Türkiye'nin sera gazı emisyonları 2025'te yüzde 4,2 arttı
Türkiye'nin sera gazı emisyonları 2025 yılında yüzde 4,2 artarak 610,8 milyon ton karbondioksit eşdeğerine yükseldi.
Avrupa Birliği Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi'nin (JRC) yeni raporuna göre, Türkiye, dünyanın en büyük emisyon kaynakları arasında emisyonlarını geçen yıl en fazla artıran ülke oldu.
JRC'nin 7 Eylül'de yayımladığı "Dünyadaki tüm ülkelerin sera gazı emisyonları" başlıklı 2026 raporu, 1970-2025 dönemine ilişkin emisyon verilerini ortaya koyuyor.
AB Komisyonunun Ortak Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan EDGAR veri tabanına dayanan rapor, Uluslararası Enerji Ajansının verileri de dahil olmak üzere farklı kaynaklardan yararlanarak ülkelerin sera gazı salımlarını hesaplıyor.
Rapora göre, Türkiye'nin emisyonları 2024'te 586,4 milyon ton karbondioksit eşdeğerinden 2025'te 610,8 milyon tona çıktı. Böylece bir yıl içinde yaklaşık 24,4 milyon tonluk artış kaydedildi.
Türkiye'nin yüzde 4,2'lik artış oranı, küresel ortalamanın da oldukça üzerinde çıktı. Dünya genelinde sera gazı emisyonları 2025'te yüzde 0,7 artarak, 54,1 milyar ton karbondioksit eşdeğerine ulaştı ve yeni bir rekor seviyeye çıktı.
Büyük emisyon kaynakları arasında ilk sırada
JRC verilerine göre, Türkiye'nin ardından emisyonlarını en fazla artıran büyük ekonomiler arasında Vietnam yüzde 2,7, ABD yüzde 2,2 ve Kanada yüzde 1,9 ile sıralandı.
İran'ın emisyonları yüzde 1,7, Suudî Arabistan'ın yüzde 1,3 arttı. Buna karşılık Japonya'nın emisyonları yüzde 1,4, Avustralya'nın yüzde 1,3, Brezilya'nın yüzde 0,9, Avrupa Birliği'nin yüzde 0,2, Hindistan'ın yüzde 0,2 ve Rusya'nın yüzde 0,1 geriledi.
Dünyanın en fazla sera gazı salan ülkesi Çin'de ise emisyonlar yalnızca yüzde 0,1 arttı.
Türkiye'nin artış oranı, mutlak miktardaki artıştan farklı bir tablo ortaya koyuyor. Dünyanın en büyük emisyon kaynağı olan ABD, 2025'te emisyonlarını yüzde 2,2 artırmasına rağmen 131,5 milyon tonluk artışla mutlak miktar bakımından en büyük yükselişi kaydetti.
Emisyonlar 1990'dan bu yana 2,7 kat arttı
JRC verileri, Türkiye'deki yükselişin yalnızca son yıla özgü olmadığını da ortaya koyuyor.
Türkiye'nin sera gazı emisyonları 1990'da yaklaşık 226 milyon ton karbondioksit eşdeğerindeyken, bu miktar 2005'te 320,1 milyon tona, 2015'te ise 464,7 milyon tona çıktı.
Emisyonlar 2023'te 562,2 milyon ton, 2024'te 586,4 milyon ton ve 2025'te 610,8 milyon ton olarak hesaplandı.
Böylece Türkiye'nin toplam sera gazı emisyonları 1990'dan 2025'e kadar yaklaşık 2,7 katına çıktı. Türkiye'nin küresel sera gazı emisyonlarındaki payı da 2025 itibarıyla yaklaşık yüzde 1,1'e yükseldi.
En büyük artış binalarda
JRC'nin sektörel verileri, Türkiye'deki emisyon artışının ekonominin farklı alanlarına yayıldığını gösteriyor.
Başlıca sektörler arasında en yüksek oransal artış binalarda kaydedildi. Binalardan kaynaklanan emisyonlar bir yılda yüzde 8'den fazla artarak yaklaşık 77 milyon ton karbondioksit eşdeğerine ulaştı.
Sanayide yakıt kullanımından kaynaklanan emisyonlar yaklaşık yüzde 5 artarak 85,3 milyon tona çıktı.
Elektrik ve ısı üretiminden kaynaklanan emisyonlar yüzde 4,5 artışla 156,2 milyon tona yükseldi. Ulaştırma kaynaklı emisyonlar yüzde 3,9 artarak 105,2 milyon tona, endüstriyel süreçlerden kaynaklanan emisyonlar ise yaklaşık yüzde 3,8 artarak daha yüksek seviyelere çıktı.
