ABD saldırılarının hedefi olduğu bildirilen ve İran’ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının yapıldığı Harg adası, stratejik bir enerji merkezi olarak öne çıkıyor.

ABD saldırılarının hedefi olan Harg Adası

ABD saldırılarının hedefi olduğu bildirilen ve İran’ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının yapıldığı Harg adası, stratejik bir enerji merkezi olarak öne çıkıyor.

Basra Körfezi’nin kuzeyinde, İran kıyılarının yaklaşık 30 kilometre açığında ve Hürmüz Boğazına yaklaşık 500 kilometre mesafede bulunan ada, savaşın başlangıcından bu yana İsrail ve ABD tarafından uzun süre hedef alınmamıştı.

Ancak bu durum, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün yaptığı açıklamayla değişti. Trump, Amerikan güçlerinin Harg adasındaki askerî hedefleri “tamamen yok ettiğini” duyurdu. 

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “Adadaki petrol altyapısını yok etmemeyi tercih ettim” ifadelerini kullandı, ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğine müdahale etmesi halinde bunun değişebileceğini söyledi.

İran’ın yarı resmi haber ajansı Fars haber ajansı ise adada petrol altyapısının zarar görmediğini bildirdi. 

Ajans, saldırılarda en az 15 hedefin vurulduğunu ve bunlar arasında hava savunma sistemleri, Coşan deniz üssü, havaalanı kontrol kulesi ve İran’ın açık deniz (offshore) petrol ve gaz sahalarının işletilmesinden sorumlu olan petrol şirketi Continental Shelf Oil Company’ye ait bir helikopter hangarının bulunduğunu aktardı.

Yaklaşık olarak Manhattan’ın üçte biri büyüklüğünde çalılık bir kara parçası olan Harg adası, İran’ın en büyük ham petrol ihracat terminaline ev sahipliği yapıyor. 

Ada, İran’da 1960 ve 1970’lerdeki petrol hamlesi döneminde hızla geliştirildi. İran kıyılarının büyük bölümünün süper tankerlerin yanaşması için yeterince derin olmaması, Harg Adasını stratejik bir liman haline getirdi.

Tahran yönetimi, ihracat kapasitesini çeşitlendirmek amacıyla 2021’de Umman Körfezi’nde yer alan Jask terminalini açtı. Ancak Harg hâlâ İran ekonomisinin temel taşlarından biri olarak görülüyor ve ülkenin ideolojik ordusu olan Devrim Muhafızlarına önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor.

Son günlerde ABD basınında, özellikle Harg Adasına olası bir kara operasyonu için Amerikan güçlerinin hazırlık yaptığına ilişkin spekülasyonlar da yer aldı. 

Ancak uzmanlara göre, petrol tesisleri, boru hatları ve depolama tanklarıyla kaplı bu adada bir kara operasyonu yürütmek “son derece zor” olacaktır. 

Iran ise petrol altyapısına yönelik herhangi bir saldırıya “göze göz” karşılık verileceği uyarısında bulundu. Tahran yönetimi ayrıca, Ortadoğu’daki ABD bağlantılı petrol tesislerini “küle çevirmekle” tehdit etti.

İran, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) içinde dördüncü büyük ham petrol üreticisi konumunda bulunuyor. Bu nedenle Harg adasındaki gelişmeler, küresel enerji piyasaları açısından da yakından izleniyor.

Harg adası, 1980-1988 yılları arasındaki İran-Irak savaşında da Irak uçaklarınınn hedefi olmuştu.

Harg adasında petrol yüklemesi sürüyor

ABD’nin askerî hedefleri vurduğunu açıkladığı Harg adasında ise petrol ihracatı tamamen durmadı. 

Gemi takip verilerine göre, iki tanker bugün adada petrol yüklemeye devam etti. Ada, İran’ın ham petrol ihracatının neredeyse tamamını karşılayan ana terminal konumunda bulunuyor.

Hürmüz Boğazı krizin merkezinde

İran’ın roket ve SİHA saldırıları sürerken, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin büyük ölçüde durma noktasına geldiği belirtiliyor. Dünyada ticareti yapılan petrolün yaklaşık beşte biri bu dar boğazdan geçiyor.

İran askeri sözcülerinden İbrahim Zülfikâri, İran petrol altyapısının hedef alınması durumunda bölgede ABD ile bağlantılı tüm enerji ve ekonomik tesislerin vurulacağını söyledi. 

Tahran ayrıca ABD’nin saldırılar için BAE’deki liman ve tesisleri kullandığını iddia ederek, bu ülkenin bazı şehirlerini hedef alabileceği tehdidinde bulundu.

ABD savaş bölgesine takviye gönderiyor

ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş üçüncü haftasına girerken, Washington’un 2 bin 500 ek deniz piyadesi ile amfibi hücum gemisi USS Tripoli’nin (LHA‑7) Ortadoğu’ya doğru yola çıkardığı bildirildi.

Amerikalı bir yetkili, gemide konuşlu 31’inci Askerî Görev Gücü birliklerinin amfibi çıkarma operasyonlarının yanı sıra Büyükelçilik güvenliği, sivillerin tahliyesi ve acil insanî yardım görevlerinde de kullanılabildiğini belirtti.

ABD donanmasının bölgede hâlihazırda 12 savaş gemisi bulundurduğu ve bunlar arasında uçak gemisi USS Abraham Lincoln (CVN‑72) ile sekiz destroyerin yer aldığı bildirildi.

Trump’tan uluslararası deniz gücü çağrısı

Ortadoğu’da 28 Şubat’ta SBD ve İsrail tarafından İran’a başlatılan bombardımanla başlayan savaş 15’inci gününe girerken, küresel enerji akışının kilit noktası olan Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiği büyük ölçüde azaldı.

Enerji veri şirketi Kpler’e göre, dünya ham petrolü ve LNG arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu stratejik su yolunda trafik 4 Mart gümüne kıyasla yaklaşık yüzde 90 oranında düştü.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, boğazın açık kalmasını sağlamak için birçok ülkenin savaş gemileri göndereceğini öne sürdü.

Trump, hangi ülkelerin katılacağına ilişkin ayrıntı vermese de Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık’ın bölgeye gemi göndermesini umduğunu söyledi.

Trump, açıklamasında, İran’ın askerî kapasitesinin “tamamen yok edildiğini” ifade ederek, buna rağmen Tahran’ın su yoluna mayın bırakma, kısa menzilli füze veya İHA saldırılarıyla tehdit oluşturabileceğini savundu.

İran’ın SİHA saldırıları ve güvenlik riskleri nedeniyle bazı büyük deniz taşımacılığı şirketleri Ortadoğu’daki faaliyetlerini durdurdu. Bunlar arasında dünya deniz taşımacılığı devleri Maersk ve Hapag-Lloyd da bulunuyor.

Çatışmaların etkisi sadece enerji piyasalarıyla sınırlı kalmadı.

İran’dan Ukrayna’ya suçlama

İran Parlamentosu’nun ulusal güvenlik komisyonu başkanı İbrahim Azizi, Ukrayna’nın İsrail’e SİHA savunması konusunda destek verdiğini iddia ederek, bunun Kiev’i “savaşın tarafı haline getirdiğini” söyledi.

İran hükümet sözcüsü Fatime Muhacerani ise savaşın başlangıcından bu yana ülkede 36 bin 469 konut ve 6 bin 179 ticarî binanın zarar gördüğünü açıkladı. 

İranlı yetkililere göre çatışmalarda en az 1.444 kişi hayatını kaybetti, bunların arasında 223 kadın ve kız çocuğu bulunuyor.