Kılıçdaroğlu, “iradesini parayla alıp satanlardan partiyi kurtaracağını” söyledi ve “Biz ahlaki üstünlüğümüzü alacağız, ahlaki üstünlüğümüzü koruyacağız, kirli kimse onları kapının önüne koyacağız” dedi. 

Kılıçdaroğlu: ‘İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim’

“Mutlak butlan” kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu, “iradesini parayla alıp satanlardan partiyi kurtaracağını” ifade ederek, “Biz ahlaki üstünlüğümüzü alacağız, ahlaki üstünlüğümüzü koruyacağız, kirli kimse onları kapının önüne koyacağız” dedi. 

Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde yaptığı konuşmaya, “Her şeyi ama her şeyi sizin için, bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum. Layık olacağınız her şeyi yapacağız ve asla sizleri utandırmayacağım. Hakkı, adaleti ve hukuku her yerde ve her ortamda savunacağım” diye başladı. 

CHP’nin “Türkiye'nin sorunlarına, bölgenin sorunlarına çözüm üreten, akılcı çözümler üreten tek parti” olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu,  “CHP’nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz” diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Arınacağız. Söyledim; arınacağız, kirlikten arınacağız kirlilikten, temiz siyaset yapacağız temiz siyaset! Bakınız, kirlilikten arındıracağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Bu parti sıradan bir parti değildir. Bu parti devlet kuran, devlet inşa eden bir partidir. Bu parti; ahlakı dokularına kadar koruyan, yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur. Beraber özveriyle çalışacağız. Çıkar için çalışmayacağız. Birlikte çalışacağız, birlikte mücadele edeceğiz.

Arınma, arınma... Tarihin hiçbir döneminde, CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar niye böyle konuşuyorsun diye. Ahlak ahlak, erdem erdem, adalet adalet, temizlik temizlik. Cumhuriyet Halk Partisi bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama ‘ben sana para vereyim, sen bana oy ver’, böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar, bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır da.”

“Sarayı ne zaman eleştirdin?”

“Hep iyi niyetle davrandığını, kimseye kötü gözle bakmadığını” anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“CHP Genel Merkezinin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonalin bayrağı var. Diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezinin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz. Olmaz böyle şey. Bakınız, Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Bana diyorlar ki sarayın adamı. Ya arkadaş sen sarayı ne zaman eleştirdin ya… Ne zaman eleştirdin? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim.”

“Parayla alınıp satılanlar”

“Mücadeleyi yaparken, hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorundayız” diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa, televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın, onun da önüne geçeceğim. Biz şu mücadeleyi gene hep beraber yapacağız ve birlikte yapacağız.”

“Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı”

Kılıçdaroğlu, dünyada dengelerin değiştiğini ifade ederek şöyle devam etti:

Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e bakın, Amerika'ya bakın, İngiltere'ye bakın. Ortadoğu politikalarına bakın, Osmanlı'nın topraklarına bakın, o coğrafyada yaşayan insanlara bakın; Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden ama yeniden kendi kişiliğini korumak ve geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundayız. Küçülerek değil büyüyerek gitmek zorundayız. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı, Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. 

Ne demiştim? CHP devlete istikamet çizen bir partidir. Bunları dillendirmek zorundadır CHP. CHP kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer kısır tartışmalara takılır kalırsak, bu bize değil en çok Türkiye'ye zarar verir. O nedenle bizlerin mücadelesi hak mücadelesidir, adalet mücadelesidir. Bu mücadeleyi beraber vermek zorundayız.

CHP sıradan bir parti değildir arkadaşlar. CHP devleti kuran bir partidir. CHP savaş meydanlarında kurulan bir partidir. CHP’yi hepimiz korumak zorundayız. Bakın bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. CHP'nin ahlaki değerleri tartışılmamıştır. Bize tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır; yeri gelmiştir CHP'ye komünist parti demişlerdir, yeri gelmiş CHP'ye faşist parti demişlerdir, yeri gelmiş CHP'ye dinsiz parti demişlerdir. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil; bütün İslam dünyası da bize bakar, bütün Avrupa da bize bakar.”

“CHP vesayetle görev yapmaz”

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Sabah, akşam bir yere takılıp kalmak olmaz. CHP vesayet kabul etmez. Bir daha söylüyorum, CH vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz CHP. Hiç kimse gidip de talimat alıp, genel başkan düzeyinde gidip de talimat alıp, onu meydanlarda dillendirmez. Genel başkan yapar bunu, genel başkan söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma konusu noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız.

