'Asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 6.828 lira'
DİSK-AR'ın hesaplamalarına göre, 2025 yılında asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 6 bin 828 lira oldu.
DİSK'in araştırma birimi tarafından TÜİK verileri kaynak alınarak hazırlanan Enflasyon Bülteni yayımlandı.
Bültende, TÜİK’e göre TÜFE yıllık yüzde 30,89, aylık yüzde 0,89 arttı. TÜFE'deki (2003=100) değişim 2025 Aralık ayında on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,88 olarak gerçekleştiği hatırlatıldı.
Buna göre, Aralık 2025 itibarıyla yıllık enflasyonun en yüksek görüldüğü harcama grubu yüzde 66,27 ile eğitim oldu. Aylık en yüksek artışın görüldüğü harcama grubu ise yüzde 7,52 ile konutta gerçekleşti. En yüksek artışın görüldüğü ikinci grup ise yüzde 7,07 ile gıda alkolsüz içecekler oldu.
"Artış hızında düşüş var"
Araştırmada şu değerlendirmelere yer verildi:
"Türkiye’de birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açıyor. Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor.
Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Dahası enflasyon farklı toplumsal sınıf ve kesimleri farklı etkiliyor. Dar gelirlilerin alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımını bozucu bir işlev görüyor.
Asgari ücret enflasyon karşısında eriyor. 2025 yılında asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 6 bin 828 lira oldu. Asgari ücrete 2026 yılında da enflasyonun altında artış yapılması sebebiyle kaybı daha da büyüyecek. Asgari ücrette 2026 yılında bir önceki yıla göre 5 bin 971 lira artış yapılmıştı.
Fiyatlar artmaya devam ediyor
TÜİK’e göre yıllık enflasyon artış hızında bir yavaşlama söz konusu. Bunun temel nedenlerinden birinin baz etkisi olduğu biliniyor. Baz etkisi bir önceki yılın daha yüksek aylık enflasyonunun yerini cari yılda daha düşük bir aylık enflasyonun almasından kaynaklanıyor. Fiyatlar artmaya devam ediyor. Fiyatlarda bir düşüş söz konusu değil.
Enflasyon hesabına esas olan fiyat endeksleri, madde fiyatlarının derlenmesiyle oluşturuluyor ve fiyatlardaki artışı daha çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Buna göre TÜFE ile gıda fiyatları endeksi arasındaki fark açılmaya devam ediyor.
2003:100 bazlı TÜFE, Aralık 2025’te 3.514’e yükseldi. 2003:100 bazlı olan TÜFE’ye göre ortalama madde fiyatları 2003’ten bu yana 35,1 kat artış gösterdi.
Gıda fiyatları, ortalama fiyatlardan daha hızla artış göstermeye devam ediyor. 2003:100 bazlı gıda fiyatları endeksi ise 2025 Aralık’ta 4.929’a yükseldi. 2003:100 bazlı olan endekse göre gıda fiyatları 2003’ten bu yana 49,3 kat artış gösterdi."
Enflasyonun yükü dar gelirliye
Gelir düzeyi ve harcama kalıplarının farklı olması nedeniyle toplumsal sınıf ve kesimler enflasyon sonucu ortaya çıkan pahalılığı çok farklı hissedildiği belirtilen bültende şu tespitlerde bulunuldu:
"TÜİK verilerine (2023) göre en düşük yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6,3'ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 30,4’tür. En yüksek yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48,1'ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı yüzde 12,8’de kalmaktadır.
Böylece dar gelirli grupların gıda dışı harcamalar için geliri daha sınırlı kalırken yüksek gelir gruplarında bu miktar oldukça fazladır. Bu durum pahalılığın farklı toplumsal kesimlerde farklı hissedilmesine yol açmaktadır. Dar gelirlilerin harcanabilir gelirlerinin sınırlı olması nedeniyle daha yoğun bir geçim sıkıntısı çekmektedir. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor."








