KONULAR
Bölge ülkelerinden diplomatik girişimler
On iki ülkenin dışişleri bakanları, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdiler.
Zirvenin ardından yayımlanan ortak bildiride, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları en sert dille kınandı.
Türkiye, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İran saldırılarıyla ilgili olarak dün (18 Mart 2026) Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde Riyad'da istişare niteliğinde bir bakanlar toplantısı düzenledi.
Dışişleri bakanlığının resmi web sitesinde yapılan açıklamaya göre, Bakan Hakan Fidan, toplantı çerçevesinde Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve Ürdün Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Yurtdışında Yaşayan Ürdünlüler Bakanı Ayman Safadi ile biraraya geldi.
Fidan, toplantıdaki ikili temasları çerçevesinde Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile de görüştü.
Hakan Fidan, ayrıca İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile de bir telefon görüşmesi yaptı.

Ortak bildiri: Sivil altyapı hedef alınamaz
Katılımcılar zirve sonunda yayınlanan ortak bildiride, İran'ın Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Ürdün, Azerbaycan ve Türkiye’ye yönelik saldırılarını ele alarak, petrol tesisleri, tuz arıtma tesisleri, havaalanları, konutlar ve diplomatik misyonlar da dahil olmak üzere yerleşim alanlarını ve sivil altyapıyı hedef alan balistik füzelerin ve insansız hava araçlarının kasıtlı kullanımını kınadı.
Bakanlar, bu tür saldırıların hiçbir koşulda haklı gösterilemeyeceğini teyit ederek, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca devletlerin savunma hakkını yineledi.
İran'ı saldırılarını derhal durdurmaya, uluslararası hukuka ve uluslararası insancıl hukuka saygı göstermeye ve gerilimi azaltmaya, bölgesel güvenlik ve istikrarı artırmaya ve diplomatik çözümleri ilerletmeye yönelik ilk adım olarak iyi komşuluk ilkelerine uymaya çağıran bakanlar, İran ile ilişkilerin geleceğinin, devlet egemenliğine saygıya, iç işlerine karışmamaya, topraklara yönelik saldırganlıktan kaçınmaya ve askeri yetenekleri bölgesel ülkeleri tehdit etmek için kullanmamaya bağlı olduğunu vurguladılar.
Katılımcılar ayrıca İran'ı BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 (2026) sayılı kararına uymaya, tüm saldırıları durdurmaya, komşu ülkelere karşı kışkırtıcı eylemlerden veya tehditlerden kaçınmaya ve Arap devletlerindeki bağlantılı milisleri desteklemeyi, finanse etmeyi ve silahlandırmayı bırakmaya da davet etti.
Deniz güvenliği ve Lübnan
Bildiride ayrıca İran’dan, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası seferleri engelleyebilecek veya Bab el Mandeb'de deniz güvenliğini tehdit edebilecek eylemlerden kaçınması istendi.
Lübnan topraklarının güvenliği, istikrarı ve birliğine, Lübnan devletinin tam egemenliğine ve Lübnan hükümetinin silahlanmayı devletle sınırlama kararına olan desteklerini yineleyen bakanlar ayrıca, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırganlığını ve bölgedeki yayılmacı politikalarını kınadı.
Bölge ülkeleri gelişmeleri izlemek, ortaya çıkan durumları değerlendirmek ve birleşik pozisyonlar oluşturmak için sürekli istişare ve koordinasyon içinde kalmayı da taahhüt ettiler. Katılımcı devletler bildirinin sonunda, güvenliklerini, istikrarlarını ve egemenliklerini korumak ve İran saldırılarını sona erdirmek için “gerekli meşru önlemlerin” alınacağını da kaydettiler.