Onun için ne gerekiyorsa yapacağım, partiyi kirlikten arındıracağım. Bunun için ön yargılı olmayacağım. Yani işte bu böyledir hemen partiden atalım, böyle bir düşüncem de yok.”

“Hesap sormazsam namerdim”

Kemal Kılıçdaroğlu, kendisinin genel başkanlık koltuğuna oturmasını sağlayan mutlak butlan davasına da değinerek, şunları söyledi:

“Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu. Mutlak Butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir; onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umunduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.”

“Sarayla mücadele edilir”

Kılıçdaroğlu, hep iyi niyetli davrandığını ifade etti ve “Zaman zaman iyi niyetim istismar edildi. Ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar. O noktaya gelince kusura bakmayın diyeceğiz, kesip atacağız” dedi. 

Kendisi için “Sarayın adamı” denildiğini belirtti ve “Ya arkadaş Erdoğan Meclise geldiğinde Kılıçdaroğlu mu kalktı, hizalandı? Efendim biz müzakere ediyoruz diyorlardı. Kılıçdaroğlu dedi ki sarayla müzakere edilmez, mücadele edilir mücadele…” diye konuştu. 

“Gerçek değişim üç aşamadan oluşacak”

“Bir değişim var, bir de gerçek değişim var” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Değişim geriye doğru da olabilir. Ama bizim söylediğimiz gerçek değişim üç aşamadan oluşacak.

Birincisi şu: Arınma ve temiz siyaset. Birinci değişimimiz o.

İkinci değişim: Ekonomik kurtuluş ve üretimci kalkınma. Kalkınmayı üreterek yapacağız. Faiz baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Beşli çetelere karşı mücadele edeceğiz. Halkı soyanlara karşı mücadele edeceğiz. Uyuşturucu baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Kara para cenneti, Türkiye'yi kara para cenneti yapanlarla mücadele edeceğiz.

Üçüncüsü ise değerli arkadaşlarım, iktidarın yarattığı tahribatın düzeltilmesi lazım. Yani devletin yönetiminin ahlak zeminine oturması lazım. Devletin yönetimi ahlak zeminine oturmazsa hepimiz kaybederiz, hepimiz!

Göreceksiniz; inşallah iktidara geldiğimizde ilk yapacağımız iş, devlete çöken mafyayı temizlemek olacaktır, parayı gasp edenlere çökmek olacaktır.

Arkadaşlar şöyle güzel bir özdeyiş hazırlamışlar onu size okumak isterim: ‘Ay ve güneş herkesin lambasıdır. Hava herkesin havası, su herkesin suyudur. Neden ekmek herkesin ekmeği değildir.’ Bizim kavgamız bu.”

“Kirli olanları kapının önüne koyacağız”

Kılıçdaroğlu, “Kürt sorunu parlamentoda çözülmedir” diyen ilk partinin CHP olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Biz bunu söylediğimizde; vay efendim parlamento, başka işler, şöyle çözeriz, böyle çözeriz. Dikkat buyurunuz; bizim söylediğimiz noktaya geldiler, parlamentoda bu sorun çözülür dediler. Bakın; CHP öngörüsü olan, sorunların çözümünde öngörüsü olan, önerisi olan bir partidir. Sıradan bir parti değildir; o nedenle aydınlarla, bu ülkenin aydınlarıyla beraber olmak zorundadır, bu ülkenin aydınlarının bize yaptığı katkılardan yararlanmak zorundadır. Ve sizler de sokaklarda bunu anlatmak zorundasınız. Biz ahlaki üstünlüğümüzü alacağız, ahlaki üstünlüğümüzü koruyacağız, kirli kimse onları kapının önüne koyacağız. Hiç kimse endişe etmesin.”

“Erdemli bir kurultay yapacağız”

Kemal Kılıçdaroğlu, parti kurultayının toplanması konusunda da şunları söyledi:

“Benim koltuk derdim yok. Ben bir köşeye çekilip huzur içinde de yaşayabilirim ama tarihin yüklediği bir sorumluluk var. Ben kurultayı toplayacağım, hiç kimse endişe etmesin kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette Genel Başkanımızı erdemli, bilge oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, kimse zenginleşme aracı olarak kurultayı kullanmayacak, dolarlar havada savrulmayacak. Bunların tamamını yapacağım, endişe etmeyin.”