Ukrayna savaşında üç yıl geride kalırken Rus toplumu ne durumda
Rusya, Ukrayna’da 24 Şubat 2022’de başlattığı “özel askerî operasyonun” (SVO) üçüncü yılını geride bırakırken, sosyologlar operasyonun sonuçlarını değerlendirdi.
Tüm cephelerde - askeri, ekonomik ve ideolojik - Rusya’nın pozisyonlarını koruduğu belirtilirken, ülkenin uluslararası arenadaki yerini sağlamlaştırdığı vurgulandı.
Tüm bu sonuçlar, 20 Şubat’ta VTsIOM (Rusya Kamuoyu Araştırmaları Merkezi) tarafından yayımlanan “Üç Yıl SVO: ‘Dünyaların Savaşı’. Sonuçlar” başlıklı analitik raporda ayrıntılarıyla anlatıldı.
Rus basınında çıkan haberlere göre, Moskova’da düzenlenen uzman toplantısında açıklanan rapora göre, Rusya son üç yıl boyunca üç temel cephede mücadele etti:
Askerî Cephe: Ukrayna ile devam eden savaş ve cephe hatlarının korunması.
Ekonomik Cephe: Batı’nın yaptırımlarına rağmen ekonomik dayanıklılığı sürdürmek.
Bilişsel Cephe: Rus toplumunun moralini yüksek tutmak ve ideolojik bütünlüğü sağlamak.
Raporun sonuçlarına göre, Rusya tüm bu alanlarda başarılı bir strateji yürüttü ve özellikle Başkan Vladimir Putin’in istikrarlı politikaları, hükümetin esnek önlemleri ve halkın dayanışması bu sürecin en önemli unsurları oldu.
Toplumda destek yüksek
VTsIOM Genel Müdürü Valeriy Fyodorov, yapılan anketlerin sonuçlarını paylaşarak, SVO’nun başlangıcından itibaren Rus halkının en az üçte ikisinin operasyonu desteklediğini belirtti.
Ankete katılanların yüzde 67’si, Ukrayna’daki Rus askerlerine ve yeni bölgelere yardımda bulunduğunu ifade etti. Bu da, operasyonun, toplumda “yeni bir sosyal norm” haline geldiğini gösteriyor.
Ayrıca, Batı’nın bilgi savaşı ve psikolojik baskı çabalarının başarısız olduğuna dikkat çekiliyor. Putin’in halk arasında onay oranının yüzde 64’ten yüzde 76’ya çıktığı, diğer devlet kurumlarının da halktan daha fazla destek aldığı belirtildi. Raporda, SVO’nun Rus toplumunu bölemediği, aksine birleştirdiği öne sürüldü.
Sayılarla ifade etmek gerekirse:
-Halkın yüzde 92’si kendini “vatansever” olarak görüyor (2016’da bu oran yüzde 80’di).
-Yüzde 81’i Rusya ile gurur duyduğunu söylüyor.
-Ülkeyi terk etmek isteyenlerin oranı yüzde 5’e düştü ki bu, son 30 yılın en düşük seviyesi olarak kaydedildi.
Ekonomide bağımsızlık ve güçlenme
Ekonomik açıdan da Rusya, Batı’nın beklentilerini boşa çıkardı. İthalat ikamesi ve yerli üretimin artırılmasıyla, halkın büyük çoğunluğu artık yabancı firmaların yokluğunu hissetmiyor.
Öne çıkan alanlar:
-Gıda üretimi: Yüzde 91 kendi kendine yetebilir durumda.
-Kişisel bakım ürünleri: Yüzde 90’ı yerli üretime güveniyor.
-Ev temizlik malzemeleri: Yüzde 88 ikame edildi.
-İnşaat malzemeleri: yüzde 86 oranında yerli üretim hakim.
-Havacılık sanayii: Yüzde 63 yerli üretime geçiş sağlandı.
Özellikle, Rus halkının adalet algısında önemli bir değişim oluştuğu ifade edildi. 2021’de toplumun yüzde 62’si Rusya’daki sistemin adil olmadığını düşünürken, 2024 itibarıyla bu oran yüzde 46’ya düştü. Bu dönüşümde, gelir dağılımındaki iyileşme, maaş artışları, devlet destek programları ve bölgesel ekonomik büyümenin etkili olduğu belirtiliyor.
Rusya’nın küresel konumu ve yeni düzen
Rapora göre, Rusya’nın uluslararası sahnedeki konumu da güçlendi. Duma milletvekili Oleg Matveyçev, Batı’nın tüm müdahalelerine rağmen Rusya’nın Donbas ve Novorossiya bölgelerinde hakimiyet sağladığını, Kırım’ın su ve elektrik sorunlarının çözüldüğünü ve Rusya’ya katılan dört yeni bölgenin entegrasyon sürecinin başarılı ilerlediğini ifade etti.
Özellikle Ukrayna’ya Batı tarafından yapılan askeri yardımın kesintisiz devam etmesine rağmen, Rus ordusunun ilerleyişini sürdürdüğünü bildiren Matveyçev, “Rusya, askerlerinin güvenliğini önceleyerek ilerliyor ve askerî stratejisini buna göre şekillendiriyor” dedi.
Siyasî analist Nikolay Mironov, Batı’nın artık Rusya’yı “birinci sınıf bir küresel oyuncu” olarak kabul etmek zorunda olduğunu ifade etti. “Yeni bir dünya düzeni kuruluyor ve Rusya bu yeni düzende önemli bir güç merkezi haline geldi” diyen Mironov, ABD’nin bile artık Rusya’nın pozisyonunu göz ardı edemediğini belirtti.
Mironov’a göre, küresel güç dengeleri değişirken, Rusya “adil bir dünya düzeni” oluşumunda kilit rol oynayacak.
Rusya kimliğini güçlendirdi
VTsIOM raporunda, üç yıldır süren özel askeri operasyonun Rusya’ya kendi kimliğini pekiştirme, küresel arenada konumunu güçlendirme ve ekonomik bağımsızlığını artırma fırsatı sunduğu belirtildi.
Valeriy Fyodorov, “Rusya, bu süreçte kendini yeniden keşfetti, ulusal kimliğini sağlamlaştırdı ve dünya sahnesinde önemli bir oyuncu olduğunu kanıtladı” ifadelerini kullandı.
SVO’nun üçüncü yılı tamamlanırken, Rusya’nın karşısındaki en büyük soru işareti, küresel düzenin nasıl şekilleneceği olarak görülüyor. Ancak uzmanlara göre, Rusya, her türlü senaryoya hazır ve geleceğe daha güçlü bir şekilde ilerliyor.