Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda İsrail üzerindeki baskıyı artırma çağrısında bulundu ve BM'de kapsamlı reform istedi. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, İsrail'e baskı çağrısı yaptı, BM reformu istedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81’inci oturumunda yaptığı konuşmada, uluslararası topluma İsrail üzerindeki baskıyı artırma çağrısında bulundu ve Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere tutumlarını gözden geçirmelerini istedi.

Erdoğan ayrıca BM'nin uluslararası barış ve güvenliği koruma görevini yerine getiremez hale geldiğini belirterek, karar alma mekanizmasının yeniden yapılandırılması ve BM Güvenlik Konseyinde kapsamlı reform yapılması çağrısında bulundu.

Erdoğan, yaklaşık 35 dakika süren konuşmasında, "190'dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin keyfine tabi olduğu bir sistemin ne adil ne de güveni tam olarak tesis edebilecek nitelikte olduğunu kabul edelim" dedi.

Erdoğan, "81 yıl önce barış ve güvenliği sağlamak için kurulan Birleşmiş Milletler, bu misyonunu yerine getiremez hale gelmiştir, daha doğrusu getirilmiştir" diye ekledi.

Erdoğan bu sözleriyle, ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere’nin veto yetkilerine göndermede bulunarak, bu durumu eleştirdi.

Türkiye'nin uzun süredir savunduğu "Dünya beşten büyüktür" yaklaşımını yineleyen Erdoğan, Güvenlik Konseyi'nin daha kapsayıcı ve temsili hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

"Gazze çağımızın en utanç verici temerküz kampı"

Konuşmasının en geniş bölümünü Gazze'ye ayıran Erdoğan, bölgede yaşananları sert ifadelerle eleştirdi.

"Gazze çağımızın en utanç verici temerküz kampıdır" diyen Erdoğan, ateşkes sonrasında da Gazze'deki can kayıplarının sürdüğünü söyledi.

Erdoğan, Filistin Direniş Hareketinin (Hamas) ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiğini savunarak, İsrail'in "işgali durdurmaya yanaşmadığını" ileri sürdü.

Gazze'deki duruma "yüreğinde merhamet olan hiç kimsenin gözlerini kapatamayacağını" söyleyen Erdoğan, "Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var" diye ekledi.

Gazze'nin "dünyanın en büyük çocuk kabristanı" olduğunu söyleyen Erdoğan, bölgenin aynı zamanda "dünyada en yüksek kolu bacağı kopmuş çocuk oranına sahip" bölge olduğunu belirtti. 

Türkiye, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını uzun süredir soykırım olarak nitelendiriyor. İsrail ise soykırım suçlamasını reddediyor.

Abbas'ın yokluğuna tepki

Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın iki yıldır üst üste BM Genel Kurulunda bulunamamasını da eleştirdi.

"Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanımızda yaradır" diyen Erdoğan, Abbas salonda bulunamasa da Türkiye'nin "özgür ve egemen Filistin devletinin sesi" olmaya devam edeceğini söyledi.

Erdoğan, Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısı yaptı.

Türkiye'nin desteklediği çözümün, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasını öngördüğünü yineleyen Erdoğan, "Filistin devletini boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır" dedi.

Cumhurbaşkanı, "Filistin devletinin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz" diye konuştu.

İsrail'e daha fazla baskı çağrısı

Erdoğan, uluslararası toplumdan İsrail'e yönelik baskının artırılmasını istedi.

"Gazze'de ise bir yıl önce Şarm el Şeyh'te attığımız imzanın takipçisiyiz" diyen Erdoğan, ülkelere İsrail üzerindeki baskıyı sürdürme çağrısında bulundu.

Erdoğan, ayrıca çatışmanın Gazze'nin ötesine yayılmasının bölge için ciddi risk oluşturduğu uyarısında bulundu ve "Buradaki çatışmaları civar bölgelere yaymak gibi tehlikeli bir girişimin kimseye faydası olmadığının altını önemle çiziyorum" dedi.

Türkiye'nin Pakistan ve Suudî Arabistan ile kurduğu savunma ittifakına da değinen Erdoğan, bu işbirliğinin ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendirdiğini ve bölgesel konularda ortak çalışmalar yürütülmesine imkan verdiğini söyledi.

Kıbrıs mesajı

Erdoğan'ın gündemindeki bir diğer başlık Kıbrıs oldu.

Kıbrıs Türklerinin "egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi" gerektiğini savunan Erdoğan, Türk toplumunun maruz kaldığı izolasyonun sona erdirilmesini istedi.

Erdoğan, ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınması çağrısında bulundu.

Türkiye, Kıbrıs sorununda iki devletli çözümü savunurken, Kıbrıs Rum Yönetimi ve Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler çerçevesindeki çözüm süreci iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelini esas alıyor.

"Haksızlık karşısında susmayız"

Erdoğan konuşmasının sonunda, Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumunu sürdüreceğini söyledi.

"Bugün burada dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecektir. Algı operasyonlarıyla sesimizi kısmaya çalışabilirler" diyen Erdoğan, Türkiye'nin haksızlık karşısında sessiz kalmayacağını belirtti.

"Rabbim izin verdiği sürece bu kürsüden mazlumların sesi olmaya illa devam edeceğim" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Biz gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz" dedi.