Savaşın faturası ağır
İran savaşı nedeniyle küresel petrol arzında oluşan kesinti, yaklaşık 50 günde 50 milyar doları aşan bir ekonomik kayba yol açtı.
Veri şirketi Kpler’in verilerine göre, şubat ayında çatışmaların başlamasından bu yana küresel piyasadan 500 milyon varilden fazla ham petrol çekildi. Bu miktar, tarihteki en büyük enerji arz kesintilerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Danışmanlık şirketi Wood Mackenzie’nin baş analistlerinden Iain Mowat, söz konusu hacmin küresel ölçekte büyük bir etkiye karşılık geldiğini belirtti.
Buna göre, 500 milyon varil petrol, küresel havacılık uçuşlarının yaklaşık 10 hafta durması, dünyadaki tüm araçların 11 gün kullanılmaması ya da küresel ekonominin beş gün boyunca petrol tüketmemesiyle eşdeğer.
Aynı miktar, ABD’nin yaklaşık bir aylık petrol talebine veya Avrupa’nın bir aydan uzun süreli ihtiyacına denk geliyor. Ayrıca ABD ordusunun yaklaşık altı yıllık yakıt tüketimine ve küresel denizcilik sektörünün dört aylık ihtiyacına karşılık geliyor.
50 milyar dolarlık kayıp
Kpler’in kıdemli analistlerinden Johannes Rauball’a göre, varil başına ortalama 100 dolar fiyatla hesaplandığında piyasaya sunulamayan petrolün değeri yaklaşık 50 milyar dolar tutuyor.
Bu tutar, Almanya ekonomisinin yıllık GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 1’ine veya Estonya ve Letonya gibi ülkelerin toplam ekonomik büyüklüğüne eşdeğer.
Körfez’de üretim durma noktasında
Krizle birlikte Basra Körfezi ülkeleri günlük yaklaşık 8 milyon varil seviyesindeki üretimlerini neredeyse sıfıra indirmek zorunda kaldı.
Bu miktar, Exxon Mobil ve Chevron’un toplam üretimine yakın bir düzeye karşılık geliyor.
Ayrıca Suudî Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’ın jet yakıtı ihracatı da sert biçimde geriledi. Şubat ayında yaklaşık 19,6 milyon varil olan ihracat, mart ve nisanda toplamda 4,1 milyon varile düştü.
Hürmüz Boğazı belirsizliği
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Lübnan’da varılan ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açıldığını duyurmuştu. Ancak kısa süre sonra Tahran yönetimi, ABD’nin İran limanlarına uygulamaya devam ettiği deniz ablukasını gerekçe göstererek geçişleri yeniden durdurdu.
Analistlere göre, bu dalgalı tablo küresel stokların hızla erimesine yol açıyor. Nisan ayında petrol stokları yaklaşık 45 milyon varil azalırken, üretim kesintileri mart sonundan bu yana 12 milyon varile ulaştı.
Uzmanlar, özellikle Kuveyt ve Irak’taki sahaların normale dönmesinin aylar sürebileceğini, rafineri altyapısı ve Katar’daki LNG tesislerinde oluşan hasarların ise enerji sisteminin tamamen toparlanmasının yıllar alabileceğine işaret etti.
İran’da savaşın ekonomik ve sosyal etkileri derinleşiyor
İran’da 93 milyondan fazla kişi, yeniden alevlenme riski taşıyan savaşın gölgesinde yaşamayı sürdürüyor.
ABD ile İran arasında Pakistan’da yürütülen barış görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı’nda deniz ablukası uygulamaya başladı.
DW'nin aktardığına göre, ABD’nin bu adımla İran’ın petrol ihracat gelirlerini kesmeyi ve Tahran’ın deniz geçişlerinden ücret talep etmesini engellemeyi hedeflediği belirtiliyor. Abluka aynı zamanda İran limanlarına mal girişini ciddi ölçüde sınırlandırarak ekonomik faaliyetleri olumsuz etkiliyor.
İranlı sendikacı İsmail Abdi, savaşın en ağır sonuçlarının siviller tarafından hissedildiğini belirterek, “İster doğrudan askerî çatışma, ister abluka ve bölgesel gerilimler şeklinde olsun, en büyük bedeli işçiler, öğretmenler ve ücretliler ödüyor” dedi.
Daha önce öğretmen hakları savunuculuğu nedeniyle tutuklanan ve halen Almanya’da sürgünde yaşayan Abdi, son haftalarda iş gücü piyasasında ciddî daralma oluştuğunu aktardı.
Abdi, “Fabrikalar kapandığında ilk etkilenenler sözleşmeli ve kayıt dışı çalışanlar oluyor. Bu durum ücretleri hızla aşağı çekiyor” diye konuştu.
İran hükümeti, savaşın yol açtığı ekonomik zararın yaklaşık 230 milyar avro olduğunu açıkladı. Hükümet sözcüsü Fatma Muhacirani, bu tutarın geçici bir tahmin olduğunu belirtti.
Ülkenin en büyük çelik üreticilerinden İsfahan’daki Mübarek Çelik İşletmesinin ABD ve İsrail saldırıları nedeniyle üretimi durdurması, sanayideki kayıpların boyutunu gözler önüne serdi. Tesiste üretimin durmasıyla birlikte binlerce işçi işsiz kalırken, sektörde en az 10 bin gündelik çalışanın etkilendiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre, petrokimya tesislerine saldırılar da istihdam ve tedarik zincirleri üzerinde ağır sonuçlar doğuruyor. Enerji stratejisti Umud Şükri, özellikle Maşehr gibi sanayi merkezlerinde üretimin yeniden başlamasının yıllar alabileceğini söyledi.
Savaşın etkileri diğer sektörlere de yayılıyor. İran İşçi Haber Ajansının (ILNA) tüm kadrolu gazetecilerini işten çıkarması ve dijital hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketlerde işten çıkarmaların artması, ekonomik daralmanın genişlediğine işaret ediyor.
İnternet kısıtlamaları ve düşen tüketim harcamaları da serbest çalışanlar ve küçük işletmeler üzerinde baskı oluşturuyor.
Abdi, “Kısa vadede gelirler düşüyor, uzun vadede ise daha kırılgan bir toplum riski ortaya çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.
ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre, 28 Şubat ile 8 Nisan arasında süren çatışmalarda 3 bin 636 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin 1701’inin sivil, en az 254’ünün ise çocuk olduğu bildirildi.
Uzmanlar ve aktivistler, savaşın insanî ve ekonomik maliyetlerinin daha da ağırlaşmaması için çatışmaların kalıcı biçimde sona erdirilmesi çağrısında bulunuyor.








