İran’daki savaşta ilan edilen ateşkesin kırılganlığı, İsrail’in Beyrut’a hava saldırıları, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısı ve müzakere sürecine dair belirsizliklerle daha da arttı. (Görsel: Tanker ve yük gemisi trafiği / ShipInfo)

Ateşkes kırılgan: İsrail saldırıları ve Hürmüz gerilimi süreci sarsıyor

İran’daki savaşta ilan edilen ateşkes, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklar nedeniyle daha ilk günlerde sarsılmaya başladı.

Ateşkesin kırılganlığı, İsrail’in Beyrut’a yoğun hava saldırıları, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısı ve müzakere sürecine dair belirsizliklerle daha da arttı.

Ateşkes ilanından saatler sonra İsrail’in Beyrut’u hedef alan hava saldırıları, 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından Lübnan’daki en ölümcül günlerden birine yol açtı. Lübnanlı yetkililere göre en az 182 kişi hayatını kaybetti.

İsrail ordusu, İran destekli Hizbullah ile bağlantılı üst düzey bir ismi öldürdüğünü açıkladı. Hedef alınan kişinin, Hizbullah lideri Naim Kasım’a yakınlığıyla bilinen Ali Yusuf Harşi olduğu belirtildi. Hizbullah’tan ise henüz resmî bir açıklama gelmedi.

Anlaşmazlıklar derinleşiyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Lübnan’daki çatışmaların sona ermesinin ateşkes anlaşmasının parçası olduğunu savunurken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump bu görüşü reddetti.

New York merkezli düşünce kuruluşu Soufan Center, ateşkesin “çöküşün eşiğinde” olduğunu belirterek, İsrail saldırılarının bölgesel bir tırmanış olarak algılanabileceği uyarısında bulundu.

Kalibaf: “ABD ateşkes anlaşmasını ihlal etti”

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’yi iki haftalık ateşkes anlaşmasını ihlal etmekle suçladı.

Kalibaf, sosyal medyada yayınladığı açıklamada, “ABD’ye karşı beslediğimiz derin tarihsel güvensizlik, bu ülkenin her türlü taahhüdü defalarca ihlal etmesinden kaynaklanıyor — ne yazık ki bu durum bir kez daha tekrarlanmıştır” dedi.

Kalibaf, İran'ın 10 maddelik ateşkes önerisinin üç maddesinin ihlal edildiğini söyledi. İhlallerin, İsrail'in Lübnan'a yönelik devam eden saldırıları, İHA’nın İran hava sahasına girmesi ve İslam Cumhuriyeti'nin uranyum zenginleştirme hakkının reddedilmesi olduğunu belirtti. Kalibaf, “Böyle bir durumda, ikili bir ateşkes veya müzakere mantıksızdır” ifadesini kullandı. 

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Macaristan’da seyahat ederken Kalibaf’ın iddialarına yanıt verdi.

“Ateşkesler her zaman karmaşıktır” diyen Vance, ABD'nin tutumunun İran'ın uranyum zenginleştirememesi yönünde olduğunu belirtti. Lübnan'ı da kapsayan ateşkesin hiçbir zaman anlaşmanın bir parçası olmadığını söyledi.

Vance, “İran, kendileriyle hiçbir ilgisi olmayan ve ABD'nin hiçbir zaman ateşkesin bir parçası olduğunu söylemediği Lübnan konusunda ağır darbe aldığı bir çatışmada bu müzakerelerin bozulmasına izin vermek istiyorsa, bu nihayetinde onların tercihidir” dedi.

İran’dan Hürmüz Boğazı için mayın uyarısı

İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş planlayan gemilerden, olası deniz mayınlarına karşı İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlamalarını istedi.

İran devlet televizyonunda yayımlanan duyuruya göre, kurum, Basra Körfezi’nde geçmek için bekleyen gemilere uyarısında, denizcilik güvenliğinin sağlanması amacıyla alternatif güzergâhların kullanılmasını zorunlu tuttu.

Açıklamada, “Denizcilik emniyetinin sağlanması ve olası deniz mayınlarıyla temasın önlenmesi amacıyla, Hürmüz Boğazı’nda İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak, ikinci bir duyuruya kadar belirtilen alternatif güzergâhların kullanılması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

Duyuruya göre, boğaza giriş rotası, Umman Denizi’nden kuzeye ilerleyerek Larek Adası civarından geçiş ve ardından Basra Körfezi yönünde devam edilmesi şeklinde belirlendi. 

Çıkış rotasının ise Basra Körfezi’nden başlayarak Larek Adası’nın güneyinden geçip Umman Denizi’ne yönelmesi gerektiği bildirildi.

Fars Haber Ajansı, ABD ile İran arasında varılan geçici ateşkes sonrası yeniden açılması beklenen Hürmüz Boğazı’nın, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları nedeniyle yeniden kapatıldığını aktardı.

Tasnim Haber Ajansı ise ateşkes sürecinde İran Silahlı Kuvvetlerinin izni olmadan boğazdan geçiş yapılamayacağını ve çok sayıda geminin bölgede beklemeye devam ettiğini duyurdu.

Dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, küresel petrol ve ticaret akışına ilişkin endişeleri artırıyor.

Hürmüz Boğazı ve petrol endişesi

İran’a yakın yarı resmî ajanslar, savaş sırasında Devrim Muhafızlarının Hürmüz Boğazı’na deniz mayınları yerleştirmiş olabileceğini öne sürdü. 

Boğazdan geçen gemi trafiği ciddi şekilde azalırken, yalnızca sınırlı sayıda geminin geçiş yaptığı bildirildi.

İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş planlayan gemilerden, olası deniz mayınlarına karşı İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlamalarını istedi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, ABD’nin “saldırılarını durdurması” ve İsrail’in Lübnan’a operasyonlarını sonlandırması halinde geçişlerin uluslararası hukuk çerçevesinde yeniden açılabileceğini söyledi.

Hürmüz’deki fiilî kapanma, küresel enerji piyasalarını da etkiledi. Brent petrolünün fiyatı, savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık yüzde 35 artarak 98 dolar seviyelerine yükseldi.

Gözler İslamabad’daki görüşmelerde

ABD, İran ve diğer tarafların kalıcı bir anlaşmaya varmak amacıyla İslamabad’da bir araya gelmesi bekleniyor. ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance’in liderlik edeceği açıklandı.

Taraflar arasında özellikle İran’ın nükleer programı, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbeti ve füze kapasitesi gibi konularda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.

Washington yönetimi, İran’ın hiçbir şekilde nükleer silah geliştirememesi gerektiğini belirtirken, Tahran nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor.

Ateşkesin sahadaki gelişmeler ve diplomatik temasların seyrine bağlı olarak kısa sürede ya güçlenmesi ya da tamamen çökmesi bekleniyor.

İslamabad görüşmelerinde İran heyetine Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın başkanlık edeceği belirtiliyor.