Mobbing biliniyor ve yaşanıyor, mücadelede konusunda güvensizlik var
Yapılan bir anketin sonuçlarına göre Türkiye'de mobbing biliniyor, çalışanlar mobbinge maruz kalıyor, ancak mobbingle mücadelede kurumların yeterli olmadığı görüşü hakim.
Mobbing ile Mücadele Derneği’nin "Türkiye Mobbing Farkındalığı Anketi"ne ilişkin sonuçlar kamuoyuna açıklandı. Raporda, 9-15 Şubat Mobbing ile Mücadele Haftası öncesinde önemli tespitler yer alıyor.
Anket çalışması 22 Eylül 2025–20 Ocak 2026 tarihleri arasında yapıldı ve 1.793 kişi katıldı. Anket sonuçlarına ilişkin raporda verinin öz beyana dayandığı ve örneklemde kamu çalışanlarının ağırlığı olduğu notu yer alıyor.
Anket katılımcılarının yüzde 98,2’si “mobbing” (yıldırma) kavramını daha önce duyduğunu belirtti. Buna paralel olarak, mobbingin işyerlerinde “çok/oldukça yaygın” olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 82,2 seviyesinde gerçekleşti.
Mobbinge uğrayanlar
Öne çıkan sonuçlardan biri mobbing yaşayanların (maruziyet) oranında. Katılımcıların yüzde 76,4’ü iş yaşamında mobbinge maruz kaldığını ifade etti.
Cinsiyete göre mobbinge maruz kalma değerlendirildiğinde bu oran kadınlarda yüzde 82,0, erkeklerde yüzde 69,2 düzeyinde kendini gösteriyor.
Yatılan mobbing türlerinde “iş yükü ile baskı” (yüsde 57,7) ilk sırada yer alıyor ve “kariyer engelleme” (yüzde 37,4) onu izliyor. Bu dağılım, mobbingin yalnızca iletişim dili üzerinden değil, aynı zamanda iş tasarımı ve performans/terfi süreçleriyle de kendini gösterdiğini ortaya koyuyor.
Mobbing karşısında hak arayışı
Raporun en kritik "uyarı" başlıklarından biri mobbing karşısındaki davranış olarak kendini gösteriyor.
Mobbingine maruz kaldığını belirtenler içinde yüzde 48'lik bir oran “hiçbir şey yapmadığını” beyan attı. Kamu kurumlarında bu oran yüzde 51,9 düzeyinde. Aynı tabloda “işyerimde yöneticime başvurdum” diyenlerin oranı yüzde 29,6, “hukuki yollara başvurdum” diyenlerin oranı ise 10,1 düzeyinde.
Mobbingle mücadele yetersiz
Katılımcıların yüzde 78,9’u "devlet kurumları ve sivil toplumun mobbingle mücadelede yeterli olmadığı" kanısında.
Bu bulgu, “farkındalık” katmanının tek başına yeterli olmadığını; güven veren, erişilebilir ve standartlaştırılmış şikâyet/inceleme mekanizmaları ile mağdur odaklı destek süreçlerinin ölçeklenmesi gerektiğini gösteriyor.
Farkındalık konusunda sorunlar var
Mevzuat ve uygulama bilinirliği tarafında da belirgin bir iletişim ve eğitim açığı dikkat çekiyor. Katılımcıların 56,9’u Cumhurbaşkanlığı'nın mobbingle mücadele genelgesinden haberdar olmadığını belirtti. “Mobbing temel eğitimi aldım” diyenlerin oranı yüzde 9,3, “eğitim almak isterim” diyenlerin oranı ise 22,7.
Uluslararası çerçeveye ilişkin farkındalıkta da benzer bir tablo var: Katılımcıların yüzde 70,6’sı İLO’nun C190 sözleşmesinden haberdar olmadığını ifade etti. Buna karşın, sözleşme onaylanırsa kurumların atması beklenen adımlar arasında “kurum içi etik/şikâyet birimleri kurmak” ve “üst yönetime hesap verebilirlik getirmek” gibi yönetişim odaklı başlıklar öne çıkıyor.
Anket sonuçlarına ilişkin raporda; ulusal düzeyde standart operasyon prosedürü (SOP) ve model politika seti, kurumsal şikâyet mekanizması standardı, psikososyal risk yönetimi entegrasyonu ve eğitim mimarisinin zorunlu/modüler kurgulanması gibi önerilerle “uygulama birliği” hedefine dikkat çekiliyor.
"Müstakil kanununa ihtiyaç var"
Mobbing ile Mücadele Derneği Başkanı İlhan İşman, anket sonuçlarına ilişkin şunları söyledi:
“Maruziyet beyanının yüzde 76,4’e yükselmesi ve buna rağmen katılımcıların yüzde 48’inin ‘hiçbir şey yapmadım’ demesi, sahada farkındalık kadar güvenilir ve erişilebilir başvuru ve inceleme altyapısında da kapasite açığı olduğunu gösteriyor.
Bu tabloyu sürdürülebilir biçimde tersine çevirmek için kurumlarda standartlaştırılmış şikâyet–inceleme prosedürlerinin, yani bu sürecin kim tarafından, hangi adımlarla, hangi sürelerde ve hangi dokümanlarla yürütüleceğinin yazılı ve tekrarlanabilir şekilde tanımlanması gerekiyor.
Mobbing ile Mücadele ülkemiz için çözülmesi gereken önemli bir sorundur. Müstakil bir mobbing ile mücadele kanununa bu ülkenin ihtiyacı var. Eğitim mimarisi ile psikososyal risk yönetimi entegrasyonunun gecikmeksizin devreye alınması gerekiyor. Dernek olarak aynı azim, inanç ve kararlılıkla mobbing ile mücadele etmeye, farkındalık ve bilinci geliştirmeye devam edeceğiz."
İşman, raporu tüm ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla paylaşacaklarını, ayrıca web sitesinde de yer vereceklerini söyledi.








