Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP istifa ettiğini ve siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı. (Foto: Mansur Yavaş / Facebook)

Mansur Yavaş CHP’den istifa etti

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP istifa ettiğini ve siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı.

Yavaş, sosyal medyadan yaptığı açıklamada “Sevgili Hemşehrilerim” diye başlayan şunları kaydetti:

“Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.

19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.

Düşüncelerimde değişen bir şey yok

Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim.

Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok. Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.

Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.

Partimin adına leke getirmedim

Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.

Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık. Bunu yalnızca ben söylemiyorum.

Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.

Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.

Kendimi siyasi partilerin üzerinde görmedim

Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.

Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:

Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. Biz bunu Ankara’da başardık.

Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık. Çünkü bizim için herkes eşittir.

Mutlak butlan üzerinden yürütülen süreç

Her zaman şunu söyledim:

Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.

Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.

Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.

Bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle

Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle;  Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.

Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.

Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.

Seçmenin iradesine sadakat

Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.

İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.

Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.

Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.”

Diğer istifalar

Yavaş'ın istifasının ardından CHP’li bazı ilçe belediye başkanları da partiden istifa ettiler.

Bu isimler Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak, Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Akın ve Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör.

Daha önce Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu ve Haymana Belediye Başkanı Levent Koç CHP'den istifa etmiş,da  ardından AK Parti'ye geçmişti.

CHP’den seçilen ve hakkındaki tutuklama kararıyla görevden uzaklaştırılan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin daha önce YENİ Parti'ye katılmıştı.

Son durumda, yerel seçimlerde CHP’den seçilen Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile yine hakkındaki tutuklama kararıyla görevden uzaklaştırılan Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu partide kalan iki isim oldu.

Müslim Sarı’nın sözleri

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Yavaş’ın istifasından önce gazetecilere yaptığı açıklamada, “siyasi aidiyet” konusundaki sözlerinin ardından Mansur Yavaş’ın bu kapsama girip girmediği yönündeki soruya şu yanıtı vermişti: 

"Hiç kimse bundan azade değildir. Dolayısıyla CHP’nin kurumsal kimliği hepimizin üstündedir, hepimizin önündedir. Hiç kimse CHP’den üstün değildir ve kendisini CHP’den üstün görmemelidir. Önümüzdeki süreçte parti aidiyetiyle ilgili faaliyetler ve etkinlikler olduğunda, bütün belediye başkanlarımızın buna katılmasını ve uymasını bekleriz. Bir belediye başkanımız bir işlem yaparken, kendi genel başkanı dışında başka bir partinin genel başkanına da bilgi verdiğini söyleyemez. Bunu diyemez.

CHP’nin genel başkanı bellidir. CHP’li bir belediye başkanı, genel başkanının CHP Genel Başkanı olduğunu ve ona karşı sorumluluğu bulunduğunu kabul edecektir. Önümüzdeki günlerde belediye başkanları toplantısı yaptığımızda, ortaya çıkacak tabloya göre ayrıca bir değerlendirme yapacağız.”