CHP’de Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayın iptali davasında 'mutlak butlan' kararı çıktı. Karar, CHP yönetimini 38. Kurultay öncesi duruma getiriyor. (Görsel: YZ)

CHP kongresi için ‘mutlak butlan’ kararı

CHP’de Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 2023’teki kurultayın iptali talebiyle açılan davada "mutlak butlan" kararı çıktı.

Ankara Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi CHP’de Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayı için mutlak butlan ve Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin göreve devam etmesi kararı verdi.

Kararla CHP’nin genel merkez, il ve ilçe örgütlerindeki yönetim organları 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Kurultay öncesi duruma dönecek.

Mahkeme kararından

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2026 tarihli kararındaki hükümler özetle şöyle:

“-CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayının mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeni ile iptaline karar verildiginden bu tarihten sonra yapılan tüm Olagan ve Olağanüstü Kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların İPTALİNE,

-4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olagan Seçimli Kurultaydan ÖNCEKİ DURUMA DÖNÜLMESİNE,

-Kurultay tarihinden önceki genel baskan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE,

-08/10/2023 tarihinde gerçeklestirilen CHP Istanbul Il Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul oldugunun TESPİTİ ile yapıldıgı tarihten itibaren IPTALINE,

-08/10/2023 tarihli CHP Istanbul Il Kongresinden ÖNCEKİ DURUMA DÖNÜLMESİNE, kongre tarihinden önceki il baskanı ve parti il organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE,

-Mutlak butlanla sakatlanmıs 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen genel baskan Özgür Özel’in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinin tedbiren görevden uzaklastırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroglu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinlesinceye kadar TEDBİREN GÖREVİ ÜSTLENMELERİNE/GÖREVE İADELERİNE”

2023'ün sonlarında yapılan olağan parti kongresinde delegelerin mevcut genel başkan Özgür Özel lehine oy kullanmaları için "para aldıkları" iddiaları üzerine dava açılmıştı.

İmamoğlu: ‘Demokrasiye darbedir

Cezaevindeki İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu adına Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nden yapılan paylaşımda karar “demokrasiye ve Cumhuriyet’e yönelik darbe” olarak nitelendi. 

Sosyal medyadan yapılan paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

“Erdoğan zihniyetinin yargı eliyle yürüttüğü siyasi darbelere karşı hep birlikte mücadelede kararlıyız. Alınan butlan kararı yok hükmündedir. Sadece CHP’ye yapılan bir darbe değildir; Türkiye’ye, demokrasiye, Cumhuriyet’e bir darbedir. Anayasal düzeni yok etmektir. Mesele ciddidir. Partiler üstüdür. Milletçe Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır.”

Yavaş: “Türkiye’ye hiçbir faydası yok”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yaşanan sürecin Türkiye’ye bir faydası olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.

Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur…
Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen ‘seçime hile karıştırıldığı’ yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.

Anayasa’nın 79. maddesi açıktır.
Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.

Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.

Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.

Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.

Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.

Aklıselimle hareket

Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.

Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.

Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.

Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.”

Kılıçdaroğlu’dan ‘işbirliği’ çağrısı

CHP’nin 38. Kurultayı için verilen “mutlak butlan” kararıyla partinin başına geçiş yolu açılan Kemal Kılıçdaroğlu, “uyum ve işbirliği” çaprısı yaptı.

Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir.

38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır.

Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci ‘keşkelerle’ değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız.

Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz.

Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz. Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum.”

'Mutlak butlan’ kararına muhalefetten tepkiler

CHP’nin 38. Kurultayı için verilen mutlak butlar kararına muhalefet partilerinden tepki geldi.

Yapılan açıklamalarda karar “demokrasiye ve millet iradesine” yönelik bir durum olarak nitelendirildi ve “yargı eliyle siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığı” belirtildi.

Tepkilerde bazılar şöyle:

Dervişoğlu: ‘Kararın kendisi butlan’

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Millet iradesine karşı yapılan demokrasi dışı her türlü müdahaleye sonuna kadar karşıyız. Bizim gözümüzde; ALINAN BUTLAN KARARININ, KENDİSİ MUTLAK BUTLANDIR!..” diye yazdı.

DEM Parti: “Demokrasi ve hukuktan yanayız”

DEM Parti MYK’dan yapıla açıklamada şu ifadeler yer verildi:

“CHP’ye mutlak butlan kararı, hukuk ve adaletle bağdaşmayan, siyaseti yargı eliyle dizayn etmek isteyen bir siyasi baskı operasyonunun ve anlayışının parçasıdır.

