KONULAR
OECD: Küresel ekonomi yavaşlıyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel büyüme görünümünü aşağı yönlü revize ederek, dünya ekonomisinin enerji fiyatları, jeopolitik gerilimler ve kalıcı enflasyon nedeniyle belirgin şekilde yavaşladığını bildirdi.
Kuruluşun yayımladığı çeyrek dönem ekonomik görünüm raporuna göre, küresel ekonomi 2026 yılında yüzde 2,8 büyüyecek.
Bu oran, önceki tahminde yer alan yüzde 2,9’un hafif altında kalırken, OECD aynı zamanda risklerin aşağı yönlü olduğuna dikkat çekti.
Raporda, mevcut şokların sürmesi halinde küresel büyümenin 2027’de yüzde 2,1’e kadar gerileyebileceği uyarısı yapıldı. Bu oran, 2013–2019 dönemindeki ortalama yüzde 3,4’lük büyümenin oldukça gerisinde kalıyor.
OECD Baş ekonomisti Stefano Scarpetta, raporda yaptığı değerlendirmede, “Aksamalar ne kadar uzun sürerse ekonomik ve sosyal maliyetler o kadar yüksek olur” ifadelerini kullandı.
Enerji fiyatları küresel risklerin merkezinde
OECD, mevcut ekonomik kırılganlığın temel nedenlerinden birinin Orta Doğu kaynaklı enerji arz şokları olduğunu belirtti.
Rapora göre, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki sert yükselişler, özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkelerde hem büyümeyi baskılıyor hem de enflasyonu yeniden yukarı çekiyor.
Asya ve Avrupa’da doğal gaz fiyatlarında güçlü artışlar, petrol ve türev ürünlerde dalgalanma ile gübre ve tarım girdilerinde maliyet artışı, hem üretim maliyetlerini artırıyor hem de gıda fiyatları üzerinden geniş çaplı enflasyonist baskı oluşturuyor.
OECD, özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu süreçten daha ağır etkilendiğini, çünkü hane halkının gelirlerinin daha büyük bölümünü enerji ve gıdaya harcadığını belirtti.
Enflasyon daha kalıcı hale geliyor
Kuruluş, küresel enflasyonun 2026 yılında yüzde 4 seviyesine yükselmesini bekliyor. Bu oran, 2025’e kıyasla daha yüksek bir fiyat baskısına işaret ediyor.
Raporda öne çıkan unsurlar şöyle sıralanıyor:
* Enerji maliyetlerindeki artış
* Sanayi üretiminde yükselen girdi fiyatları
* Tedarik zincirlerinde devam eden kırılganlık
* Gübre fiyatları üzerinden gıda enflasyonu
OECD’ye göre, bu koşullar, Merkez Bankalarını zor bir dengeye zorluyor. Büyümeyi desteklemek için faiz indirimi ile enflasyonu kontrol altında tutmak için sıkı para politikası arasında bir tercih baskısı oluşuyor.
Kuruluş, birçok büyük ekonomide faiz oranlarının 2026’ya kadar yüksek seviyelerde kalmasının beklendiğini, erken gevşemenin ise enflasyon beklentilerini yeniden bozabileceğine işaret ediyor.
Avrupa en kırılgan bölgelerden biri
Rapora göre, Avrupa ekonomisi, enerji şoklarına en duyarlı bölgelerden biri olmaya devam ediyor.
OECD’nin Avro Bölgesi için tahminleri şöyle sıralanıyor:
* 2025 büyüme: Yüzde 1,4
* 2026 büyüme: Yüzde 0,8
* 2027 (toparlanma senaryosu): Yüzde 1,2
OECD, Avrupa’daki yavaşlamanın temel nedenleri arasında yüksek enerji maliyeti, sınaî rekabet gücündeki zayıflama ve malî sıkılaşmayı gösterdi.
Buna karşın iş gücü piyasasının görece dirençli kalması ve savunma harcamalarındaki artışın sınırlı bir destek sağlayabileceği ifade edildi.
Birleşik Krallık’ta büyümenin 2026’da yüzde 0,9’a gerilemesi, ABD’de ise yüzde 2,0 seviyesinde daha ılımlı bir büyüme görülmesi bekleniyor.
Yavaşlama ama resesyon değil
OECD’ye göre, ABD ekonomisi 2025’te yüzde 2,1 büyürken, 2026’da yüzde 2,0’ye gerileyecek.
Küresel ekonomide genel görünüm ise “dirençli ama zayıflayan büyüme” şeklinde niteleniyor. Kuruluş, özellikle yatırım iştahındaki düşüşün ve yüksek faiz ortamının büyümeyi sınırladığını belirtiyor.
Raporda dikkat çeken unsurlardan biri de yapay zekâ (YZ) yatırımlarının ekonomik büyümeye sağladığı katkı oldu.
OECD’ye göre:
* Veri merkezleri ve AI altyapı yatırımları küresel yatırımı destekliyor
* Teknoloji sektöründeki üretim artışı ticareti canlı tutuyor
* Verimlilik artışı potansiyeli büyümeyi yukarı çekebilir
Ancak raporda aynı zamanda önemli bir risk de dikkat çekildi: Enerji arzındaki uzun süreli kesintiler, yapay zekâ altyapısının temelini oluşturan veri merkezleri ve yarı iletken üretimini olumsuz etkileyebilir.
OECD ayrıca YZ’nin beklenenden daha güçlü bir büyüme etkisi yaratabileceğini, ancak bu etkinin zamanlamasının belirsiz olduğunu belirtti.
Enerji şoku
Rapora göre, mevcut kriz yalnızca büyüme ve enflasyonla sınırlı değil. Yatırımlar yavaşlıyor, istihdam artışı zayıflıyor, sınaî üretim baskı altında kalıyor ve küresel ticaret kırılganlaşıyor.
OECD, özellikle enerji piyasalarındaki uzun süreli bir bozulmanın, hem kısa vadeli büyümeyi hem de uzun vadeli verimlilik artışını tehdit edebileceği uyarısında bulundu.
OECD’nin değerlendirmesi, küresel ekonominin hâlihazırda “tam bir resesyon” içinde olmadığını, ancak kırılgan bir dengede ilerlediğini ortaya koyuyor.
Enerji fiyatları ve jeopolitik riskler düşmedikçe, büyüme yavaş kalacak, enflasyon yüksek seyredecek, faizler uzun süre yüksek kalacak ve yatırımlar sınırlı olacak.
Kuruluş, bu tabloyu değiştirecek en önemli unsurun enerji piyasalarındaki istikrar olduğunu ısrarla belirtiyor.








