NATO liderleri, 7-8 Temmuz’daki Ankara zirvesinde, ittifakın Soğuk Savaş sonrası en karmaşık güvenlik ortamlarından birinin yaşandığı dönemde bir araya gelecekler. (Görsel: NATO)

NATO Zirvesi: Savunma harcamaları, Ukrayna ve ittifakın geleceği masada

NATO liderleri, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek zirvede, ittifakın Soğuk Savaş sonrası en karmaşık güvenlik ortamlarından biriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde bir araya gelecek. 

Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı toplantı, Ukrayna savaşı, Rusya tehdidi, savunma harcamalarının artırılması, Avrupa’nın güvenlik sorumluluğu ve NATO’nun gelecekteki rolü açısından önemli kararların alınacağı bir platform olacak. 

Zirve, Türkiye’nin NATO tarihinde ikinci kez ev sahipliği yaptığı liderler toplantısı olacak. İlk ev sahipliği 2004 yılında İstanbul’daydı ve o zaman NATO’nun 26 üyesi vardı.

Ankara’daki toplantılar Beştepe’de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılacak. 

32 NATO üyesinin liderlerinin katılacağı zirvede, ittifak ortaklarından bazı ülkelerin de temsil edilmesi bekleniyor. Bunların başında da Ukrayna var ve Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, bu sebeple Ankara’ya gelecek.

Toplantı, yalnızca askeri kararların değil, NATO’nun siyasî dayanışmasının da sınanacağı bir döneme denk geliyor. 

Ana başlık: NATO’nun yeni savunma harcaması hedefi

Ankara Zirvesi’nin en önemli dosyalarından biri, NATO ülkelerinin savunma yatırımlarını artırma taahhütlerinin uygulanması olacak.

Müttefikler, 2025 Lahey Zirvesi’nde savunma harcamalarında tarihi bir artış hedefi üzerinde anlaşmış ve GSYİH’nin yüzde 5’ini savunmaya ayırma kararı almıştı.

Ankara’da liderler, bu hedef doğrultusunda hangi ülkelerin hangi adımları attığını değerlendirecek. NATO’nun gündeminde savunma bütçelerinin yanı sıra ortak üretim, mühimmat kapasitesi ve savunma sanayiinin güçlendirilmesi bulunuyor. 

ABD’nin uzun süredir dile getirdiği “yük paylaşımı” talebi, zirvenin siyasî arka planındaki en önemli konulardan biri olacak.

Washington, Avrupalı müttefiklerinden daha fazla askeri harcama yapmalarını ve kendi savunma kapasitelerini artırmalarını istiyor. Ankara’da özellikle şu soruya yanıt aranacak: Avrupa, ABD’nin askeri ağırlığına ne ölçüde bağımlı kalmaya devam edecek?

Ukrayna dosyası: Destek devam edecek mi?

Rusya-Ukrayna savaşı, zirvenin en önemli başlıklarından birini teşkil ediyor. 

NATO’nun Ukrayna’ya doğrudan üyelik perspektifi konusunda kısa vadede yeni bir karar alması beklenmezken, askerî desteğin sürdürülmesi ve Ukrayna’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi gündemde olacak. 

Masadaki başlıklar arasında hava savunma sistemleri, topçu mühimmatı, uzun menzilli silah kapasitesi, savunma sanayi işbirliği ve Ukrayna ordusunun gelecekteki yapısı da yer alacak.

Özellikle ABD’nin Ukrayna politikasındaki olası değişiklikler, Avrupa ülkelerinin daha fazla sorumluluk alıp almayacağı sorusunu gündeme getiriyor.

NATO içinde bazı ülkeler, Rusya ile uzun süreli bir gerilim dönemine hazırlık yapılması gerektiğini savunurken, bazı müttefikler de savaşın diplomatik çözüm boyutuna daha fazla önem verilmesini istiyor.

Türkiye’nin rolü: Karadeniz, savunma sanayii ve arabuluculuk

Ankara Zirvesi, Türkiye açısından diplomatik alanda önemli bir fırsat olarak görülüyor.

NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğu belirtilen Türkiye, Karadeniz güvenliği, terörle mücadele, Orta Doğu’daki gelişmeler ve savunma sanayii kapasitesi nedeniyle ittifak içinde stratejik bir konuma sahip. 

Türkiye’nin zirvede özellikle şu başlıklara ağırlık vermesi bekleniyor:

1. Karadeniz güvenliği: Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’in güvenliği NATO için öncelikli hale geldi.

2. Savunma sanayii işbirliği: Türkiye, insansız hava araçları, mühimmat ve hava savunma sistemleri alanındaki kapasitesini NATO ülkeleriyle daha fazla entegre etmek istiyor.

3. Avrupa savunma projelerinde Türkiye’nin rolü

Ankara, Avrupa güvenlik mimarisinde Türkiye’nin dışlanmaması gerektiğini ısrarla belirtiyor. Türk yetkililer, savunma projelerinde daha fazla işbirliği talep ediyor. 

Trump faktörü ve ABD-NATO ilişkileri

Zirvenin en dikkat çekici siyasî unsurlarından biri ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO yaklaşımı olacak.

Trump yönetimi döneminde Washington’dan gelen mesajlar, Avrupa’nın savunma yükünü daha fazla üstlenmesi gerektiği yönünde oldu.

Ankara’da müttefiklerin vermek istediği mesaj şu olacak: ABD’nin NATO içindeki liderliği devam edecek mi, yoksa Avrupa daha bağımsız bir güvenlik aktörü mü olacak?

Savunma sanayii forumu: Yeni anlaşmalar bekleniyor

Zirveyle eş zamanlı olarak 7 Temmuz'da Beştepe'de NATO Zirve Savunma Sanayii Forumu (NSDIF26) düzenleniyor. 

İttifak genelinde mühimmat ve askeri teknoloji üretim kapasitesini artırmak, tedarik zincirlerini güçlendirmek amacıyla on milyarlarca dolarlık yeni ortak tedarik sözleşmelerinin imzalanması bekleniyor.

Amaç, daha fazla ortak üretim, mühimmat stoklarının artırılması ve hayatî teknolojilerde ittifakın dışa bağımlılığının azaltılması.

Özellikle yapay zekâ destekli savaş teknolojileri, insansız sistemler, siber savunma ve füze savunması alanlarında yeni işbirliği fırsatları gündeme gelebilir. 

Zirveden hangi sonuçlar çıkabilir?

1. Savunma harcamalarında yeni yol haritası: En somut sonuçlardan biri, ülkelerin savunma yatırımlarına ilişkin yeni taahhütler vermesi olabilir.

2. Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesi: NATO’nun Ukrayna’ya siyasî ve askerî desteğinin devam ettiği yönünde güçlü bir mesaj çıkması bekleniyor.

3. Avrupa’nın daha fazla sorumluluk alması: ABD’nin baskısıyla Avrupa ülkelerinin savunma kapasitesini artırmasına ilişkin yeni kararlar alınabilir.

4. Türkiye’nin NATO içindeki ağırlığının artması: Ankara’nın ev sahibi ülke olarak Karadeniz, Orta Doğu ve savunma sanayii konularında daha görünür bir diplomatik rol üstlenmesi bekleniyor.

5. NATO’nun küresel rolünün yeniden tanımlanması: Rusya’nın yanı sıra Çin, Orta Doğu krizleri, siber tehditler ve hibrit savaş yöntemleri NATO’nun uzun vadeli stratejisinin parçası olacak.

Sonuç olarak, Ankara’daki NATO Zirvesi, yalnızca rutin bir liderler toplantısı olmayacak. Zirve, ABD ile Avrupa arasındaki yük paylaşımı tartışmasının, Ukrayna savaşının geleceğinin ve NATO’nun yeni güvenlik anlayışının şekilleneceği bir dönüm noktası olabilir.

Türkiye açısından ise toplantı, Ankara’nın NATO içindeki stratejik konumunu güçlendirme ve Karadeniz-Orta Doğu eksenindeki güvenlik rolünü öne çıkarma fırsatı sunuyor.