CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "mutlak butlan" kararı sonrasında yapılan ilk grup toplantısında konuştu. (Foto: CHP Grubu)

KONULAR

Özel: 'Karşımızda mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı var'

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Karşımızda, 5 Kasım Kurultayı'nı hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı var" dedi. 

CHP TBMM Grubu, “mutlak butlan” kararı sonrası partide yaşananların ardından ilk kez toplandı. 

Grup Başkanı Özgür Özel, CHP’nin eski yöneticilerinin de yer aldığı toplantı salonuna, yoğun bir kalabalık ve sloganlar arasında girdi. 

Özel, konuşmasına “Meclis çok grup toplantıları gördü, çok coşkulu, kalabalık grup toplantıları gördü… Ama bugün buradaki tablo ve Dikmen kapısının önünde turnikeler önünde hazır bekleyen, içeri girmek için sıra bekleyen 3 bin 200 arkadaşımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bu bir grup toplantısı, o toplantıya katılma değildir. Bu bir sahip çıkma, tarihin doğru tarafında durma, tarih yazma ve partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme ziyaretidir" diye başladı.

Özel’in konuşmasından bazı satırbaşları şöyle:

"-Üç haftalık aranın ardından milletin Meclisi'nde, olmamız gereken yerde, milletin görevlendirdiği, milletvekillerimizin takdir ettiği görevimizle olmamız gereken kürsüdeyiz. Bizi soracak olursanız biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta dostu düşmanı birbirinden ayırmakta.”

“-Siz sokağı bilen, sokağı duyan, sokaktaki öfkeyi görenlersiniz ama bizim görevimiz bugün öfke seslerini bu yüce çatının altına, tepki seslerini bu yüce çatının altına taşımak değil. Bizim görevimiz büyük kumpasa karşı bu çatının altına direniş, mücadele ve umut seslerini taşımaktır.”

“-Hepimiz milletin seçilmiş temsilcileriyiz. Bizi buraya millet getirdi, bu görevleri millet verdi. Her ne yaşarsak yaşayalım milletin gündeminden kopamayız. Bugün halkımızın, milletimizin ağır bir ekonomik kriz altında ezildiğini hepimiz biliyoruz.”

“-Bugün Türkiye'nin en büyük sorunu verginin adaletsiz, haksız, yersiz alınma sorunudur.”

“Bu adaletsiz yüzde 90 vergiyi almaması gerekenlerden alanların, vergi verenleri, vergi verecekleri rahat bırakanların, yandaşa iltimas yapan, kıyak geçen, yandaşın vergisi parayı kazanmış, vergisi hesaplanmış, tam ödenecek zamana gelmiş, burada komisyonlardan onlara af çıkaranların tarafını görmek, hepimiz tarafımızı belirlemek durumundayız.”

-Milleti adaysız, milleti partisiz, kurumsuz, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz, yani kendileri açısından rakipsiz ya da rakibini kendilerinin belirlediği, şeklen olduğu, değiştirme ümidi olanların kararlılığı olan, sandığa küstüğü; değiştirmek istemeyenlerin düşük katılım oranlarında birileriyle iktidarlarını sürdürdükleri şekli bir demokrasiye dönmek istiyorlar."

"-Doğrusu, milletin dediği odur, dur. Kendi sözü: 'İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır, İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybederdir.' Yıllar sonra İstanbul, üç tercih üst üste kimin yöneteceğine karar vermiş.”

“-Bundan sonra da o kişinin Türkiye'yi yönetme ihtimali belirginleşmişken işte yapılan iş, bir sonraki cumhurbaşkanına, bir sonraki iktidara yapılan darbedir. Şimdi yaşanan, o iktidara gelecek olan partiye darbedir.”

“Umut sloganları atalım”

“-İhanet; yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında, içinde hissedildiğinde cezalandırandır.”

“-O yüzden, lütfen bu salonda, bu yüce çatı altında öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik kuracağımız cümleleri bekleyelim. Geleceğe yönelik umut sloganları atalım."

“Mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı”

"-Biz iktidara gelmek için genel seçimlere gün sayarken ve bir yandan partide 10 ay önce beş parti birlikte yüzde 25 oy almış, şimdi yüzde 38 oy almış.”

“-CHP o büyük değişimden dört ay, beş ay sonra yüzde 38 oyla, 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi Türkiye'nin birinci partisi oldu ve kurulduğu günden beri AK Parti'yi yenen ilk parti oldu.”

“-Bu yüzden bu değişimi, bu değişimin rüzgarını, kararlılığı, azmi görenler… ‘Bu görevi yapabilecek çok kuvvetli adaylarımız ve mutlaka ve mutlaka Erdoğan'ı yenecek en doğru adayımız vardır. O kararı vereceğim. Seçimi alacağım.' dediğimizi görenler işte bugünlere giriştiler.”

“-Sürecin tamamını ailelere, evlatlara, eşlere, dostlara haksızca saldıracak kadar küçülerek sürdürdüler. O süreçleri hep birlikte gördük.”

“-Karşımızda, 5 Kasım Kurultayı'nı hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani mutlak Sultan'la mutlak butlanın ittifakı var."

“Hukuksuz mahkeme kararıyla…”

"-Bugün burada oturanların meziyetleri, kaybetse de demokrasiye sahip çıkmak, kazanınca millete ayırmadan hizmet etmek; haklının yanında, haksızın karşısında durmak, mağdurdan yana olmak; her zaman ezilenin yanında durmak, karıncanın kardeşi olmak ve kazanmak için sadece ve sadece kendine güvenmek.”