Elektrik ve ısı üretimi, Türkiye'nin toplam sera gazı emisyonlarında en büyük paya sahip sektör oldu. Bu alan toplam emisyonların dörtte birinden fazlasını oluştururken, ulaştırmanın payı yaklaşık yüzde 17, sanayide yakıt kullanımının payı yüzde 14, binaların payı ise yaklaşık yüzde 13 olarak hesaplandı.
Kişi başına emisyon dünya ortalamasının üzerine çıktı
Türkiye'de kişi başına düşen sera gazı emisyonu da yükseldi.
1990'da yaklaşık 4,2 ton karbondioksit eşdeğeri olan kişi başına emisyon, 2005'te 4,7 tona, 2015'te 5,9 tona çıktı. Bu değer 2024'te yaklaşık 6,8 ton iken 2025'te 7,1 tona yükseldi.
JRC'nin hesaplamasına göre, 2025'te küresel kişi başına ortalama sera gazı emisyonu 6,6 ton oldu. Böylece Türkiye'de kişi başına düşen emisyon küresel ortalamanın üzerine çıktı.
Bununla birlikte Türkiye'nin ekonomik üretim başına emisyon yoğunluğu uzun vadede geriledi.
Satın alma gücü paritesine göre her bin dolarlık ekonomik üretim başına sera gazı emisyonu 1990'da yaklaşık 0,33 tonken 2025'te 0,19 tona düştü.
Ancak bu göstergede de 2025'te önceki yıla kıyasla yüzde 0,5'lik artış kaydedildi.
JRC'nin tahminlerine göre, Türkiye ekonomisi 2025'te satın alma gücü paritesine göre yüzde 3,6 büyüdü. Emisyonların aynı dönemde yüzde 4,2 artması, emisyonlardaki yükselişin ekonomik büyüme oranını geride bıraktığı anlamına geliyor.
Küresel emisyonlar da rekor kırdı
JRC raporuna göre, küresel sera gazı emisyonları 2025'te yüzde 0,7 artarak 54,1 milyar ton karbondioksit eşdeğerine ulaştı.
Raporda, 2009'daki küresel finans krizi ve 2020'deki COVID-19 salgını dışında küresel emisyonların 21’inci yüzyıl boyunca genel olarak yükseldiği belirtildi.
2025'te küresel emisyonların yüzde 73,8'ini fosil yakıtlardan kaynaklanan karbondioksit oluşturdu. Metan yüzde 17,6, diazot monoksit yüzde 5,3 ve florlu gazlar yüzde 3,3 pay aldı.
Dünyanın en büyük altı emisyon kaynağı olan Çin, ABD, Hindistan, Avrupa Birliği, Rusya ve Endonezya, 2025'te küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 62'sini oluşturdu.
Çin tek başına küresel emisyonların yüzde 29,5'inden sorumlu olurken ABD'nin payı yüzde 11,1, Hindistan'ın payı yüzde 8,3 olarak hesaplandı.
Paris hedefleriyle uyumsuz eğilim
JRC, mevcut küresel emisyon eğiliminin Paris Anlaşmasının sıcaklık hedefleriyle uyumlu olmadığını belirtiyor.
Raporda aktarılan Birleşmiş Milletler Çevre Programı hesaplamalarına göre, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlamaya ilişkin hedefe dönülebilmesi için küresel sera gazı emisyonlarının 2035'e kadar 2019 seviyesine kıyasla yaklaşık yüzde 55 azaltılması gerekiyor.
Raporun açıklanması, Türkiye’nin 2026'da Antalya'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesine denk geliyor.
Türkiye COP31'in başkanlığını yürütürken, Avustralya müzakerelerin başkanlığını üstlenecek.
JRC verilerine göre, Türkiye'nin 2025 emisyonları 610,8 milyon ton, Avustralya'nın emisyonları ise yaklaşık 578 milyon ton karbondioksit eşdeğeri oldu. Türkiye'nin emisyonları yüzde 4,2 artarken Avustralya'nın emisyonları yüzde 1,3 geriledi.
Türkiye ayrıca 2053 yılı için net sıfır emisyon hedefi belirlemiş durumda. Yeni JRC verileri, bu hedefe ulaşılması için toplam sera gazı emisyonlarının düşmesi gerektiğini ortaya koyan mevcut eğilimi gözler önüne seriyor.







