Fransa, Almanya ve Polonya, savunmalarını güçlendirmek amacıyla sekiz yıldır eylemsiz kalan "Weimar Üçgenini" canlandırdı. (Foto: NATO / Arşiv)

KONULAR

Trump'ın NATO'ya ilişkin sözleri Avrupa'da endişe yarattı

Fransa, Almanya ve Polonya, savunmalarını güçlendirmek amacıyla sekiz yıldır eylemsiz kalan Weimar Üçgenini" canlandırdı. 

ABD’de 2024 Başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin aday adaylarından olan eski Başkan Donald Trump’ın, NATO ve Rusya’ya ilişkin sözleri Avrupa’da endişeye yol açtı.

Trump, Başkan olduğu dönemde ismini vermediği bir Avrupa ülkesinin liderine, “Rusya’yı ittifaka yeterli maddi katkı yapmayan NATO üyelerine her ne isterse yapmaya teşvik edeceğini söylediğini’’ duyurmuştu.

Bu söylem üzerine “Weimar Üçgeni”ni oluşturan Fransa, Almanya ve Polonya üçlü işbirliğini yeniden canlandırma kararı aldı.

Weimar Üçgeni, 1991'de Fransa, Almanya ve Polonya arasında yakın diyalog ve işbirliğini sağlamak için dönemin Almanya Dışişleri Bakanı Hans-Dietrcih Genscher'in girişimi üzerine Almanya'nın Weimar kentinde kurulmuştu.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ikinci yılında toplanan ve Rusya’ya karşı üç ülkenin tek cephe olmasını hedefleyen Weimar Üçgeni toplantısı, Fransız, Alman ve Polonyalı liderlerin katılımıyla Paris yakınlarında Saint-Cloud’da yapıldı.

VOA’nın haberine göre, Fransa Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné, Alman Bakan Annalena Baerbock ve Polonyalı Bakan Radosław Sikorski, Ukrayna ve Ortadoğu savaşları ile “AB savunma birliğinin geleceği” konularını görüşmek üzere geçen hafta bir araya geldi.

Kasım ayındaki ABD Başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin aday adayı olarak yeniden yarışta olan Donald Trump’ın Rusya ve NATO'ya ilişkin açıklamaları gündemi değiştirdi.

Fransa sessiz 

Polonya’da Aralık 2023'te iktidara geldiğinden bu yana Avrupalı mevkidaşlarıyla ilişkileri yeniden başlatmak isteyen Başbakan Donald Tusk, aynı gün Paris ve Berlin’de Almanya ve Fransa liderleriyle görüştü.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump’ın açıklamaları karşısında temkinli davranarak sessiz kalmayı seçti.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “Vladimir Putin'in Batı'nın Ukrayna'daki yorgunluğuna bel bağladığı bir dönemde, NATO'nun yardım garantisini göreceli hale getirmenin sorumsuz ve tehlikeli olduğunu ve yalnızca Rusya'nın çıkarlarına hizmet ettiğini” söyledi.

VOA Türkçe’ye konuyu değerlendiren Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IRIS) NATO uzmanı Jean Pierre Maulny, Macron’un sessizliğini, Fransız liderin daha önce bu konuda Avrupa’yı uyarmasına bağlıyor.

Maulny, “Macron bunu yıllardır söylüyor. Avrupa, savunmasını yalnızca ABD’ye ya da NATO’ya güvenerek sürdüremez. Kendi savunma önlemlerini de hızla almak zorunda. Zaten bu yönde uzun süredir bir çaba var” dedi.

Polonya Başbakanı Donald Tusk da Paris ve Berlin gezisi öncesinde, “Avrupa'nın savunmasını yalnızca ABD'nin iyi niyetine ve müsait olup olmadığına dayanarak askıya alırsak, bu er ya da geç felâketle sonuçlanır” dedi.

Üç lider, “AB'nin savunma kabiliyetlerini arttırmasının tam zamanı olduğu” konusunda hemfikir olduklarını belirtti.

Dışişleri Bakanlarından ortak açıklama

Weimar buluşmasının ardından basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanları, NATO, Avrupa savunması ve Trump’ın açıklamaları konusunda ortak duruş sergileyerek, Weimar Üçgeni formatını yeniden canlandırma kararı aldıklarını bildirdi.

Alman Bakan Baerbock, “Üç ülke arasındaki karşılıklı iletişim temel önemde. Paris, Berlin ve Varşova her zaman aynı fikirde olmayabilir. Ancak aynı müzik aletini çalmak değil hedefimiz, farklı enstrümanlar çalarak bir uyum yakalamalıyız” dedi.