“-Günü geldiğinde kazanma umuduyla iktidara yürümek varken diğer tarafta bugünkü iktidarla yürümeyi tercih eden ve bir haksız, hukuksuz mahkeme kararıyla bu partinin baba ocağında bulunanlar var.”

“-Örneğin bugün genel merkezdeki basın danışmanı bu partinin bir evladı değil.”

“-Sizin helal, her bir damlası helal alın teriyle kazanıp da partiye ödediğiniz aidatlarla alınmış arabalara 'haram mal' diyecek kadar yerin dibine geçmişler, oturuyor orada.”

“-Bugün, her gün mahkeme mahkeme gezen, butlan kovalayan, oradan buradan yalancı şahit ayarlayan, her seferinde önce inkar eden, sonra pişkinlik eden, geçmişte bu partinin kanını emenler o partide şimdi devlet karşısında güya partinin avukatı olmuşlar. Bizim haklı başvurumuzu haksız şekilde geri çekmeye kalkıyorlar. Bizden birileri değil, bir başkaları oturuyor orada.”

Oyunu bozdunuz”

"-Milletimiz, sizler bu oyunu bozdunuz. Genel merkezden polisle atıldığımızda Meclis'e yürüyüşümüz, bu çatıya sığınışımız ve buradaki başlangıcımız bir milattır. Meclis'in önünde Milli Egemenlik Parkı'ndaki dolu altında yürüyen o on binlerin sahip çıkışı bir milattır.”

“-Biz o yürüyüşle eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bir kara düzeni ve o kara düzenle iş birliği yapanları arkamızda bırakarak iktidar yürüyüşüne başladık sizinle birlikte."

“İzliyorum demekle olmaz, darbeye karşı olunur”

“-Erdoğan: Hani hiçbir yerinde yokum diyorsun ya, önümüze altı kere barikatlar çektiğin, TOMA'ları dizdiğin, dolunun altında o üstüne çıktığım TOMA var ya, sen o TOMA'nın şoför koltuğunda oturuyorsun.”

“-19 Mart'ta darbeyi yapan da 21 Mayıs butlan darbesini yapan da ardından polisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partiye sokan, bunların hepsini yapan sen, senin şımarttığın İstanbul Cumhuriyet Başsavcın, ödüllendirdiğin bakanın…”

“-15 Temmuz darbesinde şımarttıkların, ne istediyse verdiklerin, sırtını sıvazladıkların, altına F-16 çektiklerin bu Meclis'i bombaladı. Altına tank verdiklerin bu milleti ezdi.”

“ O gün, o darbeye karşı, o darbeye karşı ilk telefonu ben açtım AK Parti'ye. Milletvekillerimizle birlikte 15 kahraman arkadaşla 15 kişi vardık Ankara'da. Kapalıydı Meclis, kapalı Meclis'i açtırdık.”

“-Biz o gün en büyük rakibimize 'Darbe yapıldığında olmaz' demiştim, 'Biz burada duramayız' demiştim.”

“-Şimdi 10 gündür susan Erdoğan'a, 'Ben hiçbir tarafında yokum bu işin' diyen Erdoğan'a soruyorum: 'Hiçbir tarafında yokum' demek, bir yerde oturup da 'Susuyorum, izliyorum' demekle olmaz. Darbeye karşı olunur.”

“-Biz 15 Temmuz akşamından alnımızın akıyla çıktık. Siz 19 Mart ve 21 Mayıs darbeleriyle aslında demokrasinin tarafında değil, demokrasiden sebeplenerek milletinin sırtında, hatta gerekirse milletin kararının karşısında olduğunuzu gösterdiniz.”

“Elinizden geleni ardınıza koymayın”

“-Kurultayımızı iptal etmek için 2,5 yıldır her şeyi yaptılar.”

“-Dün bütün kurultaylar iptal edilip 38. Kurultay'ın delegeleri ayaktayken Anayasa Mahkemesi de 'Delegenin yarıdan bir fazlası diyorsa önünde kurultayın hiçbir engel olamaz' derken biz 15 gün sürede 552 delegemizden imza toplamak üzere dün sabah harekete geçtik.”

“-Rakam hızla 800'ü aşıp bine doğru ilerlerken bir soruşturma haberi daha. Aklınca gözdağı verecek, aklınca korkutacak. Diyor ki: 'Delegelerin ve yakınlarının hesaplarına bakacağım.' Elimizden geleni ardınıza koymayın.”

“-Bugün düşmanın oku demokrasi ve adalet isteyenlere, bugün düşmanın oku Gazi Mustafa Kemal'in partisine, Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelmiştir.”

“-Tüm demokratik sistem saldırı altındadır. Milletimizin iktidarı değiştirme iradesi saldırı altındadır.”

“-Bugün CHP'yi kurtarmak bir partiyi kurtarmak, CHP'yi savunmak bir partiyi savunmak değildir, bugün CHP'yi savunmak demokrasiyi savunmak, CHP'yi kurtarmak Türkiye'nin gelecek umudunu kurtarmaktır."

“Saflar nettir”

“-Saflar nettir. Otokratlarla demokratlar mücadele etmektedir.”

“-Ben buradan bu mücadelede uğradığımız bu haksızlıkta, dayanışma gösteren başta siyasi partilere ve genel başkanlarına, sendikalara… tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ediyorum. Ama teşekkür bir son değil, bir virgüldür.

“-Bundan sonra eğer mücadele sürerse biz kazanacağız. Destek sürerse biz kazanacağız. Dayanışma büyürse biz kazanacağız, Türkiye kazanacak.”

“-Bu Meclis’e bir yazı yazılmış ‘Grubumuz yoktur’ diye. Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır. CHP Grubu dimdik ayaktadır. “

“-Bu grup bir siyasi parti grubudur, adı CHP Grubu’dur. Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur.”