ABD heyeti Pakistan'a gidiyor, İran doğrudan görüşmelere karşı
Amerikalı yetkililerin, İran ile ateşkes müzakerelerini canlandırmaya yönelik yeni bir girişim kapsamında bugün Pakistan’a gitmesi bekleniyor. Ancak Tahran, ABD ile doğrudan görüşmeleri reddederken temasların dolaylı yürütüleceği bildirildi.
Yeni diplomatik çaba, süresiz ateşkesin çatışmaların büyük bölümünü durdurmasına rağmen Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle küresel enerji arzındaki aksaklıkların ekonomik etkilerinin derinleştiği bir dönemde geliyor.
Pakistan, ABD ile İranlı yetkilileri yeniden müzakere masasına döndürmeye çalışıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta İran ile ateşkesin süresiz uzatıldığını açıklamış, böylece İslamabad’ın diplomatik çabalara zaman tanınması yönündeki talebi karşılanmıştı.
Beyaz Saray, Steve Witkoff ve Jared Kushner’in Pakistan’a giderek İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile temas kuracağını açıkladı. Ancak Arakçi’nin İslamabad’a varmasının ardından Tahran yönetimi, görüşmelerin Pakistanlı yetkililer aracılığıyla dolaylı biçimde yürütüleceğini duyurdu.
Taraflar, daha önce, 27 Şubat’ta Cenevre’de İran’ın nükleer programı üzerine saatler süren dolaylı görüşmeler yapmış, ancak anlaşmaya varamamıştı. Ertesi gün İsrail ve ABD’nin İran’a saldırarak savaş başlamıştı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın heyeti Pakistan’a “İranlıların ne söyleyeceğini dinlemek” için gönderdiğini belirterek, son günlerde “bazı ilerlemeler” kaydedildiğini söyledi, ancak ayrıntı vermedi.
İran, "Kalibaf’ın istifa ettiği" haberlerini yalandı
İranlı, Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın ABD ile müzakere ekibi başkanlığı görevinden istifa ettiği yönünde İsrail medyasında yer alan haberleri resmi olarak yalanladı.
Bu yalanlama, bölgede geçen Şubat ayında patlak veren askeri çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan yoğun diplomatik faaliyetlerin yaşandığı hassas bir dönemde geldi.
Resmi IRNA haber ajansına göre, İran parlamentosu iletişim departmanı başkanı İman Şemseyi, İsrail’in Channel 12 kanalının iddialarının “asılsız” olduğunu söyledi.
Şemseyi, Kalibaf’ın hiçbir görevinden istifa etmediğini ve görevine tam bir özveri ile devam ettiğini kaydetti. Ayrıca, bu söylentilerin “kamuoyunu yanıltmak, kafa karışıklığı yaratmak” ve devam eden müzakereler sırasında iç uyumu zayıflatmak amacıyla yayıldığını görüşünü dile getirdi.
İsrail medyasında yer alan haberler istifayı İran Devrim Muhafızları ile yaşanan derin anlaşmazlıklara bağlamıştı. Ancak gözlemciler, Kalibaf’ın askeri geçmişi göz önüne alındığında bu iddiayı pek olası bulmadı; Kalibaf daha önce Muhafızların hava kuvvetleri komutanlığı görevini yürütmüştü ve Tahran’daki güvenlik kurumlarına en yakın isimlerden biri olarak görülüyor.
Savaş süreci herkesi etkiliyor
Öte yandan, Washington, enerji arzını kolaylaştırmak amacıyla deniz taşımacılığını düzenleyen yasa olan Jones Act kapsamındaki muafiyeti 90 gün uzattı.
Kararın, Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının ardından petrol ve doğal gaz sevkiyatlarını kolaylaştırmayı hedeflediği ifade edildi.
İran’ın boğazdaki trafiği kontrol altında tutmayı sürdürdüğü, hafta başında üç gemiye saldırdığı belirtilirken, ABD İran limanlarına ablukayı sürdürüyor.
Trump’ın mayın tehdidi oluşturan küçük teknelere karşı “vur emri” verdiği de aktarıldı.
Uluslararası referans petrol türü Brent’in fiyatı haberlerin ardından varil başına 103 ila 107 dolar aralığında dalgalanırken, bu seviyenin savaşın başladığı 28 Şubat’a kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha yüksek olduğu kaydedildi.
Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamalar, Panama Kanalı da dahil olmak üzere küresel deniz ticareti akışlarını etkilemeye devam ediyor.
Savaşın bilançosu ağırlaşırken, İran’da en az 3 bin 375, Lübnan’da ise 2 bin 490’dan fazla kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. İsrail’de 23 kişi, Körfez ülkelerinde ise yaklaşık 10 kişi yaşamını yitirdi. Ayrıca Lübnan’da 15 İsrail askeri ile bölgede 13 ABD askeri öldü.
Lübnan’da gerilim sürüyor
Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) da kayıplar verdiği, son olarak Endonezyalı bir barış gücü askerinin hayatını kaybetmesiyle toplam kaybın altıya yükseldiği açıklandı.
Lübnan’da ise gerilim sürüyor. Donald Trump, İsrail ile Hizbullah arasında sağlanan ateşkesin üç hafta uzatıldığını duyururken, Hizbullah’ın müzakerelere katılmadığı belirtildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bunun “İsrail ile Lübnan arasında tarihi bir barışa giden süreç” olduğunu söyledi.
İsrail ordusu, güney Lübnan’daki bazı yerleşimlerde tahliye çağrısı yaparken, Hizbullah ile karşılıklı saldırı ve insansız hava aracı düşürme iddiaları da gündemdeki yerini koruyor.








