ABD Venezuela'ya yönelik hava operasyonu düzenledi. Trump, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını açıkladı. (Görsel: YZ)

ABD'den Venezuela'ya operasyon

ABD, Trump'ın Maduro'ya yönelik tehditlerinin ardından Venezuela'ya hava saldırısı düzenledi.

Donald Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yönelik tehditlerinin ardından ABD Venezuela'ya hava saldırıları düzenledi. 

Venezuela hükümeti, saldırıların Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde de gerçekleştiğini belirterek, Maduro'nun ulusal acil durum ilan etmesine ve savunma güçlerini seferber etmesine neden oldu.

Sosyal medyada dolaşan görüntülere göre, saat 02:00 (TSİ 09:00) sularında meydana gelen patlamalarla birlikte uçaklar ve siyah duman, iki saate yakın  Karakas'ın her yerinde görüldü.

Şehrin dört bir yanında Venezuelalılar, gökyüzünde yükselen duman ve parlak turuncu ışıkları videoya çekerken şok ve korku yaşadıklarını ifade ettiler.

Askeri yığınağın ardından saldırı 

Görgü tanıkları, büyük bir askeri üssün yakınındaki şehrin güney bölgesinde elektrik kesintisi yaşandığını söyledi.

Trump, 2013'ten beri Maduro yönetimindeki Venezuela'yı defalarca kara harekatı yapmakla tehdit etti.  

ABD, Venezuela muhalefeti ve çeşitli diğer ülkeler, Maduro'nun iktidarda kalmak için geçen yıl seçimlerde hile yaptığını söylüyor.

Trump Pazartesi günü Maduro'nun iktidarı bırakmasının “akıllıca” olacağını söyledi.

Venezuela hükümeti yaptığı açıklamada, saldırının amacının ABD'nin ülkenin petrol ve madenlerini ele geçirmek olduğunu iddia etti. Açıklamada, ABD'nin kaynakları ele geçirme konusunda “başarılı olamayacağı” da belirtildi.

ABD, Karayipler'de konuşlanmış bir uçak gemisi, savaş gemileri ve gelişmiş savaş uçakları da dahil olmak üzere bölgede büyük bir askeri yığınak oluşturdu.

Trump, Venezuela petrolüne “ambargo” uygulamak, Maduro hükümetine yönelik yaptırımları genişletmek ve ABD'nin Pasifik Okyanusu ve Karayipler'de uyuşturucu kaçakçılığına karıştığını iddia ettiği gemilere iki düzineden fazla saldırı düzenlemek istedi.

Karadan ilk saldırı

Geçen hafta Trump, ABD'nin Venezuela'da uyuşturucu yüklü gemilerin bulunduğu bir bölgeyi vurduğunu açıkladı. Bu, Washington'un baskı kampanyasının başlamasından bu yana Venezuela'da ilk kez kara operasyonu düzenlediği bilinen ilk olay oldu.

Bu saldırıların hangi birim tarafından gerçekleştirildiği açıklanmadı. Ancak bazı medya organları bu saldırıların arkasında CIA'nın olduğunu yazdı. 

Trump, Venezuela'yı ABD'yi uyuşturucu ile doldurmakla suçladı ve yönetimi, uyuşturucu taşıdığını iddia ettiği Güney Amerika menşeli gemileri aylardır bombalıyor. Birçok ülke bu saldırıları yargısız infaz olarak kınadı ve Maduro hükümeti uyuşturucu kaçakçılığıyla herhangi bir ilgisi olduğunu her zaman reddetti.

Trump yönetiminin açıkladığı rakamlara göre, cuma günü itibarıyla bilinen tekne saldırılarının sayısı 35, ölenlerin sayısı ise en az 115.

Trump: 'Maduro ve eşi yakalandı'

ABD Başkanı Donald Trump, Karakas'a düzenlenen büyük çaplı hava saldırısının ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin ABD güçleri tarafından yakalandığını duyurdu. 

Trump, Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı:

"Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenledi. Maduro, eşi ile birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarıldı. Bu operasyon, ABD kolluk kuvvetleri ile işbirliği içinde gerçekleştirildi. Ayrıntılar daha sonra açıklanacaktır. Bugün saat 11:00'de Mar-a-Lago'da bir basın toplantısı düzenlenecektir." 

