MHP Genel Başkanı Bahçeli, PKK'nın fesih kongresinin 4 Mayıs'ta Malazgirt'te yapılmasını önerdi. (Foto: dbdevletbahceli / Instagram)

Bahçeli, PKK'nın tasfiye kongresi için Malazgirt'i önerdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK'nın fesih kongresinin 4 Mayıs'ta Malazgirt'te yapılmasını önerdi, CHP’yi "Türkiye’yi karıştırmak için bütün kriz tuşlarına basmakla" eleştirdi.  

Bahçeli, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, 21 Mart'ta kutlanacak Nevruz'un "bereket ve birliğin simgesi; sevgi ve hürmetin siperi" olduğunu ifade ederek, asırlardır Türkler tarafından kutlandığını ifade etti. 

Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Beklentim ve temennim odur ki, terörsüz Türkiye amaç ve azmi bu yılki Nevruz Bayramı’na mühür vurmalı, doğudan batıya, kuzeyden güneye muazzam beşeri cevher olan Türk milleti ailesi tek yürek halinde geleceğine ve geçmişin kutlu emanetlerine ortaklaşa sahip çıkmalıdır.

Bu kapsamda bölücü terör örgütü PKK, 27 Şubat İmralı çağrısının gecikmemesi ve aziz milletimizin yoğunlaşan arzusunun boşa düşmemesi maksadıyla bir an evvel kongresini toplayarak fesih kararı almalı, nihayet silahları bırakarak Türkiye Cumhuriyeti’ne teslim etmelidir.

Fesih kararının sürüncemede bırakılması hiç beklenmedik komplikasyonlara, hiç tahmin edilmedik komplolara ve karmaşık provokasyonlara sahne olabilecektir. Bölücü terör örgütünün derhal karar alması gerekmektedir.

PKK kongresi için yer ve tarih

Bizim tasavvur ve teklifimiz Hıdırellez’in arifesinde, mesela 4 Mayıs 2025 Pazar günü Muş’un Malazgirt ilçesinde DEM Partili belediye başkanının destek, katkı ve yardımıyla PKK’nın kongresini toplayarak fesih tartışmalarına son noktayı koyması ve bu işi bitirmesidir.

Terörsüz Türkiye gayesinde tavsama ve tehir pişmiş aşa su katmaktan, bunca gösterilen fedakârlıkların heba olmasından başka bir manaya gelmeyecektir."

"Organize terör ve yolsuzluk sarmalı"

Terörsüz Türkiye hedefi için "güçlü ve güven uyandıran hamleler yapılıyorken, CHP’nin başını çektiği tehlikeli ortam günbegün genişletilmek istenmektedir" diye Bahçeli, şöyle devam etti:

"İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na çöreklenen CHP markalı çıkar ve soygun ittifakının kirli çamaşırları birer birer deşifre edildikçe gündemi meşgul eden mevzu bahis ağır meselenin diploma iptalinin çok ötesinde vahim bir organize terör ve yolsuzluk sarmalı olduğu anlaşılmıştır.

CHP’nin Türkiye’yi karıştırmak ve hukukun işleyişini sakatlamak için bütün kriz tuşlarına bastığı görülmektedir.

Terörsüz Türkiye’yi sekteye uğratmak, asayişsizliği teşvik etmek, bindirilmiş kıtaları sokak aralarına ve protesto gösterilerine kışkırtmak CHP Genel Başkanı’yla her rüzgara yelken olan yakın çalışma arkadaşlarının altından kalkamayacağı bir vebaldir.

Türkiye’nin iç barış ve huzur ortamının Saraçhane tertibiyle bozmaya kalkışmak, halkımızı kin ve düşmanlığa tahrik etmek bilinsin ki yasa ve anayasaya meydan okumaktır."

"Saraçhane oyunları"

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve yapılacak önseçimin kendi meseleleri olmadığını ifade eden Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ancak hukuki bir tasarruf ve tedbiri sivil darbe iftirasıyla baltalama girişimi devletin egemenlik vasfına, hukuk ve demokrasi güvenliğine aleni bir saldırıdır.

Bu saldırı karşısında devletimizin ve hükümetimizin sonuna kadar yanında duruş göstereceğimizi herkesin bilmesinde çok ciddi yarar olacaktır.

Türkiye’nin istikbal ve istiklalini Saraçhane oyunlarıyla sarsma ve sabote etme girişimlerine Türk milleti müsaade etmeyecek, suç örgütü mahiyeti kazanan ve dış bağlantılı olduğu az çok belli olan belediye çetesine Cumhur İttifakı sonuna kadar direnecektir.

Herkesi sükûnete ve aklı selime davet ediyorum. CHP yönetimini, bilumum sol ve marjinal grupları sonu karanlık eylem ve emellere derhal son vermeye çağırıyorum.

Türk yargısının vereceği kararın saygıyla karşılanmasını, sokak dilinden vazgeçilmesini, işbirlikçi kaos ve kriz severlere akıllarını başlarına almalarını tavsiye ediyor, bilcümle bu hususları birliğimiz ve dirliğimiz adına mecburiyet görüyorum.

Türkiye Cumhuriyeti’nde hak arama yolları açıktır. Türk mahkemeleri bağımsız ve tarafsızdır. Konusu suç teşkil eden fiilleri işleyen kim olursa olsun bedelini en ağır şekilde ödemelidir."

Bahçeli, "sokaklara dökülmekten" söz edenler olduğunu da belirterek, "İhanet ne kadar dinç, cüretkâr, talepkar ve ısrarlı olursa olsun Türkiye’ye kendisini adamış, Türk milletini bir ve bütün yaşatma konusunda and içmiş olan vatanseverler hiçbir habis niyet ve faaliyete geçit vermeyecektir" dedi.