Potansiyel yakıt kıtlığı ve enerji tedarik zincirlerinde süregelen istikrarsızlık konusundaki endişelerin artmasıyla küresel havayolları uçuş programlarını ve mevcut koltuk kapasitesini önemli ölçüde azalttı. (Görsel: YZ)

Yakıt krizi küresel uçuş ağlarını etkiledi

Potansiyel yakıt kıtlığı ve enerji tedarik zincirlerinde süregelen istikrarsızlık konusundaki endişelerin artmasıyla birlikte, küresel havayolları Mayıs ayı için uçuş programlarını ve mevcut koltuk kapasitesini önemli ölçüde azaltıyor. 

Financial Times’ın aktardığı sektör verileri, havayollarının artan riskleri yansıtacak şekilde operasyonlarını yeniden düzenlemesi sonucunda iki haftalık bir süre içinde yaklaşık 2 milyon koltuk sayısının kaldırıldığını gösteriyor.

Cirium'un analizine göre, binlerce uçuş iptal edilirken, havayolu şirketleri tüketimi yönetmek için giderek daha küçük veya daha yakıt verimli uçaklara geçiyor. Bu değişim, yakıt teminindeki olası aksaklıklara karşı alınmış bir önlem olarak tanımlanıyor. Şubat ayı sonlarında İran'da savaşın patlak vermesinden bu yana, havacılık yakıtı fiyatlarının iki katına çıktığı bildiriliyor ve bu durum bilet fiyatları ile havayolu şirketlerinin işletme maliyetleri üzerinde ek baskı yaratıyor.

Normalde Avrupa-Asya hava trafiğinin önemli bir kısmının geçtiği Basra Körfezi'ndeki önemli havalimanlarının kapatılması veya aksaklıklar, küresel rota planlamasını daha da karmaşık hale getirdi.

 Emirates, Etihad ve Qatar Airways gibi Körfez havayolu şirketleri, Mayıs ayı uçuş programlarını yeniden düzenleyerek belirli seferleri kaldırdı. Nisan ayında kısa bir süre içinde dünya genelindeki toplam koltuk kapasitesi yaklaşık 132 milyondan 130 milyona düştü.

British Airways, United Airlines, Air China ve Japonya'nın ANA gibi büyük uluslararası havayolları da ağlarını yeniden yapılandırıyor, sefer sıklığını azaltıyor veya uçakları yeniden tahsis ederek darboğazları ve yakıtla ilgili riskleri önlemeye çalışıyor. 

Havacılık analisti John Strickland, “Hiçbir Avrupa havayolu şirketi, Körfez’den talep çalmak için Asya’ya uçak gönderip, dönüş için yakıtı kalmadan orada mahsur kalmayacak” dedi. Strickland, yakıt fiyatlarının her zaman dalgalı olduğunu, ancak sektörün yakın tarihinde bu kadar uzun süreli kıtlıkların nadir görüldüğünü de belirtti. 

Avrupa’dan Asya’ya uçuş kısıtlaması

Bazı Asya havalimanları da operasyonlarını kısıtlıyor. Air France, halen ciddi aksaklıkların yaşandığı Hürmüz Boğazı'ndan geçen tedarik rotalarına bağımlılığı gerekçe göstererek, Singapur ve Tokyo Haneda gibi destinasyonlara uçuş sıklığını artırmada kısıtlamalar uyguladığını bildirdi. Air France-KLM CEO'su Ben Smith, “Bu akışların kesintiye uğraması, küresel seyahat arz ve talebinde önemli dengesizlikler yaratmıştır” dedi.

Havaalanı işletmecileri de artan baskıdan bahsediyor. Incheon Uluslararası Havaalanı'nın vekil başkanı Bum-ho Kim, “Çatışma başladığından beri yakıt fiyatları ve talebi çok daha önemli hale geldi” dedi ve yetkililerin yolcu aksaklıklarını yönetmek için çalıştığını kaydetti. 

Maliyet artıyor, kâr azalıyor

Birçok hükümet, kısıtlamalar veya karne uygulamalarıyla bu duruma yanıt veriyor. Vietnam, jet yakıtı dağıtımını sınırlamaya başlarken, Japon havayolu şirketleri Avrupa'ya yönelik seyahat talebinde artış olduğunu bildiriyor ancak maliyetlerdeki keskin artışlarla karşı karşıya kalıyor. 

ANA, yakıt maliyetlerinin önümüzdeki Mart ayına kadar yaklaşık 650 milyon sterlin artmasını beklerken, Japan Airlines ise artan giderler nedeniyle kârında yaklaşık yüzde 20'lik bir düşüş öngörüyor.

ABD'de Delta Air Lines, yakıt tasarrufu sağlamak amacıyla ikinci çeyrekte kapasitesini yüzde 3,5 oranında azalttı. EasyJet ve Virgin Atlantic da artan işletme maliyetleriyle bağlantılı mali baskı konusunda uyarıda bulundu. Lufthansa, mevcut yakıt fiyatlandırma koşulları altında kârlı olmayan rotaları gerekçe göstererek Mayıs ve Ekim ayları arasında yaklaşık 20.000 uçuşu iptal ederek en çok etkilenen Avrupalı havayolu şirketleri arasında yer aldı.

