Trump, İran savaşın “kazanıldığını” iddia ederken, aynı anda süren müzakerelere ilişkin çelişkili mesajlar vermeyi sürdürdü. İran'dan iddialara yalanma geldi. (Arşiv Foto: WhiteHouse / Flicker)

İran-İsrail-ABD savaşında çelişkili mesajlar

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden savaşın “kazanıldığını” iddia ederken, aynı anda süren müzakerelere ilişkin çelişkili mesajlar vermeyi sürdürdü.

Beyaz Saray’da basına konuşan Trump, olası bir barış anlaşmasına ilişkin bir soruya “Savaş kazanıldı” yanıtını verdi. 

ABD Başkanı, İran’la 23 Mart’ta başlatıldığını söylediği müzakereleri Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel temsilci Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’in yürüttüğünü belirtti.

Trump, “Doğru insanlarla konuşuyoruz ve anlaşma yapmaya çok istekliler” diyerek, İran tarafının uzlaşmaya açık olduğunu öne sürdü. 

ABD Başkanı ayrıca, İranlı müzakerecilerin ABD’ye petrol ve doğalgazla bağlantılı “çok önemli bir ödül” sunduğunu iddia etti. “Çok büyük bir hediyeydi, muazzam bir değeri var” diyen Trump, bu jestin Hürmüz Boğazı ile ilgili olduğunu söyledi, ancak ayrıntı vermedi.

Trump’ın açıklamaları, Washington ve Tahran’dan çıkan birbirini yalanlayan mesajların ortasında geldi. İran, daha önce, ABD’nin müzakere iddialarını reddetmiş, yalnızca dolaylı mesajların iletildiğini belirtmişti.

ABD Başkanı konuşmasında ayrıca ABD-İsrail saldırılarının İran’da “rejim değişikliğine” yol açtığını savunarak, “Kimseye güvenmiyorum” ifadesini kullandı.

Uzmanlar, Trump’ın bu son açıklamasının, devam eden savaşın ortasında diplomatik bir çıkış yolu arayışına işaret edebileceğini, ancak taraflar arasındaki güven eksikliği nedeniyle sürecin kırılganlığını koruduğunu değerlendiriyor.

Askeri gerilim sürüyor

Diplomasi sinyallerine rağmen sahadaki çatışmalar devam ediyor. ABD Merkez Komutanlığı, ABD güçlerinin İran’daki askeri hedeflere yönelik “agresif” saldırılarını sürdürdüğünü açıkladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise İsrail’in İran ve Lübnan’a yönelik operasyonlarına devam edeceğini belirterek, “füze ve nükleer programı çökertiyoruz” dedi. 

İsrail ordusu, son saldırılarda İran’da onlarca hedefin vurulduğunu duyurdu.

Öte yandan İran’dan atılan füzelerin Tel Aviv ve çevresinde hasara yol açtığı, ancak can kaybı bildirilmediği aktarıldı.

Trump: Ani yön değişikliklerinin ustası

ABD Başkanının İran politikasındaki ani değişiklikler, uluslararası arenada belirsizlik ve tartışma yaratmaya devam ediyor.

Donald Trump, Orta Doğu’daki savaşı sona erdirmek amacıyla İranlı “üst düzey bir yetkili” ile temas kurulduğunu öne sürerken, Hürmüz Boğazı’yla ilgili verdiği askeri ültimatomu da beş gün ertelediğini açıkladı. 

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaması halinde ülkenin elektrik altyapısını hedef alacak saldırılar düzenlemekle tehdit etmişti.

ABD Başkanı ayrıca, Washington ile Tahran arasında “önemli mutabakat noktaları” bulunduğunu iddia etti. 

Ancak aynı açıklamalarda, görüşmelerin başarısız olması durumunda İran’a yönelik bombardımanların süreceğini söyleyerek çelişkili mesajlar verdi.

Tahran’dan yalanlama ve ret

İran tarafı ise bu iddiaları net bir şekilde reddetti. İran Meclis Başkanı Muhammed Bağır Kalibaf, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “hiçbir müzakere başlamadı” diyerek haberleri “piyasaları manipüle etmeye yönelik yanlış bilgiler” olarak nitelendirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı ise yalnızca “dost ülkeler aracılığıyla ABD’den müzakere talebi içeren mesajlar alındığını” doğruladı.

İran tarafı, diplomatik girişimi reddetti. İran Silahlı Kuvvetleri Birleşik Komutanlığı, herhangi bir müzakerenin söz konusu olmadığını açıkladı.