Savunma Bakanı Lopez: 'Direneceğiz'

Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, ülkesinin "yabancı askeri varlığa karşı direneceğini" söyledi.

Lopez, yayımladığı bir video mesajında, ABD’nin sabah saatlerinde Venezuela’ya saldırı düzenlediğini, hava saldırılarının sivil bölgeleri de vurduğunu belirterek, ölü ve yaralı sayısına ilişkin bilgilerin toplandığını söyledi. 

Padrino Lopez, " Halkımız kenetlenmiş durumda, bu saldırıyı durdurmak için direneceğiz. Müzakere etmeyeceğiz, taviz vermeyeceğiz ve sonunda kazanacağız. Halkımızı savunmayı sürdüreceğiz; Venezuela’nın özgürlüğü ve bağımsızlığı pazarlık konusu değildir” diye konuştu. 

Venezuela medyasına göre cumartesi erken saatlerde ABD'nin başkent Karakas’a yönelik hava saldırıları sırasında Savunma Bakanı Lopez’in konutu da hedef alınmıştı.Bazı haber kaynaklarında Lopez’in hava saldırılarında öldüğü yönünde haberler yer almıştı.  Saldırıların, başkentte askeri ve hükümetle bağlantılı birçok noktayı hedef aldığı; bu kapsamda askeri komuta ve iletişim merkezlerinin de vurulduğu bildirilmişti.

Trump, Maduro'nun kelepçeli fotoğrafını paylaştı

ABD Başkanı Donald Trump, ülkeye yönelik operasyonla başkanlık konutundan kaçırılan Nicolas Maduro'nun kelepçeli fotoğrafını paylaştı.

Trump, sosyal medya hesabından Venezuela'ya yönelik operasyonda yakalanan Devlet Başkanı Maduro'nun kelepçeli fotoğrafını paylaşırken  "Nicolas Maduro, USS Iwo Jima gemisinde"diye yazdı.

Fotoğrafta, Maduro eşofman giymiş, eller kelepçeli, görmesi ve duymasını engellemeye yönelik önlemler alınmış olarak görülüyor. Elinde plastik bir su şişesi tutan Maduro'nun belindeki görünen kemerden, ABD'de mahkumların naklinde başvurulan zincirleme yönteminin uygulandığı izlenimi oluşuyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın internet siteside "aranan kişi" olarak yer alan Madura için 50 milyon dolar ödül konulmuştu.

ABD'nin operasyonuna Türkiye'den tepkiler

ABD'nin Venezuela'ya yönelik operasyonuna Türkiye'deki bazı siyasetçiler tepki gösterdi. Türkiye'den resmi bir tepki henüz gelmedi.  Sosyal medyadan tepkilerini dile getiren bazı siyasetçilerin paylaşımları şöyle:

-Erkan Baş (TİP Genel Başkanı): "Erdoğan’ın dostu, barış meleği görünümlü katil Trump ve emrindeki haydutlar Venezuela’ya bombalarla 'demokrasi' götürmeye kalkıyor.

Biliyoruz ki bu emperyalist saldırının arkaplanında ABD’nin Latin Amerika’yı babasının çiftliği zannetmesi, Venezuela’nın doğal kaynaklarını kendi malı gibi görmesi yatıyor. Suriye’de, Filistin’de, Irak’ta çoluk çocuk demeden katliamlar yaparken hep böyle düşünüyordu şımarık işgalci sürüsü!

İşgalciler karşısında Venezuela halkıyla dayanışma duygularımızı paylaşıyorum. Gönülden inanarak söylüyorum: Tüm dünya emekçilerinin kararlı direnişiyle Yankee’lerin kaderi yeni Vietnam’lar yaşamak olacaktır."

-Kemal Okuyan (TKP Genel Başkanı): "ABD Venezuela’yı bombalamaya başladı. ‘Başka ülkelerin iç işlerine artık karışmayacağız’ diyen Trump’ın bir katil ve yalancı olduğunu biliyorduk, bildiklerimiz bir kez daha doğrulandı.

