KONULAR
Trump pilotlar kurtarıldı diyor, İran yalanlıyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran tarafından düşürülen bir F-15E Strike Eagle savaş uçağındaki kayıp bir Amerikan askerinin kurtarıldığını açıkladı, ancak Tahran yönetimi iddiayı reddetti.
ABD, savaş uçağının düşürülmesinden sonra dün kapsamlı bir arama-kurtarma operasyonu başlattı. Trump, sosyal medya paylaşımında pilotun yaralı olduğunu, ancak “iyi olacağını” belirterek, pilotun “İran’ın tehlikeli dağlarında” saklandığını ifade etti.
Trump, kurtarma operasyonunda “onlarca uçak” kullanıldığını ve Amerikan birliklerinin pilotun konumunu “24 saat boyunca takip ettiğini” söyledi. Pilotlardan biri daha önce kurtarılmıştı.
Trump, kendisine ait Truth Social platformundaki hesabından şunları paylaştı:
“Bu cesur savaşçı, İran'ın tehlikeli dağlarında düşman hatlarının gerisindeydi ve düşmanlarımız tarafından avlanıyordu. Yaralandı, ancak durumu iyi. Bu mucizevi Arama ve Kurtarma Operasyonu, dün gerçekleştirilen ve ikinci kurtarma operasyonumuzu tehlikeye atmak istemediğimiz için doğrulamadığımız bir başka cesur pilotun başarılı kurtarılmasının ardından geldi.”
Ancak Devrim Muhafızlarının Hatim el-Enbia Merkez Komutanlığı sözcüsü Albay İbrahim Zülfikâri, operasyonun İran güçlerince engellendiğini, araya giren hava ve kara kuvvetleri ile Besic birimleri ve kolluk güçlerinin çok sayıda Amerikan uçağını vurduğunu açıkladı.
Tasnim ajansının aktardığına göre, iki Black Hawk helikopteri ve bir C-130 askeri nakliye uçağı da bu operasyon sırasında vurularak yanmaya başladı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bagır Galibaf sosyal medayadan düşen ABD uçağının görüntülerini paylaştı ve "Amerika Birleşik Devletleri bu türden üç zafer daha kazanırsa, tamamen mahvolacaktır" diye yazdı.
Trump, Cumartesi günü Truth Social'da 26 Mart'ta verdiği ültimatoma atıfta bulunarak, “İran'a ANLAŞMA YAPMASI veya HÜRMÜZ BOĞAZI'NI AÇMASI için on gün süre verdiğimi hatırlayın. Zaman daralıyor — cehennem (sic) üzerlerine çökmeden önce 48 saat kaldı” diye yazdı.
İran'ın merkezi askeri komutanlığı ültimatomu reddetti; General Ali Abdullahi, Trump'ın tehdidini “çaresiz, gergin, dengesiz ve aptalca bir hareket” olarak nitelendirdi. Abdullahi, Trump'ın sözlerine atıfta bulunarak, “cehennemin kapıları sizin için açılacak” diye uyardı.
Buşehr nükleer santrali yine vuruldu
İran'ın Buşehr nükleer santrali yakınlarında nükleer santral, düzenlenen hava saldırılarında dördüncü kez vuruldu.
Buşehr nükleer santrali yakınlarında, Cumartesi günü düzenlenen bu saldırı bir güvenlik görevlisinin ölümüne yol açtı. Tesisi kısmen inşa eden ve işletilmesine yardımcı olan Rusya'nın 198 işçiyi tahliye ettiğini duyurmasına ve saldırıyı “kötü bir eylem” olarak kınamasına neden oldu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, güney kıyısındaki santrale yönelik saldırıların devam etmesinin, sonunda “Tahran'ı değil, GCC (Körfez İşbirliği Konseyi) başkentlerindeki yaşamı sona erdirecek” radyoaktif serpintiye yol açabileceği uyarısında bulundu.
Buşehr, İran'ın başkentine kıyasla Kuveyt, Bahreyn ve Katar'a oldukça daha yakın bir konumda.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Grossi, X'te yaptığı açıklamada, tesiste radyasyon seviyelerinde herhangi bir artış bildirilmediğini belirtti, ancak son haftalarda dördüncü kez gerçekleşen bu saldırıya ilişkin “derin endişesini” dile getirdi.
Bu arada, kurumun eski direktörü, ABD başkanının Tahran'a yönelik son tehdidinin ardından Körfez ülkelerine Trump'ın bölgeyi “bir ateş topuna” dönüştürmesini engellemeleri çağrısında bulundu.
1997'den 2009'a kadar IAEA'yı yöneten Muhammed El-Baradei, X'te “Körfez hükümetlerine: Lütfen, bu deli adam bölgeyi bir ateş topuna çevirmeden önce elinizden gelen her şeyi yapın” diye yazdı.
Ekonomik hedefler vuruldu
Tüm tarafların saldırıları giderek ekonomik ve endüstriyel tesisleri hedef almaya başladı ve bu durum, küresel enerji tedarikinde daha geniş çaplı aksaklıklar yaşanacağına dair endişeleri artırdı.
ABD ve İsrail'in Cumartesi günü düzenlediği saldırılar, İran-Irak sınırındaki bir petrokimya merkezi, bir çimento fabrikası ve bir ticaret terminalini vurdu; burada bir kişinin öldüğü bildirildi.
Yetkililer, Cumartesi günü Bahreyn'de önlenen İHA’lardan çıkan şarapnel parçalarının dört kişiyi yaraladığını, Dubai'de ise ABD'li bulut bilişim şirketi Oracle'ın da bulunduğu iki binanın enkaz parçalarıyla vurulduğunu bildirdi.
Başka bir cephede ise İsrail ordusu Cuma günü, İran destekli Hizbullah ile son çatışmaların başlamasından bu yana geçen bir ay içinde Lübnan genelinde 3.500'den fazla hedefi vurduğunu açıkladı.
Cumartesi gecesi, İsrail Suriye ile Lübnan arasındaki bir sınır geçişinin yakınlarına saldırı düzenleyeceği uyarısında bulunarak bölge sakinlerine tahliye emri verdi.
Tel Aviv'de ise yüzlerce İsrailli, savaşı protesto etmek ve barış görüşmeleri talep etmek için yürüyüş düzenledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Onları ezmeye devam edeceğiz” dedi.
İsrail ordusu, Maşehr’de bir petrokimya kompleksine saldırdığını duyurdu. İran devlet medyası beş kişinin öldüğünü ve 170 kişinin yaralandığını bildirdi.
İran görüşmelere katılmayı reddetti
Savaş, 28 Şubat’ta ABD-İsrail ortak saldırılarıyla başladı ve haftalar içinde binlerce kişinin ölümüne, küresel piyasalarda dalgalanmalara ve enerji fiyatlarında artışa yol açtı.
Altıncı haftasına giren çatışmalar, İran ve Lübnan’da yoğunlaşırken Körfez ve Orta Doğu’da gerginliği artırıyor.
Trump, Hürmüz Boğazı’nın açılması için İran’a 48 saat süre tanımış ve aksi halde “cehennem gibi bir saldırı” olacağını duyurmuştu.
Pakistan, Türkiye ve Mısır’dan arabulucular, ABD ve İran’ı müzakere masasına getirmeye çalışıyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın Pakistan’da yapılacak görüşmelere katılmayı reddetmediğini belirtti.








