutabakatı” olarak adlandırılan belgenin imzalanmasının “hiç olmadığı kadar yakın” olduğunu belirtti. Arakçi, anlaşma taslağının “son aşamaya geldiğini” ve kamuoyuna detayların daha sonra açıklanacağını söyledi.

Washington’dan ismi açıklanmayan üst düzey bir yetkili ise anlaşma ihtimalini yüsde 80–85 olarak değerlendirerek, bunun 60 günlük teknik müzakereleri başlatabilecek bir çerçeve oluşturabileceğini belirtti.

Tarafların kamuoyuna yansıyan açıklamaları, anlaşmanın içeriği konusunda önemli farklılıklar bulunduğunu ortaya koyuyor.

İran’ın pozisyonu

İran tarafına göre, taslak mutabakat şunları içeriyor:

-ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz kısıtlamalarını kaldırması

-Hürmüz Boğazı’nda İran’ın rolünün güçlendirilmesi

-Yurt dışında dondurulmuş yaklaşık 24 milyar dolarlık İran varlığının serbest bırakılması

-İran’ın uranyum zenginleştirme hakkını koruması

Tahran ayrıca, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoklarının İran içinde seyreltilmesini öneriyor. Bu adımın, silah seviyesine ulaşabilecek olası bir nükleer dönüşümü engelleyeceği savunuluyor.

ABD’nin yaklaşımı

Washington ise daha kapsamlı ve sert bir çerçeve talep ediyor. ABD tarafına göre, anlaşma:

-İran’ın nükleer programının büyük ölçüde “tasfiye edilmesini”

-Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülkeden çıkarılmasını veya imha edilmesini

İran’a doğrudan malî kaynak aktarılmamasını öngörüyor.

Amerikalı yetkililer ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası enerji ticareti için tamamen açık tutulmasını talep ediyor.

Nükleer program ve yaptırımlar

Anlaşmanın en tartışmalı noktası, İran’ın nükleer faaliyetleri ve yaptırımların kaldırılması konusu olmaya devam ediyor. 

Washington, İran’ın nükleer kapasitesinin “askerî kullanıma kapatılmasını” isterken, Tahran barışçıl nükleer faaliyet hakkını korumakta ısrar ediyor.

Ayrıca İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması da müzakerelerin en hassas başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Görüşmelerde yalnızca nükleer program değil, bölgesel güvenlik meseleleri de gündemde. 

Özellikle Lübnan dosyası, taraflar arasında ek bir gerilim noktası oluşturuyor. ABD, İran’ın bölgesel etkisini sınırlamaya yönelik düzenlemelerin de anlaşmaya dahil edilmesini isterken, Tahran bu başlıkların ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

İmzaya doğru mu?

Diplomatik kaynaklara göre, anlaşmanın ilk aşamada fiziksel değil, uzaktan ve dijital olarak imzalanması gündemde. İsviçre’nin olası bir imza törenine ev sahipliği yapabileceği belirtiliyor.

Öte yandan, süreç, G7 zirvesi öncesinde hız kazanmış durumda ve tarafların birkaç güne kadar resmî açıklama yapabileceği ifade ediliyor.

Her iki taraf da kamuoyuna olumlu mesajlar verirken, metin üzerinde ciddi yorum farkları devam ediyor. 

Buna rağmen hem Washington hem Tahran, “bir çerçeve anlaşmaya en yakın noktaya şimdiye kadar hiç gelinmediği” konusunda hemfikir görünüyor.

İran: Ön mutabakat sağlandı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile yürütülen müzakerelerde deniz ablukasının kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer konularını kapsayan bir ön mutabakata varıldığını, İran’ın nükleer programı ile yaptırımların kaldırılmasına ilişkin başlıkların ise daha sonra müzakere edilecek nihaî anlaşmaya bırakıldığını açıkladı.

Abbas Arakçi, Orta Doğu’daki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ABD-İran mutabakat zaptının nihaî müzakerelerin tamamlanmasının ardından uzaktan ve dijital ortamda imzalanacağını, bunun “önümüzdeki birkaç gün içinde” olabileceğini söyledi.

Devlet televizyonuna konuşan Arakçi, “Müzakerelerimizin son aşamaları tamamlanır tamamlanmaz anlaşma imzalanacak ve duyurulacak. İlk aşamada imzalar dijital ortamda atılacak. Her iki taraf da uzaktan imzalayacak. Ardından mutabakat zaptının iki tarafça imzalandığı ilan edilecek” dedi.

Arakçi, ilk aşamanın deniz ablukasının tamamen kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş ve seyrüsefer sorunlarının çözümünü ve İran’ın ekonomik kalkınmasını destekleyecek bazı adımları içerdiğini ifade etti.

İranlı Bakan, bu aşamanın tamamlanmasının ardından tarafların daha kapsamlı bir nihaî anlaşma için yeniden müzakere masasına oturacağını kaydetti.

Nihaî anlaşmada İran’ın nükleer programı ve kapsamlı yaptırımların kaldırılması gibi temel konuların ele alınacağını belirten Arakçi, tarafların ayrıca birbirlerinin iç işlerine müdahale etmeme ve askerî güç kullanımından kaçınma yönünde yazılı taahhütlerde bulunmasının öngörüldüğünü söyledi.

Arakçi, İran’ın yurt dışında dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığının serbest bırakılması konusunda da iki ülkenin özel bir mekanizma üzerinde uzlaştığını açıkladı.

Müzakere sürecini İran açısından olumlu değerlendiren Arakçi, Tahran’ın görüşmelerde önemli bir avantaj elde ettiğini savunarak, “Bu müzakerelerden kazanan taraf olarak çıkıyoruz” dedi.

Piyasalardaki etkileri

İsviçre’nin olası bir imza törenine ev sahipliği yapmaya hazır olduğu belirtilirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılacağı G7 Zirvesinin pazartesi günü Fransa’nın Evian kentinde başlaması bekleniyor.

Piyasalarda da anlaşma beklentisinin etkileri hissediliyor. Yatırımcıların diplomatik ilerlemeye ilişkin iyimserliğiyle petrol fiyatları yeniden varil başına 90 doların altına geriledi.

Ancak geçmişte defalarca “anlaşma yakın” mesajı veren Trump yönetiminin açıklamaları temkinli karşılanıyor. 

CNN’in sayımına göre, ABD Başkanı Donald Trump daha önce en az 39 kez yakın zamanda bir anlaşma sağlanacağını duyurmuştu.

ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde iç siyasî baskıyla karşı karşıya olan Trump yönetimi, kamuoyunda gittikçe daha fazla tepki çeken savaş için bir çıkış yolu arıyor.