Barışçı emperyalizm diye bir şey yoktur. ‘ABD’nin sulh içinde dünyanın geri kalanından çekilip kendi dertleriyle meşgul olacağı’ tezi emperyalizmin mantığına uymaz. İnsanlık onca mücadeleden sonra elde ettiği birçok kazanımı kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Uluslararası alanda orman kanunlarının geri dönmesinin nedeni tek tek ülkelerde emekçi halka karşı orman kanunlarının geri dönmesidir.

Egemenlikmiş, sınırların değişmezliğiymiş, bağımsızlıkmış… Bunlar çok uluslu tekeller için anlamsız birer ayrıntıya dönüşmüş durumda. Gücü gücüne yetene!

Şimdi Venezuela halkı ile dayanışma zamanıdır. Bu dayanışma her tür imparatorluk ya da yayılma iddiasına ve ‘egemenlik’, ‘bağımsızlık’ gibi kavramların aşıldığını iddia eden 'sol' görünümlü zırvalıklara açık ve net tavır almaksızın hiçbir anlam taşımaz. Her ikisi de bu ve benzeri saldırganlıkları meşrulaştırmaktadır."

-Bülent Arınç (TBMM önceki dönem başkanı ve AK Parti kurucusu): "ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırgan tutumunu ve egemenlik ihlalini en güçlü şekilde kınıyorum. Venezuela ile olan müspet ilişkilerimiz ve Devlet Başkanı Maduro’nun Filistin’nin haklı davasındaki tutumu hepimizin malumudur. Bu bağlamda Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin toplanmasını ivedilikle talep etmeli ve somut adımların atılması yönünde elinden gelen tüm çabayı göstermelidir."

Operasyona dünyadan tepkiler

ABD'nin Venezuela'ya yönelik operasyonu Latin Amerika ülkelerinin çoğu tarafından kınandı. Avrupa ile ABD'den gelen tepkiler ise karışıktı. Tepkilerden bazıları şöyle:

-Küba'dan "devlet terörü" tanımlaması: Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel Bermudez, X platformundan yaptığı açıklamada ABD operasyonunun "Venezuela halkına yönelik devlet töreri" olarak niteledi. 

Díaz-Canel "#Küba, ABD'nin #Venezuela'ya yönelik suç niteliğindeki saldırısına karşı uluslararası toplumun acil tepki vermesini talep ediyor. #BarışBölgemiz acımasızca saldırıya uğruyor. Cesur Venezuela halkına ve Amerika kıtasına yönelik devlet terörü. Vatan ya da ölüm, biz kazanacağız" diye yazdı. 

-Kolombiya'dan "uluslararası hukuka saygı" çağrısı: Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro da operasyonu "sömürgeci müdahale" olarak nitelediı ve Birleşmiş Milletler ile Amerikan Devletleri Örgütü’nün (OAS) derhal toplanmasını istedi.  Petro, X'te yaptığı açıklamada, gelişmeleri endişeyle takip ettiğini belirterek, şunları yazdı:

"Kolombiya, Birleşmiş Milletler Şartı'nda yer alan ilkelere, özellikle de devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı, güç kullanımı veya güç kullanma tehdidinin yasaklanması ve uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözümü ilkelerine olan sınırsız bağlılığını yeniden teyit etmektedir. Bu bağlamda, Kolombiya Hükümeti, durumu daha da kötüleştirebilecek veya sivil halkı tehlikeye atabilecek tek taraflı askeri eylemleri reddetmektedir.

Ülke, bölgesel barışın korunmasına yönelik bir tutum benimsemekte ve tüm ilgili tarafları çatışmayı derinleştiren eylemlerden kaçınmaya ve diyalog ve diplomatik kanalları tercih etmeye çağırarak acil bir şekilde gerilimin azaltılması için çağrıda bulunmaktadır.

Önleyici tedbir olarak, ulusal hükümet, yerel yetkililer ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde, sivil halkı korumak, Kolombiya-Venezuela sınırındaki istikrarı korumak ve olası insani veya göçle ilgili ihtiyaçları zamanında karşılamak için önlemler almıştır.

Kolombiya Dışişleri Bakanlığı, ilgili hükümetlerle diplomatik kanalları açık tutmalı ve ilgili çok taraflı ve bölgesel platformlarda, olayların objektif bir şekilde doğrulanmasına ve bölgesel barış ve güvenliğin korunmasına yönelik girişimleri teşvik etmelidir.