Komutanlık sözcüsü Tuğgeneral İbrahim Zülfikâri, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, ABD’yi alaya alarak, “Kendi kendinizle müzakere edecek noktaya mı geldiniz? Bizim ilk ve son sözümüz değişmedi: Bizim gibi insanlar sizinle asla anlaşmaz” dedi. Zülfikâri, ayrıca, ABD’nin müzakere konumunda olmadığını savunarak, Washington’un “stratejik gücünün stratejik bir başarısızlığa dönüştüğünü” öne sürdü.

“İsrail’e sürpriz”

İsrailli yetkililerin ateşkes planından habersiz olduğu ve bu durumun Tel Aviv’de şaşkınlık yarattığı belirtiliyor. 

ABD ile İran arasında olası müzakerelerin ise ciddî engellerle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. 

Washington’un İran’ın balistik füze ve nükleer programına ilişkin taleplerinin karşılanmasının zor olduğu, ayrıca Tahran’da bu görüşmeleri yürütecek yetkili ve siyasî iradenin net olmadığı ifade ediliyor.

İran’ın ABD’ye duyduğu güvensizlik de süreci zorlaştıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Trump yönetimi, mevcut savaşa yol açan saldırıları diplomatik temaslar sürerken başlatmıştı.

Çelişkili açıklamalar dikkat çekiyor

Trump’ın İran savaşına ilişkin açıklamaları, çatışmanın başladığı Şubat sonundan bu yana sık sık değişti. 

ABD Başkanı, 1 Mart’ta görüşmelere açık olduğunu söyledi, 3 Mart’ta “çok geç” diyerek bunu reddetti, 21 Mart’ta “konuşacak kimse yok” dedi, 23 Mart’ta ise yeniden temas kurulduğunu ileri sürdü

Gözlemcilere göre, “Trump ani yön değişikliklerinin ustası ve bunun strateji mi yoksa doğaçlama mı olduğunu söylemek zor!” 

Olası arabulucular ve piyasa etkisi

ABD basını, bu diplomatik manevranın arkasında Pakistan’ın arabuluculuk rolü olabileceğini öne sürdü. 

Pakistan’ın hem Washington hem de Tahran ile ilişkileri sayesinde nadir aracı ülkelerden biri olduğu belirtiliyor.

Müzakere ihtimali, piyasalarda da etkisini gösterdi: Avrupa borsalarında sınırlı yükseliş görülürken petrol fiyatları düştü.

Avrupa’dan tepki

ABD’nin öngörülemez tutumu, Avrupalı müttefikler arasında rahatsızlık yaratıyor. Fransa Genelkurmay Başkanı Fabien Mandon, Washington’un gittikçe “daha az öngörülebilir” hale geldiğini söylüyor.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ise ABD ile Batılı müttefikler arasındaki güvenin “kaybolduğunu” belirterek, çatışmayı “önlenebilir ve gereksiz” olarak nitelendirdi.

Uzmanlara göre, Washington’dan gelen çelişkili mesajlar hem diplomatik süreci karmaşıklaştırıyor hem de küresel enerji ve finans piyasalarında dalgalanmaları artırıyor.

'ABD’den 15 maddelik plan'

Haberlere göre, Washington yönetimi Tahran’a 15 maddelik bir plan iletti. Planın içeriğine ilişkin ayrıntılar paylaşılmazken, teklifin savaşın sona erdirilmesini hedeflediği belirtildi.

The New York Times, iki yetkiliye dayandırdığı haberinde teklifin Pakistan üzerinden İran’a ulaştırıldığını yazdı.

ABD ile İran arasında doğrudan diplomatik ilişkilerin sınırlı olması nedeniyle, mesajların üçüncü ülkeler aracılığıyla iletilmesi dikkat çekiyor. Pakistan’ın hem Washington hem de Tahran ile iletişim kurabilen nadir aktörlerden biri olduğu değerlendiriliyor.

Söz konusu planın içeriği, tarafların resmî tutumu ve İran’ın teklife nasıl yanıt verdiği henüz netlik kazanmadı. 

Daha önce Tahran yönetimi, ABD ile doğrudan müzakerelerin başladığı yönündeki iddiaları reddetmişti.

Uzmanlara göre, bu tür girişimler çatışmayı sonlandırmaya yönelik diplomatik bir kanal açma potansiyeli taşısa da, sahadaki askerî gerilim ve taraflar arasındaki derin güvensizlik sürecin önündeki en büyük engeller olmaya devam ediyor.