RSF raporu: Ülkelerini terk eden gazetecilerin sayısı artıyor
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü (RSF), gazetecileri ülkelerini terk etmeye zorlayan krizlerin dünya genelinde hızla arttığını belirterek, bu durumdaki ülkelerin sayısının son beş yılda iki katına çıktığını açıkladı.
RSF’nin 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü kapsamında yayımladığı rapora göre, siyasî krizler, savaşlar, güvenlik tehditleri ve organize suç baskısı nedeniyle gazetecilerin sürgüne gitmek zorunda kaldığı ülke sayısı 2021’de 19 iken, 2025’te 40’a yükseldi.
Fransız Basın özgürlüğü örgütü, 2021-2025 döneminde 60’tan fazla ülkeden 1.468 gazeteciye destek sağladı. Bu gazetecilerin 677’sini Afgan, 160’ını Rus ve 101’ini Myanmarlı gazeteciler oluşturdu.
RSF verilerine göre, 65 ülkede en az bir gazeteci sürgüne zorlanırken, Türkiye dahil 20 ülkede bu sayı 10’un üzerine çıktı.
Afganistan sürgünün merkez üssü
RSF, 15 Ağustos 2021’de Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesinin ardından Afganistan’ın gazeteci sürgününün başlıca kaynağı haline geldiğini belirtti.
Beş yıl içinde 677 Afgan gazeteci, RSF desteğiyle ülkeden ayrıldı. Bu sayı, kuruluşun yardım programında kayıt altına alınan tüm vakaların yaklaşık yarısına denk geliyor.
RSF, bugün 28 ülkeye dağılmış Afgan gazetecilerin durumunu, yakın tarihte bağımsız haberciliğin yaşadığı en büyük kayıplardan biri olarak değerlendirdi.
Savaşlar, siyasi baskılar ve suç örgütleri etkili
RSF raporunda, gazetecilerin yalnızca savaş bölgelerinden değil, siyasî baskı, yargı süreçleri, sansür ve güvenlik tehditleri nedeniyle de ülkelerini terk etmek zorunda kaldığı belirtildi.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki çatışmalar nedeniyle 2025 yılında 21 gazeteci RSF desteğiyle ülkeyi terk etti. Bu gazetecilerin çoğu Burundi ve Uganda’ya sığındı.
Afrika’nın Sahel bölgesinde ise Mali, Çad, Nijerya, Gine ve Burkina Faso’dan kaçan gazetecilerin Senegal’e uzanan yeni sürgün rotaları oluşturduğu belirtildi.
Latin Amerika’da ise organize suç örgütlerinin baskısı, siyasî istikrarsızlık ve otoriterleşme eğilimleri gazeteciler üzerindeki tehditleri artırıyor.
RSF, 2026’nın başından bu yana Meksika, Kolombiya ve Guatemala’da altı gazetecinin öldürüldüğünü açıkladı.
Türkiye hem sığınak hem çıkış ülkesi
RSF, Türkiye ve Mısır’ı gazeteciler açısından “çifte rol oynayan ülkeler” arasında gösterdi.
Rapora göre, Türkiye, Afganistan, Suriye ve Filistin gibi bölgelerden kaçan gazeteciler için bölgesel bir sığınma merkezi olurken, aynı zamanda yerel gazetecilerin sürgüne gitmek zorunda kaldığı ülkeler arasında yer alıyor.
RSF Assistance verilerine göre, 2021-2025 yılları arasında en az 46 sürgün gazeteci Türkiye’ye yerleşti. Buna karşılık aynı dönemde en az 10 gazeteci Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı.
RSF, Türkiye’de gazetecilerin özgür çalışma koşullarının ciddî sorun olmaya devam ettiğini belirtti.
“Sürgün, tehditlerin sona erdiği anlamına gelmiyor”
RSF Yardım Bürosu Sorumlusu Victoria Lavenue, gazetecilerin ülkelerinden kaçtıktan sonra da çeşitli zorluklarla karşılaştığını söyledi.
Lavenue, “Ev sahibi ülkelerdeki idarî ve dilsel engellere çoğu zaman güvencesizlik, tecrit ve ulus ötesi baskı da ekleniyor” ifadelerini kullandı.
RSF yetkilisi, devletlere sürgündeki gazetecilere koruma, barınma, entegrasyon desteği ve mesleklerini sürdürebilmeleri için gerekli koşulları sağlama çağrısında bulundu.
Türkiye basın özgürlüğü endeksinde 163’üncü sırada
RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163’üncü sırada yer aldı.
Kuruluş, Türkiye değerlendirmesinde medya çoğulculuğunun zayıfladığını, eleştirel gazeteciliğe yönelik baskıların sürdüğünü ve gazetecilerin hukukî ve ekonomik tehditlerle karşı karşıya kaldığını belirtti.
RSF, gazetecilerin korunmasının yalnızca insanî bir sorumluluk olmadığını, aynı zamanda toplumların güvenilir bilgiye erişimi ve demokratik tartışmanın devamı açısından zorunlu olduğuna işaret etti.








