2025'te işsizlik azaldı, âtıl işgücü arttı
Resmi rakamlara göre 2025 yılında işsizlik oranı bir önceki yıla göre azalarak yüzde 8,3, “geniş tanımlı işsizlik” olarak nitelenen âtıl işgücü oranı ise bir önceki yıla göre artarak yüzde 29,7 oldu.
İstihdam oranı bir önceki yıla göre azalarak yüzde 49, işgücüne katılım oranı da aynı şekilde azalarak yüzde 53,5 düzeyinde gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı işgücü istatistikleri yayımlandı.
Hane halkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu.
İşsizlik oranı ise 0,4 puan azalarak yüzde 8,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 11,3 olarak tahmin edildi.
Âtıl işgücü oranı yüzde 29,7
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan âtıl işgücü oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 3 puan artarak yüzde 29,7 oldu.
Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,6 iken, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 19,9 olarak gerçekleşti.
Gençlerde işsizlik yüzde 15,3
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 1 puan azalarak yüzde 15,3 oldu.
Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 11,7, kadınlarda ise yüzde 22,1 olarak tahmin edildi.
İstihdam oranı yüzde 49,0
İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre 54 bin kişi azalarak 32 milyon 566 bin kişi, istihdam oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 49,0 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,4 iken kadınlarda yüzde 32,1 olarak gerçekleşti.
İşgücüne katılma oranı yüzde 53,5
İşgücü 2025 yılında bir önceki yıla göre 200 bin kişi azalarak 35 milyon 533 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,7 puan azalarak yüzde 53,5 düzeyinde kaldı. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 36,2 oldu.
İstihdamın yüzde 59,0'ı hizmet sektöründe
İstihdam edilenlerin yüzde 14,0'ı tarım, yüzde 20,2'si sanayi, yüzde 6,8'i inşaat, yüzde 59,0'ı ise hizmet sektöründe yer aldı.
Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında hizmet sektörünün payı 1,1 puan, inşaat sektörünün payı 0,2 puan artarken, tarım sektörünün payı 0,8 puan, sanayi sektörünün payı ise 0,5 puan azaldı.
2025 yılında 4 milyon 560 bin kişi tarım sektöründe, 6 milyon 578 bin kişi sanayi sektöründe, 2 milyon 224 bin kişi inşaat sektöründe, 19 milyon 204 bin kişi hizmet sektöründe istihdam edildi. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 267 bin, sanayi sektöründe 168 bin kişi azalırken, inşaat sektöründe 62 bin, hizmet sektöründe 318 bin kişi arttı.
İllerde işsizlik ve istihdam
İşsizlik oranı en düşük il yüzde 4,0 ile Ardahan iken, işsizlik oranı en yüksek il yüzde 13,8 ile Hakkâri oldu.
En yüksek istihdam oranı yüzde 58,1 ile Artvin ilinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise yüzde 32,9 ile Hakkâri ilinde oldu.
En yüksek işgücüne katılma oranı yüzde 61,3 ile Artvin ilinde gerçekleşti. En düşük işgücüne katılma oranı ise yüzde 38,1 ile Hakkâri ilinde oldu.
DİSK-AR: ‘Âtıl işgücü oranı AB’nin 2,4 katı’
DİSK-AR’ın araştırmasına göre, Türkiye’de geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin 2,4 katı düzeyinde.
DİSK-AR’ın ‘2025 yılı İşsizlik ve İstihdamın Görünümü’ raporu kamuoyu ile paylaşıldı.
Raporda, TÜİK’in açıkladığı verilerde 2024’te yüzde 8,7 olan dar tanımlı işsizlik oranı 2025’te 0,4 puan azalarak yüzde 8,3 olduğu hatırlatılarak, şu tespit ve değerlendirmelere yer verildi:
“Ancak işsizlikteki gerçek durumu anlamak için geniş tanımlı işsizlik oranına bakmakta yarar var. Dar tanımlı işsizlik oranındaki düşüşe karşın, geniş tanımlı işsizlik artış eğilimini sürdürüyor. 2024 yılında yüzde 26,7 olan geniş tanımlı işsizlik oranı son bir yılda 3 puan artarak 2025’te yüzde 29,7’ye yükseldi.
Geniş tanımlı işsizlik ile dar tanımlı işsizlik arasındaki makasın açılmasının ve geniş tanımlı işsizlik oranının artmasının sebebi zamana bağlı eksik istihdam edilenler ile iş bulma ümidini kaybedenler, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ve iş arayan ancak hemen işbaşı yapamayacak olanları kapsayan potansiyel işgücündeki artıştır.
2025’te Türkiye’de dar tanımlı işsizlik yüzde 8,3 ve geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 29,7 iken AB üyesi 27 ülke ortalamasında dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 6,3 ve geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 12,2’dir. Böylece dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki puan farkı AB-27’de 6 iken Türkiye’de 21,3’tür. Türkiye’de geniş tanımlı işsizlik oranı AB üyesi 27 ülkenin 2,4 katıdır.
2024’te 32 milyon 620 bin olarak açıklanan istihdam edilenlerin sayısı 2025’te 32 milyon 566 bin olarak hesaplandı. 2025’te istihdam oranı ise yüzde 49 olarak gerçekleşti. Ancak TÜİK’in resmi istihdam verileri de tıpkı dar tanımlı işsizlik verileri gibi işgücü piyasasına ilişkin gerçeğin sadece sınırlı bir kısmını gösteriyor. İstihdam verileri tek başına istihdamın niteliği konusunda bilgi vermiyor. Bu nedenle alternatif işsizlik hesaplamaları yanında alternatif istihdam hesaplamalarına da ihtiyaç vardır.”
Raporda geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) oranının erkeklerde yüzde 24 ve kadınlarda yüzde 39,1 olduğu belirtilerek, “TÜİK verilerinden yararlanarak hesapladığımız geniş tanımlı işsiz sayısı ise kadınlarda 5 milyon 982 bin ve erkeklerde ise 6 milyon 93 bin olarak gerçekleşti” denildi.
Raporda, TÜİK istatistiklerinde 15-24 yaş arası gençlerde dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 15,3 olduğu hatırlatılarak, bu kapsamda yapılan hesaplamalara göre hesapladığımız 15-24 yaş arası genç nüfusta geniş tanımlı işsizlik oranının 2025 yılında yüzde 38,3 düzeyinde olduğu ifade edildi.








