'AB ile Hindistan arasındaki anlaşma Türkiye için riskler taşıyor'
Avrupa Birliği (AB) ve Hindistan’ın 2 milyar insanı kapsayan bir serbest ticaret anlaşmasını sonuçlandırması Türkiye açısından riskler taşıyor.
Avrupa Birliği ile Hindistan, aylar süren yoğun müzakerelerin ardından önceki gün Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) vardı.
Anlaşma, AB ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini önemli ölçüde düşürürken, siyasi hassasiyetler nedeniyle tarım sektörünü kapsam dışı bırakıyor. Avrupa Birliği Komisyonu, anlaşmayı “tüm anlaşmaların anası” olarak nitelendiriyor. Bunun yanında AB ile Hindistan arasında bir güvenlik ve savunma ortaklığı anlaşması da imzalandı.
Çin rekabeti ile karşı karşıya olan ve ABD ile ilişkileri giderek bozulan AB için dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Hindistan ile ilişkilerin çok boyutlu olarak geliştirilmesi jeostratejik dengeler açısından büyük önem taşıyor.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Avrupa Birliği Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nun onayı gerekiyor. Komisyon, uygulamanın Ocak 2027’de başlamasını umuyor.
İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, AB ile Hindistan arasında bugüne kadar sonuçlandırılan bu en büyük STA’nın sonuçlarının Türkiye açısından olumsuz olacağını söyledi.
Türkiye’nin Gümrük Birliği kazanımları tehlikede
Bu anlaşmanın Türkiye’nin gümrük birliği kazanımları açısından olumsuz sonuçları olacağına değinen Zeytinoğlu, Mercosur Anlaşması’nın ardından, Hindistan ile sonuçlandırılan bu STA ile Türkiye’nin AB pazarındaki avantajlarının büyük ölçüde zedeleneceği uyarısında bulundu.
Başkan Zeytinoğlu şunları söyledi:
“Hindistan 773 milyar dolarlık ihracat ile dünyanın onuncu büyük ihracatçısı konumunda. AB ve Hindistan halen 180 milyar avronun üzerinde mal ve hizmet ticareti yapıyor. AB, Hindistan’ın en büyük ticaret partneri iken, Hindistan AB’nin 9’uncu büyük ticaret ortağı. Son 10 yılda iki taraf arasındaki mal ticareti yüzde 90 oranında artmış durumda ve yeni STA bu ticareti daha da artıracak. AB, Hindistan’dan makine ve cihazlar, kimyasallar, baz metaller, mineral ürünleri ve tekstil ithal ederken, makine ve cihazlar, nakliye araçları ve kimyasal ihraç ediyor. AB’nin Hindistan’daki yatırımları da 2023’te 140 milyar avroya ulaştı. Hindistan’da yaklaşık 6000 AB firması yerleşik bulunuyor. Hindistan’ın gümrük indirimlerinden faydalanarak AB pazarına ihracatını artırması makine, otomotiv, kimya, tekstil gibi Türkiye açısından kritik sektörlerde Türkiye için rekabeti artıracak ve pazar payında azalmaya yol açacak”.
Tarifeler sıfırlanacak
AB'nin, Hindistan’dan ithal edilen ürünlerin yüzde 90’ı için tarifeleri sıfırlayacağını kaydeden Başkan Zeytinoğlu, ikili ticaretin yüzde 100’e yakını için tarife tavizlerinin sağlanacağını ve Hindistan’ın AB’ye ihraç ettiği deniz ürünleri, kimyasallar, plastik ve kauçuk, deri ve ayakkabı, tekstil, hazır giyim, baz metaller, yarı değerli taşlar ve mücevher gibi ürünlerde tarifelerin sıfırlanacağını söyledi.
