KONULAR
Dünyanın gündemi Hürmüz Boğazı
İngiltere, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya yönelik yolları ve tedbirleri görüşmek üzere, ABD'nin dikkat çekici bir istisna oluşturduğu 40’tan fazla üst düzey yetkililerinin katıldığı sanal bir toplantıya ev sahipliği yapıyor.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, sanal toplantının başında yaptığı açıklamada, “Bugün 40'tan fazla ülkenin dışişleri bakanları ve temsilcileri, Hürmüz Boğazı, boğazın kapatılmasının sonuçları, uluslararası deniz taşımacılığı için seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanmasının acil ihtiyacı ve boğazın yeniden açılması konusundaki kararlılığımızı tartışmak üzere bir araya geldi” dedi.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, daha önce yaptığı açıklamada, toplantıda, “deniz seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmek, mahsur kalan gemilerin ve denizcilerin güvenliğini sağlamak ve hayati öneme sahip malların nakliyesini yeniden başlatmak için alınabilecek tüm uygulanabilir diplomatik ve siyasi önlemlerin değerlendirileceğini” söylemişti.
Toplantı, ülkeler diplomatik ve diğer yolları aramak için koalisyonlar ve görev güçleri oluşturmaya çalışırken gerçekleşiyor. ABD Başkanı Donald Trump, ülkeler Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve gazı istiyorlarsa, boğazı yeniden açmaları gerektiğini söyledi.
ABD, bu darboğazı yeniden açma girişimlerinden uzak dururken, Başkan Trump dün geceki konuşmasında ulusa “Hürmüz Boğazı’ndan petrol alan dünya ülkeleri bu geçidi korumalıdır. Onu değer vermeli, sahip çıkmalı ve korumalıdır” dedi.
LNG arzının yüzde 20’si
28 Şubat’ta ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları başlamadan önce Hürmüz Boğazı, tüm gemi trafiğine koşulsuz olarak açıktı ve günlük küresel petrol ve LNG arzının yüzde 20’sinin buradan geçtiği görülüyordu.
Savaş başladığından beri, en kritik petrol geçiş noktası olan boğazdaki trafik, İran’ın takdirine bağlı olarak birkaç tankere kadar azaldı ve bu tankerler çoğunlukla Çin, Hindistan ve Asya’daki diğer ülkelere yöneldi.
Hindistan, Pakistan ve Çin dahil Asyalı enerji alıcıları, tankerlerinin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişini sağlamak için İran ile doğrudan müzakere ediyor. Ancak böyle bir yaklaşım uzun vadede sürdürülebilir değil.
Bu nedenle Asya ve Avrupa ülkeleri, boğazı yeniden açmanın yollarını aramak için ittifaklar kuruyor.
Çarşamba günü Fransa ve Japonya, savaşın sona ermesi, Hürmüz Boğazı'nın petrol ve gaz tankerlerine yeniden açılması için yakın işbirliği içinde hareket etme konusunda anlaştı.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasından doğrudan etkilenen Körfez üreticilerinden biri olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Birleşmiş Milletler'e, “Hürmüz Boğazı ve çevresinde güvenli ve emniyetli seyir ile seyir hak ve özgürlüklerini sağlamak” için güç kullanımı da dahil olmak üzere bir dizi önlemi onaylaması çağrısında bulundu.
BAE Sanayi Bakanı ve Abu Dabi'nin ulusal petrol şirketi ADNOC'un genel müdürü ve Grup CEO'su Sultan Al Caber, sosyal medya paylaşımında, paylaşımda bulundu, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki eylemleri “küresel ekonomik şantaj” niteliğinde olduğundan, dünyanın enerjinin serbest akışını korumak ve ekonomik çöküşü önlemek için birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtmişti.
Macron askeri planı reddetti
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle kullanılamaz hale Hürmüz Boğazı’nda ulaşımın yeniden sağlanması için 40’tan fazla ülkenin görüşmeler yürüttüğü bir ortamda, bu amaçla askeri güç kullanmanın “gerçekçi olmayacağını” söyledi.
Boğaz, normalde dünyadaki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık yüzde 20’sini taşıyor, ancak giderek genişleyen bölgesel çatışma nedeniyle İran tarafından fiilen kapatılmış durumda.
28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının Tahran'ın İsrail, ABD üsleri ve Körfez ülkelerine misilleme saldırıları başlatmasına yol açmasından bu yana Orta Doğu'da binlerce kişi hayatını kaybetti.
Küresel ekonomi darbe aldı
İran o günden beri Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatarak petrol ve gaz fiyatlarında keskin bir artışa neden oldu.
Çoğunlukla İran, BAE, Hindistan, Çin ve Suudi Arabistan'dan gelen sınırlı sayıda gemi hala boğazdan geçebiliyor; İran ise rotanın “düşmanlarına” kapalı olduğunu belirtiyor.
Trump müttefiklere müdahale çağrısında bulundu. Çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Boğaza gidin, ele geçirin, koruyun, kullanın” diyen Trump, çatışmanın başlamasından bu yana ABD’yi desteklemedikleri için NATO ortaklarını eleştirdi.
Macron, Güney Kore gezisi sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bazıları, zaman zaman ABD tarafından da dile getirilen, ancak değişkenlik gösteren bir tutum olan, askeri operasyon yoluyla Hürmüz Boğazı’nı zorla kurtarma fikrini savunuyor” dedi ve ekledi:
“Bu, gerçekçi olmadığı için hiçbir zaman desteklediğimiz bir seçenek olmadı. Bu sonsuza kadar sürer ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen herkesi Devrim Muhafızları’nın yanı sıra balistik füzelerin oluşturduğu risklere maruz bırakır.”
“En kısa sürede barış istiyoruz”
Boğazı güvence altına alma girişimi Mart ortasında altı ülke (Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Japonya) tarafından başlatıldı.
Bu ülkelerden birkaçı, çatışma devam ederken hiçbir adım atılamayacağını belirtti.
Macron, boğazın yeniden açılması için Tahran ile diyalog kurulması gerektiğini belirterek, “Başından beri söylediğimiz şey, bu boğazın enerji akışları, gübre ve uluslararası ticaret açısından stratejik olduğu için yeniden açılması gerektiği, ancak bunun ancak İran ile istişare edilerek yapılabileceğidir” dedi.
Ayrıca Trump’ın NATO müttefiklerine yönelik eleştirilerine de yanıt veren Macron, “Yardım almadıkları için üzülebilirler, ancak bu bizim operasyonumuz değil. Biz mümkün olan en kısa sürede barış istiyoruz” dedi.