Baerbock, NATO’nun Avrupa savunmasının “hayat sigortası ve omurgası” olduğuna dikkat çekti, ancak savunma konusunda Avrupa’nın daha bağımsız olmasının da “çok önemli” olduğunu belirtti.

Fransız Bakan Séjourné ise, “Avrupalıları, Donald Trump tarafından mükemmel bir şekilde tarif edilen bir senaryonun şokunu atlatmaya hazırlamak için her dakika önemlidir. Avrupa ABD seçimlerine bağımlı olma ve her dört yılda bir kendi güvenliğini yeniden düşünme lüksünü kaldıramaz” diye konuştu.

Ancak Fransız ve Alman Bakanlar arasındaki NATO’nun rolü konusundaki söylem farkı da dikkat çekti.

Baerbock, “NATO bizim hayat sigortamızdır. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için. NATO 31 ülke halkını koruyor” derken; Fransız mevkidaşı Séjourné, “NATO'nun yerine geçecek değil ama bu örgüte ek olacak ikinci bir hayat sigortasına ihtiyacımız var” dedi.

Séjourné, “Hiçbir şey bizi kendi aramızda hazırlanmaktan ve Donald Trump'ın tarif ettiği senaryonun şokunu atlatmaktan alıkoymamalı” diye ekledi.

“NATO ittifakı güvenlik şirketi sözleşmesi değildir”

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski de, “Atlantik İttifakı bir güvenlik şirketiyle yapılan bir sözleşme değildi” diyerek şöyle devam etti: 

“Kuzey Atlantik Antlaşmasının beşinci maddesi yalnızca bir kez, 11 Eylül'den sonra etkinleştirildi. 2001'de ABD’ye yönelik saldırılarda Avrupalılar oradaydı. Polonya o dönemde Afganistan'a müdahil oldu ve faturayı Washington'a göndermedi. Bütçemizin yüzde 3’ünü savunma harcamalarına ayırdık ve NATO tarafından savunulmayı hak ediyoruz!”

NATO anlaşmasının beşinci maddesine göre, bir ittifak üyesine yönelik silahlı bir saldırı tüm müttefiklere yönelik bir saldırı olarak kabul ediliyor ve ortak meşru müdafaayı gerektiriyor.

Ortak bildiride Ukrayna’ya destek

Bakanlar, toplantının ardından yayınlanan ortak bildiride, “birleşik ve güçlü bir NATO’ya eşit derecede bağlı” olduklarını belirterek, "Amacımız, Avrupa Birliği'ni (AB) daha birleşmiş, daha güçlü hale getirmek ve güvenlik ve savunma birliği yolunda mevcut güvenlik sorunlarıyla daha iyi yüzleşebilir hale getirmektir” dedi.

Açıklamada, “Rusya'nın yasadışı saldırganlığını yenmek için harekete geçeceğiz ve ne kadar sürerse sürsün Ukrayna'yı destekleyeceğiz. Ukrayna'nın kendi güvenlik düzenlemelerini seçme hakkını tümüyle destekliyoruz. Birlikte, Ukrayna'nın birlikte çalışabilirlik yönündeki ilerlemesini ve güvenlik sektörü reformlarının devam etmesini desteklemeye devam edeceğiz. Ukrayna'nın geleceği NATO'dadır” dendi.

“Rus dezenformasyonuna karşı birlikte mücadele”

Fransız yetkililer, Kremlin’in propagandası doğrultusunda Rusya yanlısı içerik yayınlamak için kurulan "Portal Kombat" adlı sitenin varlığını ortaya çıkarmıştı.

Bu gelişmeden birkaç saat sonra toplanan Weimar Üçgeni Dışişleri Bakanları, “Rus dezenformasyonuna” karşı birlikte mücadele etme sözü de verdi.

Weimar Üçgeni, 1991'de, Soğuk Savaş'ın ardından Fransa, Almanya ve Polonya arasında yakın diyalog ve işbirliğini sağlamak ve Polonya’yı NATO ve AB’ye yakınlaştırma amacıyla Almanya'nın Weimar kentinde dönemin Almanya Dışişleri Bakanı Hans-Dietrich Genscher'in girişimiyle kurulmuştu.

Ancak 2015’ten itibaren Polonya’da muhafazakâr Hukuk ve Adalet Partisi’nin iktidara gelmesiyle, Weimar Üçgeni formatı sekiz yıldır ivmesini kaybetmişti. Bu format, AB yanlısı, eski AB Konseyi Başkanı Donald Tusk’ın Başbakan seçilmesiyle yeniden hızlandı.

AB ve NATO üyesi üç ülke 200 milyonluk nüfusuyla, AB nüfusunun yarısını, askerî harcamalarının ise yüzde 25’ten fazlasını temsil ediyor.