Otomobillere uygulanan tarifeler kademeli olarak yüzde 10’a düşürüleceğini belirten Zeytinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yıllık 250 bin araçlık kota uygulanacak. Otomobil parçalarında ise beş ila on yıl içinde tamamen kaldırılacak. Makinalarda yüzde 44’e, kimyasallarda yüzde 22’ye ve ilaçlarda yüzde 11’e varan gümrük vergileri de büyük ölçüde ortadan kalkacak. Hindistan, AB’den ithal ettiği ürünlerin yüzde 30’u için tarifeleri hemen sıfırlayacak. AB’nin ihraç ettiği ürünlerin yüzde 90’ı için tarifeler bitecek veya önemli ölçüde indirilecek. AB’ye çelik ihracatında SKDM kurallarına uyum için Hindistan’a maddi ve teknik destek sağlayacak. AB, 144 hizmet sektörünü Hindistan’a açarken, Hindistan da mali hizmetler, denizcilik ve Telekom dahil olmak üzere 102 alt sektörü açacak. Hassas Avrupa tarım sektörleri olan sığır eti, tavuk eti, süt ürünleri, pirinç ve şeker gibi ürünler anlaşma kapsamında serbestleştirme dışında tutuldu”.
“Gümrük Birliğinin güncellenmesi aciliyet taşıyor”
Anlaşmanın henüz imzalanmadığının altını çizen Zeytinoğlu, bu anlaşmanın taslak metnin yayınlanmasını takiben, hukuki olarak gözden geçirme sonrasında sırasıyla Konseyin, Avrupa Parlamentosu ve Hindistan Parlamentosu’nun onayına sunulacağını kaydederek, bu süre içinde Türkiye’nin de gümrük birliğindeki dengesizliğin düzeltilmesi için çabalarını artırması gerektiğini belirtti.
“Güncelleme konusunun artık büyük aciliyet taşıdığını” söyleyen Zeytinoğlu, “Türkiye’nin AB STA’larına eş zamanlı dahil edilmesi, hizmetler, tarım ve kamu alımlarının kapsama alınması gerekiyor. Bu olmadan Türkiye her yeni AB STA’sında yapısal kayıp yaşamaya devam eder. Gümrük birliği güncellenmeden AB’nin küresel ticaret ağının genişlemesi, Türkiye için sistematik bir dezavantaj üretir” dedi.
"Hindistan alternatif tedarik merkezi olabilir"
Hindistan’ın bu anlaşmayla alternatif tedarik merkezi olabileceğine dikkat çeken Zeytinoğlu, Türkiye’nin gümrük birliği sebebiyle Hindistan kökenli ürünlere gümrük vergilerini düşürmek durumunda kalacağını belirterek, şunları söyledi:
“AB’den gelen Hindistan orijinli ürünlere ek vergi uygulaması olabilir. Ancak bu da gümrük birliğine aykırı olur. Türkiye için ticaret sapması ve rekabet dezavantajı yaratır. Özellikle tekstil ve hazır giyim, otomotiv yan sanayi, kimyasallar ve ilaç, makine ve elektrikli ekipmanlar olumsuz etkilenir. Türkiye’nin tabi coğrafi yakınlık avantajı bulunuyor. Ama özellikle demiryolu bağlantılarını güçlendirilmezse, karayolu taşımacılığındaki kota ve diğer engeller aşılmazsa, navlun fiyatı düşmezse bunun da pek önemi kalmıyor.
Düşük maliyetli üretim ve ölçek ekonomisi ile Hindistan AB pazarına imtiyazlı erişim sağlayacak. Alternatif tedarik merkezi olarak öne çıkacak. AB’nin Türkiye’ye olan bağımlılığı azalacak ve gümrük birliğinin yarattığı ayrıcalıklı konum önemini kaybedecek. Hizmet ticareti, yatırımların korunma anlaşması, ticaret ve teknoloji konseyi ile Hindistan, AB sermayesi ve teknoloji için Türkiye’ye kıyasla daha cazip bir üretim ve hizmet üssü haline gelebilir. Doğrudan yabancı yatırımlar, tedarik ağları Hindistan’a göç edebilir”.