DEM Parti olarak geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasi ve hukuktan yanayız. Onlarca yıllık mücadelemizin temel ve ilkesel düsturu, demokratik siyasete dönük saldırılara karşı halk iradesinin yanında olmaktır.

Toplumsal barışı sağlama çabalarının yoğunlaştığı bu tarihsel dönemde, devleti ve Cumhuriyeti gerçek anlamda demokrasiyle buluşturmanın yolları mümkünken, mutlak butlan kararı ancak Barış ve Demokratik Toplum Sürecine olan inançsızlığı büyütür. Toplumda kutuplaşmayı artıran, iç barışı tahrip eden uygulamalar güven bunalımını artırır.

Yasal düzenlemelerin eşiğine geldiğimiz bugünlerde alınan bu karar, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini adeta gölgelemeye dönük bir adımdır.

Mesele, Türkiye’nin demokrasi meselesidir. Bu hukuk ve adalet dışı uygulamalara derhal son verilmelidir.

DEM Parti olarak; bu ülkede demokrasiyle soluklanabileceğine inanan, adalete özlem duyan, demokratik değerler için mücadele eden milyonlarca yurttaşımızla bir aradayız, yan yanayız.”

Arıkan: “Onarılmaz yaralar açacaktır”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da sosyal medyadan yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Türkiye siyasi tarihinde, siyaseti ve siyasi partilerin geleceğini her zaman ‘milletin vicdanı’ ve ‘iradesi’ belirlemiştir.

Yargı eliyle siyasi partilerin güvencesiz hale getirilmesi, demokrasimiz açısından onarılamaz yaralar açacaktır.

Partilerin geleceğine ‘mahkeme salonlarında’ değil ‘millet iradesiyle’ sandıkta karar verilir. Söz de karar da mühür de MİLLETİNDİR.”

Erkan Baş: “Direneceğiz

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş ise sosyal medya paylaşımında, “Mutlak butlanı da iktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi de siyaseten tanımayacağız. Kararlılık büyürse karanlık dağılacak, içinizi ferah tutun. Memleketimiz için direneceğiz” diye yazdı.

Babacan: ‘Mahkeme değil, üyeler karar verir’

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medyadan yaptığı açıklamada şunları yazdı:

“DEVA Partisi olarak ilkesel tutumumuz açıktır: Siyasi partileri kimlerin yöneteceği mahkeme kararlarıyla değil; üyelerin, delegelerin ve seçmenin iradesiyle belirlenir. Yargı, siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez.

Türkiye’nin ihtiyacı hukuki güvenlik, demokratik rekabet ve sandık iradesine saygıdır. Hukukta öngörülebilirlik yoksa demokrasi de ekonomi de ülke de zarar görür.”

Davutoğlu: ‘Kongrelerin güvenliği tartışmalı hale gelir’

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Parti kimliklerinden bağımsız olarak hepimizin odaklanması gereken temel husus siyasi ahlakımızdaki yozlaşma ve demokrasimizin temelini oluşturan seçim güvenliğinde ortaya çıkan kaostur.

Alınan mutlak butlan kararının işleyiş süreci ve zamanlaması açısından hukuki bir sonuçtan çok siyaseti dizayn etme çabası olduğu açıktır.

Tam yetkili olan YSK kararını verdikten sonra yapılan işlemlerin geçerliliği tartışılmaya başlanırsa bundan sonra yapılacak seçim ve kongrelerin güvenliği de tartışmalı hale gelir.

Siyasi kültürümüzün ve demokratik süreçlerimizin siyasi ahlak temelinde yeniden yapılandırılması zorunludur.”

Finansal İstikrar Komitesi toplanıyor

CHP 38. Kurultayı için verilen “mutlak butlan” kararının ardından Finansal İstikrar Komitesi toplanıyor. 

Yapılan açıklamaya göre, toplantıda “finansal piyasalarda yaşanan güncel gelişmelerin ekonomiye etkileri” görüşülecek. 

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada toplantıya ilişkin şu ifadeler yer aldı

“Finansal İstikrar Komitesi Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek başkanlığında 22 Mayıs 2026 Cuma günü saat 08:30'da toplanacaktır.

Toplantıda, finansal piyasalarda yaşanan güncel gelişmelerin ekonomiye etkileri ile piyasaların etkin, sağlıklı ve kesintisiz işleyişinin sürdürülmesi amacıyla atılan ve atılabilecek adımların değerlendirilmesi planlanmaktadır.”