Kolombiya Cumhuriyeti, barış, uluslararası hukuka saygı ve insan hayatının ve haysiyetinin korunmasının her türlü silahlı çatışmadan üstün olması gerektiği konusundaki inancını yineler."

-Şili'den "barışçıl çözüm" çağrısı: Şili Cumhurbaşkanı Gabriel Boric, X üzerinden yaptığı açıklamada açıklamada, ABD'nin Venezuela'daki askeri eylemlerini "endişeyle karşıladığını ve kınadığını" ifade etti.

Boric, "Ülkeyi etkileyen bu ciddi krize barışçıl bir çözüm bulunması çağrısında bulunuyoruz," dedi ve ekledi:

“Şili, güç kullanımının yasaklanması, müdahale etmeme, uluslararası ihtilafların barışçıl çözümü ve devletlerin toprak bütünlüğü gibi uluslararası hukukun temel ilkelerine olan bağlılığını yeniden teyit etmektedir. Venezuela krizi, şiddet veya yabancı müdahale yoluyla değil, diyalog ve çok taraflılığın desteğiyle çözülmelidir.”

-Arjantin lideri sevindi: ABD'nin operasyonunu olumlu karşılayan Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei oldu.  Trump'ın bölgedeki müttefiklerinden biri olan Milei, Nicolás Maduro'nun yakalandığı haberinin linkini bıraktığı paylaşımında "Özgürlük ilerliyor. Yaşasın özgürlük" diye yazdı. 

-Meksika'dan uluslararası hukuk hatırlatması: Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum Pardo, X'te yaptığı açıklamada Birleşmiş Milletler Şartı'nı hatırlattı ve şu ifadelere yer verdi:

“Örgüt üyesi devletler, uluslararası ilişkilerinde herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinde bulunmaktan veya güç kullanmaktan ya da Birleşmiş Milletler'in amaçlarıyla bağdaşmayan başka herhangi bir şekilde davranmaktan kaçınmalıdır.”

-İran: 'Egemenliği ihlal'

İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı Venezuela’nın egemenliğine açık ihlal ve uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirdi ve kınadı. Açıklamada, BM ve ilgili kuruluşların durumu acilen değerlendirmesi gerektiğini belirtildi. 

-Avrupa'daki geçiştirici açıklamalar:  Euronews'in haberine göre, İspanya Dışişleri yetkilileri, durumu kaygıyla izlediklerini belirtti ve “şiddetin azaltılması” ile “uluslararası hukuka saygı” çağrısı yaptı. Ayrıca diplomatik kanallar üzerinden ateşkes ve görüşmeler için arabuluculuk desteği teklif etti.

Almanya Dışişleri Bakanlığı da Venezuela’daki durumun “büyük endişeyle izlendiğini” ve dikkatle takip edildiğini duyurdu.

İtalyan hükümeti de benzer şekilde ülkedeki vatandaşlarının güvenliğini takip ettiğini ve diplomatik birimler aracılığıyla durumun izlenmekte olduğunu bildirdi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Karakas'taki AB Büyükelçisi ile görüştüğünü söyledi. Kallas, X'te yaptığı açıklamada, "AB, Venezuela'daki durumu yakından takip ediyor" dedi ve eklediX “AB, Maduro'nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca belirtmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda, uluslararası hukuk ilkelerine ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir."

-ABD'de Demokrat senatörlerden eleştiri:  ABD'de ise bazı Demokrat Partili Senatörler de operasyonu eleştirdi.

Senatör Brian Schatz, X'teki paylaşımında, "Venezuela'da savaşı haklı çıkaracak hayati ulusal çıkarlarımız yok. Artık başka bir aptalca maceraya atılmamayı öğrenmiş olmalıydık," diye yazdı.

Bir diğer Demokrat senatör Ruben Gallego da X'te şunları söyledi: "Bu savaş yasadışı, bir yıldan kısa bir sürede dünyanın polisi olmaktan dünyanın zorbası olmaya geçmemiz utanç verici. Venezuela ile savaş halinde olmamız için hiçbir neden yok."