THY de kapasitesini düşürdü

Habere göre, Türk Hava Yolları da kapasitesini düşürdü; Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan uzun mesafeli rotalarda artan talepten faydalanabilse de zorlu koşulların devam edeceği konusunda uyarıda bulundu. Air China hem uluslararası hem de iç hat seferlerini azalttı; Emirates ise yolcu sayısında düşüş ve filo kullanımında ayarlamalar olsa da kriz öncesi seviyelerin yaklaşık üçte ikisi oranında faaliyetlerini sürdürüyor.

Havayolları, filolarını değişen koşullara giderek daha fazla uyarlıyor. Örneğin Etihad, yakıt verimliliğini artırmak amacıyla Abu Dabi–Hong Kong gibi belirli rotalarda Airbus A350 uçaklarını Boeing 787’lerle değiştirmeye başladı. Aynı zamanda, doğrudan bağlantı talebinin arttığı bazı rotalarda daha büyük uçaklar kullanılıyor. Buna Air France’ın Mumbai seferlerinde Boeing 777’leri kullanması ve Air China’nın Londra–Pekin rotasında daha gelişmiş uçaklara geçmesi örnek gösterilebilir.

Artan yakıt maliyetleri Lufthansa’yı zorluyor

Avrupa havacılık sektöründe jet yakıtı fiyatlarındaki artış başlıca endişe kaynaklarından biri haline gelirken, Alman hava yolu şirketi Lufthansa bu krizin merkezinde yer alıyor.

Şirketin son finansal sonuçlarına göre, Lufthansa, 2026 yılı için yaklaşık 1,7 milyar avroluk ek yakıt maliyeti öngörüyor. Jet yakıtı fiyatlarındaki yükselişin sektör üzerindeki baskıyı sürdürdüğü belirtiliyor.

Bazı hava sahalarından kaçınılması zorunluluğu uçuş sürelerini uzatırken, bu durum yakıt tüketimini artırıyor. Değiştirilen rotalar ayrıca personel çalışma saatlerini ve bakım döngülerini yükselterek, halihazırda baskı altında olan küresel tedarik zincirine ek yük getiriyor.

Küresel ölçekte havayolu şirketleri mayıs ayında yaklaşık 13 bin sefer iptal ederken, Lufthansa yakıt tüketimini azaltmak amacıyla ekim ayına kadar 20 bin kısa mesafeli uçuşunu iptal etti.

Bu kapasite daralması, özellikle daha eski ve yakıt verimliliği düşük uçakların yüksek fiyat dönemlerinde işletilmesinin sürdürülemez hale gelmesine bağlanıyor.

Şirket kârlılığını korumayı başarsa da, artan maliyetler nedeniyle yolculara tatil rezervasyonlarını erken yapmaları tavsiye edildi. Lufthansa ayrıca, uzun vadeli riskleri azaltmak amacıyla filo modernizasyon programına yatırım yapıyor.

Ancak küresel petrol piyasasındaki dalgalanma, şirketin 2026 görünümündeki en büyük belirsizlik unsuru olmaya devam ediyor.

Lufthansa Mali İşler Direktörü Till Streichert, “İlk çeyrekten memnunuz, ancak mevcut koşullar maliyetleri düşürmek, verimliliği artırmak ve riskleri sınırlamak için tüm araçları dikkatle değerlendirmemizi gerektiriyor. Yıllık kârımızın başlangıçta öngörülenden daha düşük olması muhtemel” dedi.

En yüksek gelir

Şirket, 2025 yılında 39,6 milyar avro ile tarihinin en yüksek gelirine ulaştığını ve gelirlerin yıllık olarak yüzde 5 arttığını açıkladı. Operasyonel kâr ise 2024’e kıyasla yüzde 20 yükseldi.

2026’nın ilk çeyreğinde gelirler yıllık bazda temelde yüzde 8 artarken, İran bağlantılı jeopolitik gerilimler ve yakıt fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle 1,7 milyar avroluk ek maliyet oluştu ve çok sayıda hat askıya alındı.

Lufthansa, kısa ve orta mesafeli uçuşlardaki kapasite düşüşünü uzun menzilli uçuşlardaki artışla dengelediğini bildirdi.

Şirketin bakım kolu Lufthansa Technik ve kargo birimi Lufthansa Cargo da güçlü performans sergileyerek sonuçlara katkı sağladı.

Lufthansa Üst Yöneticisi Carsten Spohr ise Orta Doğu’daki krizin ve artan yakıt maliyetlerinin havacılık sektörü için “büyük bir zorluk” oluşturduğunu belirtti. Spohr, “Buna rağmen, yakıt fiyatı dalgalanmalarına karşı ortalamanın üzerinde koruma stratejimiz ve çok merkezli yapımız sayesinde bu şoklara karşı güçlü bir dayanıklılığa sahibiz” dedi.