Ediz Hun: ''Aşırı su çekimi gibi yanlış ve hesapsız uygulamalar, gerek özel kuruluşların kendi atıklarını arıtmadan bu havzalara deşarj etmeleri trajik sonuçları doğurmakta'' (Foto: Depo Photos)

KONULAR

Ediz Hun: ''Konya Havzası hariç su fakiri değiliz''

Türkiye’deki kuraklık, dere ve göllerdeki su çekilmelerinin sadece iklimsel koşullarla bağlı olmadığını belirten Ediz Hun, “Bir takım ahkam kesen, her konuda bilgi sahibi olduğunu sanan sadece sözde ve hiç yayın yapmamış bilim adamı hüviyetini almış kişilerle ancak sonuç olarak bu hazin duruma ulaşılır” dedi. 

TBMM’de milletvekilliği de yapan, sinema oyuncusu ve uzman ekolog Ediz Hun, kuraklık, dere ve göllerdeki su çekilmelerinin sadece iklimsel koşullara bağlı olmadığını söyledi. Üniversitelerde 1983'ten itibaren  hocalık yaptığını ifade eden Ediz Hun, “Üniversiteye başlamış öğrencilerin ne yazık ki büyük bölümü ne kimya, ne de kiyoloji veya kizik bilgisine sahipler. Bu durumda gelecekte su havzalarını nasıl koruyabileceğiz?” ifadesini kullandı. 

Konya Havzası hariç, Türkiye’nin su fakiri bir ülke olmadığını belirten Hun, “Bir takım ahkam kesen, her konuda bilgi sahibi olduğunu sanan sadece sözde ve hiç yayın yapmamış bilim adamı hüviyetini almış kişilerle ancak sonuç olarak bu hazin duruma ulaşılır” değerlendirmesini yaptı. 

Son yılların en önemli tehdidi iklim değişikliği, kuraklık ve su konularını Ajans Bizim’e değerlendiren Hun, şöyle konuştu

Şimdilik ben sadece şu hususları belirtebilirim: Ülkemizdeki kuraklıklar, dere ve göllerdeki günümüzdeki su çekilmeleri sadece iklimsel koşullara bağlı değildir. Gerek resmi kurumların aşırı su çekimi gibi yanlış ve hesapsız uygulamaları, gerek özel kuruluşların kendi atıklarını arıtmadan bu havzalara deşarj etmeleri trajik sonuçları doğurmaktadır. Yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerin belirli makamlara getirilmelerini de önemli bir yanlış olarak ilave edebiliriz. Konya Havzası hariç, Türkiye su fakiri bir ülke hiç değildir. Bir takım ahkam kesen, her konuda bilgi sahibi olduğunu sanan sadece sözde ve hiç yayın yapmamış bilim adamı hüviyetini almış kişilerle ancak sonuç olarak bu hazin duruma ulaşılır.

Ben 1983'ten itibaren üniversitelerde hocalık yapıyorum. Şunu belirteyim: Üniversiteye başlamış öğrencilerin ne yazık ki büyük bölümü ne kimya ne de biyoloji veya fizik bilgisine sahipler. Bu durumda gelecekte su havzalarını nasıl koruyabileceğiz?''